Yeni Yıl

15 Mart 2010 Pazartesi

Sevgili bolg severler, cumartesi günü özellikle Ankara'da oturanların pasta malzemelerini  bulabilecekleri bir adresteydim. Ben daha önceleri eksik malzemelerimi  İstanbul 'a gittiğimde temin etmeye çalışıyordum. Artık burada hem de kolay bir adreste böylesine zengin malzeme ve aparatların bulunduğu bir yer var. Batıkent'te Ostim girişinde .. Koskocaman bir mağaza.. Pastacılık Dünyası  
Sizlerinde bilgi edinmeniz amacıyla mağazadan  birçok  resim çektim. Her rafın önünde uzun uzun baktım hayran kalmamak elde değil. Özellikle büyük imalathanelerde kullanılan devasa el mikserleri, pasta stantları,dondurma küvetleri,.. Bunun yanında  her ebatta kek kalıpları, boy boy rendeler ve turta çemberleri, maşalar, spatulalar,tepsiler, duy çeşitler,mevcut. Gıda boyaları, kremalar, meyva esansları, glazürler kağıt kalıplar kapsüller daha neler neler...


















Mağazadan içeri girince karşınıza mağaza boyunca uzanan arkalı önlü üç büyük raf sizi karşılıyor.  Sağınızda bu fotoğrafta görülen boy boy mikserler ister üretici olun ister evinizde kendi pastanızı yapıyor olun her türlü ihtiyaca hitap ediyor.
Arka raflarda ise gıda saklamak için kullanılan metal küvetler ve pasta altlıklar, çay makinleri,semaverler ve tepsiler bulunmakta.



















 Mağazaya girince sol tarafta ise karşınıza bu devasa fırınlar ve pastanaelerden de tanıdık olduğumuz pasta stantları çıkıyor. Ayrıca pasta üretiminde kullanılan ve ismini bilmediğim birçok ekipman da bulunmakta.



Mağazanın büyük bir bölümünü kaplayan raflarda ise ürünler cinslerine ve kullanım alanlarına göre özenle yerleştirilmiş. Şekerlemeler, şeker hamuları,jöleler,kremalar,kakao gibi toz malzemeler, meyve konserveleri toptan ve perakende satışlar için farklı boyutlar ve sayılarda bulunuyor.
Bir diğer rafta, kek ve tart kalıplar,süzgeçler, ölçü kürekleri ve tepsi gibi metal malzemeler ile cam ve ahşap ekipmanlar bulunuyor.
3. rafta ise pasta süsleme araçları, silikon,kağıt ve metal kek ve muffin kalıpları ve merdaneler var.
Burada her malzemenin ismini tek tek sizlerle paylaşmam tabi ki mümkün değil ancak mağazada bulunan raflardan çektiğimi fotoğrafları sizinle paylaşabilirim.


















Şeker hamurları ve Jöleler


                                                

















Farklı şekil ve boylarda silikon kek kalıpları



                                        

















Teraziler ve pasta spatulaları

                                            

Şekerlemeler

Farklı şekil ve boyutlarda metal kurabiye kalıpları

Pasta süsleme aparatları

Metal kek kalıpları ve merdaneler

Metal süzgeçler,tavalar ve tepsiler

Pasta üstü süslemeleri

Pasta sunum stantları

Ayrıca çeşitli meyve esansları, tava yağlama spreyleri, pasta üzerinde kullanılan inciler ve harf şeklinde mumların bulunduğu bir raf da ilgi çekmeyecek gibi değil.

ve son olarak pastacılığın olmazsa olmaz malzemelerinden olan krema sıkma torbaları ve ona uygun çeşit çeşit duylar bulunuyor.
Pastacılık Dünyası'ında uygun fiyatlarla hem toptan hem de perakende alış veriş yapabilirsiniz. En kısa sürede ziyaret etmenizi tavsiye ediyor ve bunun için mağazanın adresini sizlerle paylaşıyorum:

Bağdat Caddesi No.365 Ostim Ankara
Tel: 3863435-36-37

9 Mart 2010 Salı


Merhabalar sevgili blog okuyucuları, Size çok önceleri defterime tarifini kaydettiğim ve defalarca yapmama rağmen nedense bloğuma eklemeyi ihmal ettiğim havuçlu kek tarifini vereceğim Bu tarif sevgili Müge'nin (hünerli bayanlar) anneciğine ait.. Geçen hafta çok sevdiğim bir arkadaşım çocuklarına havuçlu kek yapmak istediğini ama bloğumda tarif göremediğini söylemişti ..Hakikaten yazmamışım hemen o akşam keki tekrar yapıp ertesi günü arkadaşıma hediye olarak getirdim ve ona'' keki beğenirsen resmini hazır çekmişken bloğa da yazayım dedim. Arkadaşım bir sonraki gün ailece çok beğendiklerini ve gözü kapalı yazabileceğimi söyleyince bende  artık buraya eklemek istedim.. Keki daha önceleri yaptığımda herkes çok beğenmişti zaten Müge nin bloğundaki yorumlardan da  anlaşılacaktır. Birebir tarifi uygulamanızı tavsiye ederim.. Müge kekin malzemesi fazlaca olduğu için gerçekten büyük bir kek kalıbında pişirmenizi öneriyor ..Ben genelde büyük boy borcamda yapıyordum , bu sefer büyükçe bir kek kalıbım olmadığı için  4/3 yuvarlak kek kalıbında 4/1 ini ise küçük kalp şeklinde kek kalıbında pişirdim Fırınımı taşıpta batırmasından korkmuştum ama aslında kek kalıbımda tamamını alabilirmiş. Sizlerinde bu tarifi denemenizi  öneririm.. Sevgili Müge nin annesinin ellerinden öpüyor ve teşekkürler ediyorum.. Orijinal tarifi burada..

5 Mart 2010 Cuma

Türk Mutfağı'ndaki Geleneksel Ekmek Çeşitleri


Ekmek, genellikle tahıl ununa su, tuz karıştırılarak hazırlanan mayalı veya mayasız hamurun şekillendirilerek pişirilmesinden elde edilen bir besindir.

Çoğunlukla buğday unu kullanılmakla beraber mısır, çavdar gibi tahıl unlarından da ekmek yapılmaktadır. Ekmek, genellikle bir başka besinle birlikte tüketilir. Yanında katık olmaksızın tüketildiğinde yavan ekmek ifadesi kullanılır.

“Ekmek” sözünün eski Türkçede “etmek”, bazı bölgelerde ise “ötmek” şeklinde söylendiği, Osmanlıcada etmek olarak yazıldığı, ekmek şeklinde telaffuz edildiği, kaynaklarda görülmektedir. Divan-ı Lügat-it Türk’te “etmek” şeklinde geçer.

Türkler, öğüttükleri buğdaydan çok çeşitli ekmek yapmışlar ve bu ürüne bazen pişiriliş tarzına, bazen biçimine göre değişik isimler vermişlerdir.

Geleneksel ekmek, evlerde çoğunlukla tinürü (tandır) adı verilen fırınlarda pişirilmekteydi.

Bayram günlerinde yağ, baharat ve kokulu otlar eklenerek değişik lezzette ekmekler elde edildiği belirtilmektedir.

Tuz, kimyon, çörek otu, rezene otu, safran, susam, hardal, karpuz çekirdeği eklenen maddeler arasındadır.
Yörelerin kendine has meşhur olmuş ekmeği vardır.

Yufka ekmeğinin benzeri lavaş ekmektir.
İnce pide, Azeri ve Çağatay Türkçesinde yufka olarak geçmektedir. Bu ekmeklerden başka mısır, arpa, darı ve buğday unlarından mayalı-mayasız, yağlı-yağsız, ince-kalın, şekerli-şekersiz, sacta pişirilen ekmek türleri vardır.
Yufkadan başka bazlamaçın da Selçuklular devrinde yapıldığı bilinmektedir. Mayalı hamurun içinde ceviz, fındık, susam, bazen kıyma, bazen de üzüm konan yağlı, şekerli, şekersiz olarak yapılan, nokul-lokul adı verilen çöreklere, Selçuklu devri yiyecekleri arasında rastlanmıştır. Bu çeşitlerin hepsinin Anadolu’ya Türkmenlerle beraber geldiği sanılmaktadır.

Ekmeğin Türk mutfağında önemi büyüktür. Toplumun temel besin maddesidir. Ekmeğin türü ne olursa olsun öncelikle günlük ekmeğin nasıl karşılanacağı düşünülür. Öyle ki para kazanmanın, çalışmanın karşılığı “ekmek parası” olarak ifade edilir. Bu da ekmeğin, günlük hayatta ne denli önemli olduğunu açıklamaktadır.

Ucuz enerji kaynağı olan ekmek, fakir halkın beslenmesinde önem taşımaktadır. Ekmek sadece doyurucu olmayıp, halkın protein ihtiyacının önemli kısmını karşılayan bir besindir.

Ekmekler yapılışlarına göre genel olarak mayalı ve mayasız olmak üzere iki grupta incelenebilir.

Mayalı Ekmekler
Mayalı ekmekler, una, su, tuz ve maya katılarak yoğrulan hamurun mayalandırılması ve şekil verilerek çeşitli araçlarda pişirilmesinden elde edilen ekmeklerdir.

Bazlama (Bazlamaç, Bezdirme, Bezirme)
Bazlama Anadolu’da özellikle de Orta Anadolu’da yaygın olarak yapılır. Daire şeklinde 20-25 cm kadar çaplı, 1 cm kadar kalınlıkta açılan hamurlar sac veya tandırda pişirilir. Bazı yörelerde (Niğde-Elazığ) çok ince 2-3 mm kalınlıkta açılır.
Bazlamanın pişmiş kalınlığının 1,5-2 cm, renginin unun randımanına göre esmer veya beyaz olduğu belirtilmiştir.
Bazlama Denizli’de mısır ve buğday unu karıştırılarak yapılmaktadır.
Bazlamaya Eskişehir’de “tapıl,” Aydın’da “bezdirme,” Isparta’da ve Denizli’de “bazdırma” denilmektedir.

Ebeleme
Mayalı hamurun bezelere ayrılarak yufka gibi açılıp sac üzerinde pişirilmesinden elde edilir. Piştikten sonra altı ve üstü yağlanır. Bu ekmek Ankara civarında yapılmaktadır.

Lavaş (Lavaj Ekmeği)
Mayalı hamurdan yapılan yufkaların kızgın tandır duvarlarına yapıştırılmasıyla pişirilen ekmek türüdür. Sivas civarında fırınlarda pişirilmektedir. Lavaş ekmek genellikle Erzurum, Kars, Muş, Konya (Yunak), Erzincan gibi yörelerde yapılır.
Lavaş piştikten sonra çoğunlukla 30-40 cm uzunluğunda 15-20 cm genişliğinde 1-1,5 cm kalınlığında elips şeklinde olmaktaysa da bazen büyüklüğü değişmektedir.
Lavaş ekmek, Elazığ yöresinde "tandır ekmeği" olarak bilinmektedir

Sac Ekmeği
Urfa (Hilvan) da açık ekmek denilir. Mayalanmış hamurdan 2- 3 mm kalınlıkta açılarak elips ve daire şekli verilen hamur sac üzerinde pişirilir. Pişirilen ekmeğin kalınlığının 3- 4 mm veya daha kalın olduğu belirtilmiştir.

Sivas yöresinde, mayalanan hamurdan el ya da oklava ile 15- 20 cm çapında 1 cm kalınlıkta açılan hamurun sacta pişirilmesiyle elde edilen ekmek türüdür. Taze veya bir kaç günlük tüketilmektedir.

Somun
Her yerde görülen ve herkesce bilinen somun, yuvarlak, üstü kabarık ve kenarları daha ince ekmek çeşididir. Mayalanan hamurdan 2- 3 cm kalınlığında yuvarlak ekmekler yapılır. Bazı yörelerde hamura haşlanmış patates katılır
Evlerde ya da mahalle fırınlarında pişirilebilir.
Pişen ekmeğin kalınlığı 5- 6 cm, çapı ise 15- 20 cm kadardır. Rengi, kullanılan unun randımanına göre esmer ya da beyaz olur.

Tandır Ekmeği
Tandır, yere çukur kazılarak yapılan bir tür fırın şeklinde tanımlanabilir. Tandır ekmeği, gömme tandır denilen tandırlarda yapılır.
Gömme tandır, pişmiş topraktan yapılmış, tabanı geniş ve düz, ağzı dar yarım koni biçiminde büyük bir küpe benzer. Evlerde bahçe ya da sekilere gömülür. Altında hava alması için “kulle” denilen bir delik bulunur.

Ateş tandırın taban kısmında yakılarak duvarları ısınır. Hamur tandırın duvarında düşmeden kalabiliyor ise tandır tavında demektir. Tandır ekmeği, lavaş, çörek vb. tandırda yapılır.

Tepsi Ekmeği
Mayalı hamur yağlanmış sini ve kenarları yüksek dört köşe tavalara konur ve fırında pişirilir. Bu ekmek türü Niğde’de yaşayan Rumeli muhacirleri tarafından yapılmaktadır.

Tepsi ekmeği, Ege bölgesinde fırın ya da ev ekmeği olarak bilinmektedir. Evde hazırlanan mayalı hamurun tepsi ya da sinilere dökülerek fırında (çarşıda-evde) pişirildiği belirtilmiştir. Aydın’da nohut mayası kullanıldığı belirtilmiştir.

Mayasız Ekmekler
Mayasız ekmekler çeşitli unlara su, tuz katılarak yoğrulup oklava ile açılarak ya da şekil verilerek pişirilmesinden elde edilen türlerdir.

Bazlama
Un, su, tuz ile hazırlanan hamurla yapılan, sacta pişirilen ekmektir. Bazı yörelerde mayasız olarak yufkadan biraz daha kalın ve küçük hazırlanan, sacta pişirilen ekmek türü olarak belirtilmiştir.

Kömeç (Kömme, Kömbe)
Külde pişirilen mayasız ekmeğe Trabzon ve Zonguldak’ta "kömeç" denir.Kömeçin, Zonguldak yöresinde tuzsuz yapıldığı belirtilmiştir.

Balıkesir’de “kömme” adı verilen bir ekmek türü vardır. Bu da yeni sönmüş ocağın kıvılcımlı küllü ateşine gömülerek pişirilen ekmek olarak belirtilmiştir. Mayalı ya da mayasız olduğu belirtilmemiştir.

Kömme-Gömbe “Anadolu’nun birçok yerinde mayalı ya da mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılan bir çeşit kül pidesidir,” şeklinde açıklanmıştır. Sinop civarında kömbeye kete ve bazlamaya sac ketesi denir.

"Kömbe" adı ile Sivas’ta mayasız çok yağlı su ile yapılan hamurdan ekmek yapılmaktadır.

Hamur tepsiye yayılır, parmak veya kaşıkla nakış yapılır. Üzerine sıcak küllü saç kapatılarak pişirilir.

Mısır Ekmeği
Genellikle Karadeniz Bölgesinde yapılan ekmek türüdür. Mısır unu, tuz ve su ile hamur yapılır. Genelde mayasız yapılır. Bazı yörelerde (Sinop-Türkeli, Trabzon-Arsin, Kastamonu İnebolu) mayalı olarak yapıldığı belirtilmiştir.

Yufka
Anadolu’da yaygın olarak yapılan yufka geleneksel Türk mutfağının önemli ekmeklerindendir. Türkmen dilinde yufka her şeyin incesi demektir.
Yufka bazı yörelerde şebit-sepit-Şipit (Tekirdağ-Malkara), “İşkefe” (Tokat-Artova), “Gardalaç” (Tokat- Eskişehir-Ankara) buğday veya (Bolu-Kastamonu-Sivas) mısır unu ile yapılır.

Şipit Denizli’de kalın yufka olarak belirtilmiştir.
Mayasız olarak yoğrulan hamur bezelere ayrılır. Bezeler oklava ile 1-2 mm kalınlıkta, 50-100 cm çapında daire şeklinde açılıp, kızgın sac üzerinde pişirilir.

Günümüzde, eskiden yapılan lezzetli ekmekleri bulmak zordur. Köylerde bulunabilir belki; ama şehirlerde evinde ekmek yapanlar azınlıkta, belki de hiç yoktur.


Geleneksel Türk Mutfağında yer alan ekmeklerin yaşatılması için özellikle şehirlerde lokantacılar bu konuya önem verebilirler. Yöresel ekmeklerden kendi ihtiyacı kadarını kendi tesisinde yaparak tandır, fırın veya sacta pişirebilirler. Fırınlarda da yöresel ekmeklerin yapılmasına yer verilmelidir. Ayrıca evlerde ekmek yapımı özendirilmeli, bunun için fabrikaların, evlerde iyi sonuç verebilecek ekmeklik unlar imal edip piyasaya sürmeleri önerilebilir.

Kaynak^ gıdacılar.net

1 Mart 2010 Pazartesi

Hellim peynirli ve cevizli ekmekler


Malzemeler::   (bu ölçüyle iki adet normal ebatta ekmek oluyor)

yarım paket yaşmaya
 3 su bard. kepekli un
1,5 su bard. normal un
1 yemek kaşığı sıvıyağ
2 yemek kaşığı toz şeker
bir tutam tuz
ceviz ve bir kase ufak doğranmış hellim peyniri
Hazırlanışı:
Maya ,bir kasede şeker ve bir tutam un ile ılık suya karıştırılıp kabartılır ceviz ve peynir hariç diğer malzemeler ilave edlip oldukça ele yapışan bir hamıur yoğrulup üzeri örtülerek mayasının gelmesi sağlanır. Ben cevizli olanı klasilk kek kalıbımda, peynirli olanı  oval ısıya dayanıklı toprak tabakta pişirdim.. Hamur mayalanınca yağlanmış kek kalıbına bir kısmını ceviz ilave ederek yerleştirdim. diğerine ise küp küp doğradığım hellim peynirlerini hamuru koyduktan sonra üzerine gelişigüzel batırarak yaptım. üzerlerine yumurta sarısı, susam ve çörekotu serpiştirdim ve 190-200 derece arasında pişirdim..Biz çok beğendik. Eminim sizde denediğinizde bana hak vereceksiniz... Afiyetler olsun..

27 Şubat 2010 Cumartesi



ACILI EZME 

Bloğumda  birçok kere bahsetmiş olmama rağmen sıkça yaptığım ve çok beğenilen acılı ezme tarifini nedense yazmamışım.. Bu benim Adana' ya yıllar önce gittiğimde öğrendiğim bir tarif. Biz böyle hazırlanmışını daha çok beğeniyoruz.. Aşağı yukarı buna benzer lezzette hazırlananlar da var.. Kimisi domates yerine sadece salçalarla ,kimisi taze kıyılmış otlarla hazırlıyor..


Malzemeler:
2 Adet iri ve sert domates

1 Aadet orta boy kuru soğan

1  Adet kırmızı ve yeşil çarliston biber (etli olanları seçin)

1 Yemek kaşığı tepeleme biber ve domates salçası
Kuru nane, Kimyon, Karabiber, Pul biber, Limon ve  tuz

Sızma zeytinyağ, nar ekşisi,sumak
Hazırlanışı:
Olgun ama sert (kıpkırmızı olanları seçin)domatesleri tepelerine bıçakla artı şeklinde çizik atıp kaynar suda 5-10 saniye tutarak kabuklarını soyun. Oldukça ufak küpler halinde doğrayın. Yeşil ve kırmızı biberi, soğanı da aynı ufaklıkta doğrayın . Çukur bir kapta hepsini birleştirin içine salçaları baharatları, tuzunu ilave edip karıştırın. Nar ekşisini ve limon suyunu çok baskın bir tat olmaması açısından orantılı koyun. Sızma zeytinyağını da en son ilave ederek tekrar tadını ayarlayın. Üzerini streç film le kapatıp bir saat kadar dinlendirip servis yapın..
Afiyet olsun..

Benim notum:
Burada dikkat etmeniz gereken özellikle baharatların birbirlerinin tadını bastırmamasıdır.  Ağzınıza alıp yediğinizde karabiberin, kimyonun ve özellikle sumak mayhoşluğunu hissedebilmelisiniz. Acılığını da yediğinizde '' acı ama çok güzel bir acılığı olmuş sanki yedikçe yemek istiyor insan''dedirtmeli.. Tabi baharatların ve salçaların kaliteli olması lezzetini artıran en önemli unsur bence..

25 Şubat 2010 Perşembe



Bu konuyu daha önceleri  burada  arkadaşlarımızla yazışıp konuşmuştuk.. Sevgili (Hassoman) Gerçek adıyla Osman ağabeyimiz meze konusunda bayağı yeteneklidir ve çok da güzel anlatımı vardır.
Deniz kıyılarında yetişen, tuz oranı oldukça yoğun çalı-ot karışımı bir bitkidir. Börülce, büyük gros marketlerde artık çok sıklıkla bulunabiliyor. Hazırlanması göründüğü kadar zahmetli değil inanın, lezzetini tattığınzda bu zahmete değdiğini zaten göreceksiniz.
Dün akşam yine derin donduruıcuma önceden hazırlayıp koyduğum bir paket deniz börülcesini salata olarak hazırlayıp servis ettim.Buyrun...

Hazırlanması:
Bir tencerede su kaynatılır içine börülceler konup yumuşaması sağlanır 5-10 dakika arasında hazır olur. Sudan çıkartılıp ılınması beklenir. Bir elinizle börülcenin ince dallarını tutup yeşil kısımlarını parmaklarınızla dibinden ucuna kadar sıyırmaya çalışın, sıyrıldıkça içinden sert kılçıkları kalacaktır. İşlemi bu şekilde tamamlayın. sakın kaynama suyuna tuz atmayın yeteri kadar bitkinin tuzu vardır. Börülceleri sızma zeytinyağı, limon ve ezilmiş sarımsak sosuyla harmanlayın. dilerseniz üzerine çırpılmış yoğurt dökün .. Ben bu karışımı yağ koymadan hazırlayıp, üzerine pul biberli  kızdırılmış yağ gezdiriyorum. .Afiyet olsun..

20 Şubat 2010 Cumartesi


Gnochi bildiğimiz patates köftelerinin daha küçük hazırlanmışlarının  tuzlu suda haşlanıp üzerine dilediğiniz sosun dökülmesi olayı bana göre ..Ben zaman zaman yaparım ve evdekilerde çok severek yerler..Yine dün akşam da işten eve geç saat de gelince ne pişreceğim kaygısı yaşamamak için derin dondurucumda daha önce hazırladığım ginochileri pişirdim. Üzerine domates, sarımsak, defne yaprağı ve az miktarda biber salçalı sosu gezdirdim ve  afiyetle yedik. Yapılışı çok kolay üstelik pratik ve sağlıklı bir yemek dileyenlere kendi tarifimi yazıyorum..

Malzemeler:
4 adet iri patates
2 yumurta
3-4 kaşık un
tuz karabiber

Sos için:
 2 yemek k. tereyağı
2 adet iri soyulmuş domates
yarım y.kaşığı salça ( hangi salça tercih ederseniz)
2 diş ezilmiş sarımsak
2 defne yaprağı

 Yapılışı:
Patatesler yıkanıp kabuklarıyla haşlanır. Soyulup sıcakken ezilir. ılınması beklenir içine yumurtalar, un, tuz, taze çekilmiş karabiber ileve edilir ve yoğrulur. Birazcık kendini toparlayıp sertleşmesi için dolapta on dakika kadar bekletilir Kıvamını köfte harcı kıvamında hazırlayın, gerekirse çok az un ilavesi yapabilirsiniz..
Bu arada tereyağında domatesler,  sarımsak, salça defne yaprakları sotelenir ve sos kıvamını alana kadar pişirilir, defne yaprakları çıkartılır. tuzu karabiberi ayarlanır .
 Gnochi hamuru unlanmış tezgaha alınıp oklava kalınlığında rulolar yuvarlanır, Bunlardan 2 cm büyüklükte dilimler kesilir ve çatalla üzerine dilenirse şekil verilir. kaynayan tuzlu suya aralıklarla atılarak pişirilir. Gnochiler yüzeye çıktıklarında pişmiş demektir. Sosun içinde birkaç kez çevrilerek tabağa alınır, sıcak servis edilir..Afiyetler olsun..

Benim notum:
-Ginochi için kullanılacak patateslerin sarı renkli haşlamalık patates olması lezzeti açısından önemlidir.
-Patateslerin kabuklu olarak haşlanması nişasta oranını koruması açısında önemlidir..
-Sos olarak damak zevkinize göre neyi diliyorsanız onu kullanabilirsiniz. örn. fesleğenli makarna sosu gibi..
-Gnochileri hazırlarken unlu zeminde her ruloyu elinizle çevirin ve daha sonra çatalla bastırııp şekil vermeyi 
  deneyin. Çok iri kesmeyin çünkü pişince de pofidikleşiyor..
- Haşlama işlemini partiler hailinde yapın pişip yüzeye çıkanları delikli kepçe ile alıp diğer parti gnochileri pişirirmeye koyun.

15 Şubat 2010 Pazartesi

Hepinizin sevgililer gününü kutlar, güzel bir hafta geçirmenizi dilerim.
Eşim ve ben, epeydir kebaçıya gitme planlarımızı nihayet sevgililer gününde uyguladık. Önce ikimizin gideceği bu kebapçıya daha sonra komşularımıza da davet ettik ve sonuçta dört aile buluştuk Orta yaşta sevgililer olarak kebapçıda en güzel yer bize ayrılmıştı ve çok güzel ikram gördük, sonuçtan pek keyif alarak ayrıldık...Çıkışta çok yediğimiz için de epeyce yaya takıldık. Ulaşımı kolay merkezi bir yerde olmasından dolayı  veda yemekleri ve terfi kutlamaları için tercih ettiğimiz ADANA SOFRASI.. Ankara' da olup da gitmek isteyen arkadaşlarımız için tereddütsüz gidilebilecek bu yer Necatibey Caddesinde. Hem çok temiz hem de nefis kaburga kebabıyla meşhur. Ayrıca ocak başı sohbet etme imkanınız bile var... Aynı zamanda Çankaya' da da bir şubeleri var.. Fonda güzel bir müzik eşliğinde yemekler yendi, güzel sohbetler edildi ve kebap özlemiyle yemeğin dozu bile zaman zaman aşıldı.. Biz ve komşularımız hizmetten çok memnun kaldığımız için size de tavsiye etmek istedim..Bu vesile ile ADANA SOFRASI' na ve çalışanların göstermiş oldukları alaka ve ilgiden dolayı çok teşekkür ederiz. Becerebildiğim kadar fotoğraflarını çektim . Fiyatlar makul merak edenlere duyurulur...Buyrun. resimler...






5 Şubat 2010 Cuma


Evetttt, bu yazıyı da ben yani bu blogun sahibinin küçük kızı yazıyorum. Bu yazıyı yazmamın sebebi ise bir arkadaşım! için yapmış olduğum doğumgünü pastası.Kendisinin bugün doğum günüydü ve ben de birkaç haftadan beri düşünüp planladığım, onun o çok sevdiği BMW markasının logosunu pastanın üzerine yapmaya karar verdim. Fakat bunun için şeker hamuru, mavi ve siyah gıda boyalarına ihtiyacım vardı.Onları da bu hafta içinde temin ettikten sonra nihayet dün bütün gün evde pastamı yapmakla uğraştım.
Öncelikle pandispanya için tarifimi sevgili Hünerli Bayanlar'ın blogundan aldım. Daha önce de yine Müge Hanım'ın pandispanya tarifi ile sade pandispanya yapmıştım ve çok lezzetli olmuştu. Bu yüzden tekrar aynı tarifi kullanmayı tercih ettim. Sonuç yine mükemmel oldu.
Tarif için Buraya tıklayabilirsiniz.

Pasta kreması için Dr.Oetker'in vanilyalı Crem Ole'sini kullandım fakat karışımı hazırladıktan sonra içine yarım su bardağı toz kakao ve 1 su bardağı kadar Antepfıstığı ekledim. Bunun için kabuklu ve tuzlu olarak satılan fıstıkların kabuklarını ayıklayıp yarım saat kadar sıcak suda beklettim. Böylece hem iç kabukları kolay soyuldu hem de tuzu yok oldu.

Üzerini kaplamak için şeker hamuru kullandım. Hamurun bir kısmını siyah,bir kısmını da mavi gıda boyası ile renklendirip BWM logosunun şekline göre kestim ve şerbet yardımıyla pastanın üzerine sabitledim. Şerbeti ise klasik 1/1  ölçüde su ve şekeri karıştırım kaynatarak yaptım,fakat kaynayınce ocağı kapattığım için koyu bir kıvamda olmadı.Siz isterseniz normal şekerli su ile de şeker hamurunu yapıştırabilirsiniz.

En sonunda pastanın kenarlarını süslemek için krem şanti kullandım ve sıkma torbası yardımıyla krem şantiyi sıkarak pastanın kenarlarını kapladım.

Hiç pratik yapmamış amatör biri olarak,ortaya çıkan sonuç hiç de fena olmadı bence . Siz ne düşünüyorsunuz?

1 Şubat 2010 Pazartesi


Güzel bir hafta diliyorum...
Sağlığımız açısından bakliyatlar çok önemlidir. Son yıllarda yapılan araştırmalar bakliyatların yüksek çeper ve bitkisel proteinleri içermesi, B vitaminleri ve bazı minaraller açısından zengin olması gibi çeşitli faydalarının olduğunu gösteriyor. Yüksek oranda lif ve çok az yağ içeren bakliyatlar sağlık açısından vazgeçilmezdir.
Yeşil mercimek: Yüzde 24 oranında protein bulunur. 1 kilo mercimek, -1 kilo etteki ve 1 kilo buğday ekmeğindeki albumin, karbonhidrat ve madenleri rahatça karşılar. Ayrıca A, B1, B2, C vitaminleri, kalsiyum, sodyum, potasyum, demir, fosfor, kükürt, çinko, klor, bakır, iyot, karbonhidrat içerir, Özellikle kansız, halsiz, sinirli kişilere yararlıdır. İçine et veya kıyma konulmasına gerek yoktur. Az sıvı yağ ile pişirilirse daha sağlıklı olur. Kolesterolü olanlar için risk taşımaz.

Bulgur :B grubu vitaminler, potasyum, demir ve fosfor bakımından zengindir. Kuru baklagillerle birlikte pişirildiği zaman besin kalitesi daha çok artmaktadır. Bu da bizim için vazgeçilmez olmasını sağlamaktadır.

Bu  kadar faydaları varken bu yemeği yememek olmaz, Sizlere kolaylıkla yapabileceğiniz mercimekli bulgur pilavının tarifini  veriyorum.
Benim verdiğim ölçü 4 kişilik, siz kendinize göre ve damak zevkinize göre ölçüyü ve baharatları değiştirebilirsiniz.
Malzemeler:
1 komposta kasesi pilavlık bulgur
2 yemek kaşığı tereyağı sıvı yağ karışımı
1 su bard. y. mercimek (bir gece önce ıslatılmış ve pişirilmiş)
1 adet kuru soğan
5 adet kurutulmuş domates
2 yeşil biber( şart değil)
1 yemek kaşığı domates ve biber salcası
karabiber, tuz, kuru nane
sıcak su veya tavuk suyu(ben ev yapımı tavuk suyu kullanıyorum)
Yapılışı.
Bir tencerede yağ eritilir kıyılmış kuru soğan, yeşil biber kavrulur, salça, kuru nane ve doğranmış kuru domatesler ilave edilir biraz daha kavrulur.Bir gece önceden ıslatılıp pişirilen  mercimek, bulgur konur ve malzemeyi iki parmak geçecek kadar sıcak su veya etsuyu konup tuzu baharatları eklenir ve pişirilir. Gerekirse biraz daha sıcak su ilave edilir. ve piştiğinden emin olunca ocaktan alınıp üzerine kağıt havlu konarak demlendirilir  yanında cacık, ayran ve turşu iyi gider.. Afiyet olsun..

CAFEDERYA

CAFEDERYA
Tasarım pastalar,kurabiyeler, cupcakeler. Ayrıca Ev yapımı hamur işleri, tatlılar, mezeler, yöresel lezzetler...

Atam İzindeyiz

Atam İzindeyiz

Blogroll

free counters

Popüper Yazılar

Blog Arşivi

Yukarı