Yeni Yıl

31 Aralık 2013 Salı

Yeni yılın hepimize ve ülkemize öncelikle sağlık huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum. 

Değerli bir eşe, iki tane dünya tatlısı kızıma, zor zamanlarımızda bize sevinç kaynağı olan nurtopu gibi bir toruna, çok sevdiğim güzel bir işe sahip olduğum için, Allaha minnet borçluyum.  


30 Aralık 2013 Pazartesi

  • 30 Aralık 2013 Pazartesi
  • 4 yorum

Bu sıralar bloğumla ve blogcu dostlarımla çok ilgilenemedim benim açımdan geçerli bir nedenim vardı ve sizinle paylaşmanın zamanı geldi..Bu yıl benim için çok yorucu oldu. Mayıs haziran dönemine kadar ev konusuna fazlaca odaklanmıştım ve beni çok yorduğunu nice sonra anladım.Tam taşındık on gün kadar sonra canım annemi kaybettik. O haftanın sonunda eve yerleşmiş olacaktık ve annemleri kahvaltıya yeni evime getirecektim, kısmet olmadı...

     Hadi hayallerinizi sıralayın başlıklı bir yazım olmuştu 2012 ye girmeden hemen öncesinde .. hatırladınız mı ? Ve orada  bir ev alma hayalimden bahsetmiştim. Yeni yılda aldığım kokinamı da o ev hayaliyle vazosunda korumaya aldım, bir taraftanda evimle ilgili hayallerimi bir dosyada arşivlemeye başladım..




 (Bir inanışa göre kokinayı bir daha ki yeni yıla kadar koruyabilirseniz ev sahibi olurmuşsunuz) diye bloglarda bir iki arkadaş yazmıştık. Birde ''Paşa kılıcı'' denen bir salon bitkisi vardır onuda evinde büyütür bir metreye ulaştırırsan yine ev sahibi olursun derlerdi.


 Böylece onu da satın alıp iş yerimde büyütmeye başladım ve işte o gün çok ama çok içten bu eve sahip olmayı Allahtan  istedim.Yazıyı yazdığım günlerde bu konuda herhangi bir girişimimiz olmadığını samimiyetle söyleyebilirim Ama o günden itibaren ben o evi alabilmek için bütün imkanları seferber ettim. Karşıma ilk defa uygulanan ve beni de kapsayan çok güzel bir imkan çıkıverdi. bu ev için çok yetersiz bir meblaydı ama olsun ölmek var dönmek yok diye çözümler üretmeye başladık ve bu çözümü sonunda bulduk
   
   
 Yıllarca severek oturduğumuz bahçeli müstakil dublex evimizi yenilemekte karar verdik. Uzun yıllar her metrekaresinde emeklerimiz anılarımız olan evimiz artık bizi hem çok yoruyor hem de yenilemenin vakti geldiğine inanıyorduk. Tam iki ay hayalimdeki evimizi aramaya başladık. İlk baktığımız  isim yapmış inşaat firmalarının evleri çok çok güzeldi ama beni oldukça aşan bir fiyattaydı. üstelikte iyi katları ve cepheleri çoktan satılmıştı. O andan itibaren öyle bir ev almaya buna gücümüzün yetmeyeceği hüsranını  yaşadım açıkçası.. Ama iki aylık bir sürede ev arayışı içinde olmamıza rağmen kendi evimizi sattığımız günün ertesinde ev bakmak için tekrar çıktığımızda  gönlümüzdeki evi de buluverdik Önünden kaç kere geçmiştik de görmemiştik belkide . Bu ev  aradığım maddi manevi her özelliğe de sahipti, küçük kızım, ben  ve eşim ''mutlu olacağımız, huzur bulacağımız  ev işte bu'' dedik  Evin içinde ufak tefek tadilatlar eksiklikler vardı, varsın olsun..Bu eksiklikleri de kendi zevkimize göre yaptırmış olduk. Şu sıralar anlayacağınız evin bana düşen heyecanlı koşuşturmalarıyla  yoruluyorum. İnşallah ömrümüzün geri kalan kısmını bu evde ailemizle sağlık huzur içinde geçirmek kısmet olur. Evimle ilgili fotoğrafları hatta öncesinde hayalimdeki evle ilgili arşivlediğim sonrasında aldığımız evin ona benzerliği ile yazımı siz dostlarımla yeri geldikçe paylaşacağım.



 Şuna inanıyorum ki kokina, paşa kılıcı bahane, işin gerçeği çok yürekten istendi mi Allah sizi mükafatlandırıyor...





















http://www.blogger.com/blogger.g?

27 Aralık 2013 Cuma




Bu keki hafta sonu misafirlerime ilk defa denerken tereddüt etmedim değil, sonuçta merengin tutmama riski vardı birde kısa sürede hamurların ne kadar sertleşeceğini kestirememiştim ama sonucu hepimiz de çok beğendik. Çok hafif, gösterişli ve bana göre zormuş gibi görünse de çok kolay yapılabilen bir pasta oldu..
Tarifi sevgili Fatoş bloğunda yayınlamış o da tarifi Hande' den almış her ikisine de çok teşşekkür ederim 

POLONYA KEK ( Polenta Kek )

Malzemeler:
4 yumurta sarısı,
3 çorba kaşığı pudra şekeri,
1 pkt Vanilya,
1 pkt Hamur Kabartma Tozu,
3 yemek kaşığı yumuşak margarin
½ çay bardağı svıyağ,
3 su bardağı un
1 çorba kaşığı kakao,

Merengi için:
4 yumurta akı,
1 su bardağı şeker,
2 çorba kaşığı nişasta,
1 çimdik tuz,

Arası için:
reçel, (evde ne varsa)

Üzeri için:
Pudra şekeri
(file badem, antep fıstığı, çikolata sos ve renkli pasta şekerlemeleri kullanılabilir)

Yapılışı:
-Derince bir kaba oda ısısındaki yumurta sarılarını alalım.
-3 çorba kaşığı pudra şekerini ekleyip mikserle çırpalım. Rengi açılana kadar çırpmaya devam edelim.
-Daha sonra içine sıvıyağı, yumuşak margarini ekleyip tekrar mikserle çırpalım.
-Unu, kabartma tozunu ve vanilyayı da ekleyip karıştıralım. Elimizle bu noktadan sonra yoğurmaya başlayalım.
-Elde ettiğimiz hamuru 3 eşit parçaya bölelim. Bir parçasını bir kabın içine alıp içine kakaoyu da ekleyip yoğuralım.
-2 beyaz ve 1 kakaolu hamurumuz olacak,beyaz hamurun birisini kullanmak üzere elimizde tutalım diğer ikisini ayrı ayrı strecleyip deepfreeze kaldıralım.
-30 dk kadar bekletelim.
-20 cm'lik kelepçeli kalıbımızın tabanını margarinle yağlayalım. ( ben tart kalıbıyla tabanına pişirme kağıdı sererek yaptım) Üzerine hafif un serpelim. Elimizdeki beyaz hamurumuzu tabana hiç boşluk kalmayacak şekilde elimizi hafif yağlayarak güzelce yayalım.
-Üzerine  sevdiğiniz reçelden sürelim. Reçelin üzerine sertleşmiş olan kakaolu hamuru rendeleyelim.

-Merengi hazırlayalım. Yumurta aklarına bir çimdik tuz ve toz şekeri ekleyin. Mikserle İyice çırpalım içine nişastayı ekleyip, mikserin en yüksek devrinde kar gibi olana kadar biraz daha çırpalım..
-Çırptığımız merengi rendelediğimiz kakaolu hamurumuzun üzerine kaşık yardımıyla yayalım. .
-Daha sonra merengin üzerine de kalan beyaz hamuru rendeleyelim.

-Bu aşamada file fındık veya badem serpiştirebilirsiniz( kullanmadığıma pişman oldum )
-Önceden ısıtılmış 160 'C deki fırında  üzeri hafif pembeleşene kadar yaklaşık 40 dk kadar pişirelim.
-Soğuduktan sonra kalıptan çıkartıp pudra şekeri serpelim , servis tabağına alalım.  









16 Aralık 2013 Pazartesi

Merhabalar,  yine size çıtır çıtır ve çok lezzetli bir börek hazırladım.  Bu böreği ne zaman yapsam  hiç kalmaz Çok kolaylıkla hazırlayabileceğiniz bu böreğin içine dilediğiniz bir iç harcı kullanabilirsiniz.
 Hazırlama aşamalarında yufkanızın ara sosunda süt + ayçiçek yağı ve bir yumurta onların çıtır çıtır olmasını sağlar şayet süt yerine yoğurt kullanırsanızda çok yumuşacık börekler elde edersiniz.

Gelelim tarife.


Kıymalı Muska Börekçikler

1 kg. hazır ince yufka
Ara sosu için:
1 su bard. süt
1çay bard. sıvıyağ
2 yumurta ( birinin sarısı üzeri için ayrılacak)
İç harcı:
1 adet kuru soğan
3 yemek kaşığı yağ
1/2 kg. orta yağlı kıyma
Tuz, karabiber, kıyılmış maydonoz
Hazırlanışı:
-Ara sosunu iyice çırpın bir kenara hazır edin
- Kuru soğanı yağda kavurun kıymayı ilave edip onuda iyice kavurun ocaktan alıp kıyılmış maydonozu ve tuzla karabiberi ekleyin tadını ayarlayın.
-Yufkayı tezgaha serin ara sosundan her tarafına sürün 5 cam kalınlıkta şeritler halinde yufkayı kesin.
-Her şeritin ucuna kıymalı harçtan bir kaşık koyup muska gibi katlayarak şeriti bitirin tüm yufkayı bu şekilde tamamlayın.
_Kısa olanları birleştirerek diğerleri ile eşit uzunluğa getirip sarın. -
Yağlanmış tepsiye yanyana dizin üzerine bir iki damla sütle açtığınız yumurta sarısı sürüp 200-250 derece ısıtılmış fırında nar gibi kızarana kadar pişirin.


12 Aralık 2013 Perşembe

  • 12 Aralık 2013 Perşembe
  • 3 yorum




Şu çok geniş görünen dünyanın,
Ahrete nispetle
Anne karnı gibi olduğunu
Fark etmeli.

Henüz bebekken
Dünya benim! dercesine
Avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu,
Ölürken de aynı avuçların
Her şeyi bırakıp gidiyorum işte!
Dercesine apaçık kaldığını
Ve kefenin cebinin bulunmadığını
Fark etmeli. 
Baskın yeteneğini
Fark etmeli sonra.
Azrail’in her an
Sürpriz yapabileceğini,
Nasıl yaşarsa
Öyle öleceğini
Fark etmeli insan.

Hayvanların yolda, kaldırımda, çöplükte
Ama kendisinin
Güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada
Yemek yediğini
Fark etmeli.

Yaratılmışların en güzeli olduğunu
Fark etmeli
Ve ona göre yaşamalı.

Gülün hemen dibindeki dikeni
Dikenin hemen yanı başındaki
Gülü fark etmeli.

Evinde kedi, köpek beslediği halde
Çocuk sahibi olmaktan korkmanın
Mantıksızlığını fark etmeli.

Eşine seni çok seviyorum! Demenin
Mutluluk yolundaki müthiş gücünü
Fark etmeli.

Dolabında asılı 25 gömleğinin
Sadece üçünü giydiğini ama
Arka sokaktaki komşusunun
O beğenilmeyen gömleklere
Muhtaç olduğunu fark etmeli.

Zenginliğin ve bereketin
Sofradayken önünde biriken
Ekmek kırıntılarını yemekte
Gizlendiğini fark etmeli.

Annesinden doğarken
Tertemiz teslim aldığı gırtlağını ve
Aşırı beslenme yüzünden sarkan göbeğini
Fark etmeli.

Fark etmeliyiz çok geç olmadan…

Ömür dediğin
Üç gündür,
Dün geldi geçti
Yarın meçhuldür…

O halde
Ömür dediğin
Bir gündür,
O da bugündür… 

Not: alıntıdır 

11 Aralık 2013 Çarşamba

Minnoş oğlumuz Can, hazır satılan  pudingleri çok seviyor, bazen hazır almamıza rağmen benim çok da içime sinmiyor açıkçası..Bu yüzden  evde yaptığım kakaolu pudingi küçük çocuğu olanlara şiddetle öneririm. Bir lt. sütle çok sayıda minik kaselerde pudinginiz olacaktı. Biz yararlı olduğu için bazen içine ince çekilmiş fındıkta ekleyip öyle yediriyoruz.




 Malzemeler:
1 lt süt
2 yemek kaşığı tepeleme kakao
4 yemek kaşığı toz şeker
1 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı tepeleme un

Hazırlanışı:

Tencerede kuru malzemeleri iyice karıştırın. Kakaonun tamamen ezilmiş olmasına dikkat edin.
Yumurta sarılarını ekleyip tekrar karıştırın. sütü ilave edip çırpıcı yardımıyla devamlı karıştırarak ocakta kısık ateşte hafif koyulaşana kadar pişirin . 
Kaselere bölüştürün üzerlerini dilediğiniz bir malzeme ile süsleyin veya sade olarak ılık veya soğuk servis yapın.

2 Aralık 2013 Pazartesi


Geçen hafta sonu çoktandır isteyip de bir türlü gidemediğimiz Konya'ya gittik. Hızlı trenle güzel bir yolculuk sonrası gezimize öncelikle Hz. Mevlana türbesi ziyareti ile başladık. Ne yazıkki onarım ve tadilat dolayısıyle çok izdiham vardı doğru dürüst çoğu bölümünü gezemedik.





Bir çok yeri göremedik. Kapıda verilen galoşların rastgele yerlerde işi bitince atılmış olması hiç hoş bir görüntü değildi..Çok yoğun bir turist ziyareti olan bu güzel yerde bu kadar ilkel bir tadilat ve onarım şekli görmedim ve çok üzüldüm. Girişi iki yanı muşamba ile kapatılmış daracık bir koridordan sağlamışlar. Yüzlerce kişinin itiş kakış ve tabi her zaman görmeye alışık olduğumuz açıkgöz geçinen insanların kural dışı sırayı bozarak aralardan geçmeye çalışması oraya turist olarak gelenleri bile yer yer çileden çıkarttı.


Çıkışta Konya'ya özgü hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlar vardı.  Bu bölgedeki dükkanlar ve evler bana Ankara'daki Hamamönünü anımsattı.







Gördüğünüz gibi Alaaddin tepesi de restorasyon için kapatılmış. Tepedeki çay bahçelerinin kapalı bölümü olmadığı için soğuk havada ne yazık ki oturamadık.




Öğlen yemeğimizi yıllardır Konya da ün yapmış Hacı Şükrü 'de yedik.Tandır muhteşemdi, et lokum gibi pişmişti yanında ayran ve kuru soğanla lezzeti dengelenmişti. 







Meram da ve şehir içinde iki yerleri var bildiğim kadarıyla.Yadırgadığım şey salaşlıktan çok bir restoranın günümüzden çok geride kalmış  lavabo tuvalet gibi  olmazsa olmaz bölümlerinin hala çok ilkel oluşu ..Lezzetleri yanında daha modern ve sağlıklı bir  mekana çevirmek onlara artı puan kazandırır.


Hava biraz soğuktu yorgunluğumuzu atacak sıcak çay içecek bir yer ararken sevgili Ahmet'in bloğundan yanıma not aldığım ve iyi ki de gittiğimiz Somatçı' dan bahsedeceğim.. 



Bir çok ünlü buradaki lezzetleri tatmış ve fotoğraf çektirmiş.


Eğer giderseniz mutlaka uğrayın ve özel hazırlanmış nefis bir tada sahip gül şerbetinden ,



ve nefis badem helvasından tadın.



 Sadece helva mı hayır, cevizli incir tatlısı ve pekmezli ayva tatlısı doyumsuz bir lezzete sahip..




                                                   Her bölüm farklı dekora sahip.







 Bizim içimizi ikram ettikleri güzel çayları kadar sahibi Ulaş Tekerkaya'nın ( Emir-i Çeşnigir)eski yaşamdan lezzetleri  koruma çabaları ve tüm ekibin güler yüzü daha da ısıttı. Yorgunluğun ve soğuğun da etkisiyle nasıl bir mayıştık anlatamam ta ki Ankara'ya hızlı tren dönüşüne yakın bir saate kadar orada vakit geçirdik.. Ayrılmadan satışını yaptıkları organik ürünlerden ve o güzel gül şerbetinden de almayı ihmal etmedik. Birde yine çok lezzetli tarhanaları farklı boyutlarda doğranıp kurutulmuş sebzeleri var.  Konya 'ya yolunuz düşerse bu adrese mutlaka uğrayın ve ne kadar doğru bir karar verdiğinizi görün.. 

Not:
Aldığım özel tarhanasını kendi usulünde pişirip sizlerle ayrıca paylaşacağım..organik kurutulmuş sebzeleri de yine ayrıca burada beğeninize sunacağım.


Web adresi: http://www.somatci.com/FihiMaFih/

Adres: Akçeşme Mah. Mengüç sok. No 36 Konya
Tel. 03323516696

Akşam dönüşümüzü çok geç saatlere bırakmadık. Konyanın soğuğundan sonra hızlı trenin de gereğinden fazla sıcak olması bizim vücut dengemizi bozdu. Konya' ya havalar soğumadan gidip doyasıya gezmek bence daha akıllıca olur. Çok gezemesekte yine de farklı bir gün geçirmiş olduk. 

25 Kasım 2013 Pazartesi

Merhabalar herkese..
Bu sene aşuremizi Aşure ayının ilk günü yapmama rağmen bir türlü yayınlama fırsatı olmadı, Bu lezzeti bizim gibi sizde seviyorsanız hiç üşenmeyin..Bence sadece bu aya özgü değilde sıkça yapıp yemeli,
Hadi buyrun buyrun .


AŞURE

Malzemeler: 10 -15 kişilik

3 su bard. aşurelik buğday
1 su bard. fasulye
1 su bard. nohut
1 yemek kaşığı pirinç
Kayısı, incir, ceviz, tuzsuz yer fıstığı, fındık, kuru çekirdeksiz üzüm ( büyük su bardağı)
I çay kaşığı kadar safran ( bir fincan sıcak suda renk vermesi için bekletin ve süzüp aşureye ilave edin)
İnce rendelenmiş portakal kabuğu
I adet elmaya saplanmış karanfil taneleri.
2 kase toz şeker (İsteğe bağlı artırıp azaltabilirsiniz.)

Yapılışı:

-Bir gece önceden buğdayı beş dakika pişirip üzerine soğuk su ekleyip şişmeye bırakın.
-Fasulyeyi sıcak, nohutu soğuk su ile ıslatın.
-Ertesi gün nohutu ve fasulyeyi suyunu değiştirip diri kalacak kadar birlikte haşlayın( iyi pişen cins ise buğdayla birlikte aşure tenceresinde pişirebilirsiniz.)
-Buğdayın sarı suyunu da süzerek aşure tenceresinde bakliyatlarla birlikte alıp , üzerini geçecek kadar su ilave ederek kısık ateşte pişirmeye koyun. Bu arada yıkanmış pirinci ilave edin. Su eklemeniz gerekirse sıcak su kullanın.
-Karanfil saplı elmayı içine atın.
-Tüm malzemeler özleşene kadar pişirmeye devam edin.
-Şekerini damak zevkinize göre ayarlayın. Portakal kabuk rendesini veya safran suyunu, fıstıkları ilave edin.
-İnmesine yakın başka bir kapta sıcak suda şişirilmiş kayısı, üzüm ve incirleri katın, altını söndürün. Elmayı çıkartıp atın.





-Cevizi en son ekleyin (önceden katarsanız aşure esmerce olur).
-Aşurenin katı olmasını isterseniz bir kaç kaşık nişastayı önce soğuk sonra ılık su ilavesi ile ezip ilave edin. (bence zaten az bekleyince koyulaşacaktır) tercih sizin. -Servis yaparken ceviz, fındık, kuş üzümü dolmalık fıstık ve nar taneleri ile süsleyin, toz tarçın serpin.
Afiyet olsun, Ağzınızın tadı hiç bozulmasın..





CAFEDERYA

CAFEDERYA
Tasarım pastalar,kurabiyeler, cupcakeler. Ayrıca Ev yapımı hamur işleri, tatlılar, mezeler, yöresel lezzetler...

Atam İzindeyiz

Atam İzindeyiz

Blogroll

free counters

Popüper Yazılar

Blog Arşivi

Google+ Followers

Yukarı