Yeni Yıl

24 Kasım 2010 Çarşamba

  • 24 Kasım 2010 Çarşamba
  • 7 yorum

Çok başarılı öğrenciler yetiştiren ve bir gün bile ne izin , ne rapor kullanmadan emekli olan sevgili babamın ve kendini öğrencilerine adamış, mesleğini hakkıyla yapan tüm  öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarım.

22 Kasım 2010 Pazartesi



Hani mayalı hamur yoğurupta bir şeyler yaparız ve bazen hamurumuz artar ya işte bu tarifi  o zaman yapıverdim.  Sıcakken yenmesi tavsiye olunur ama sonrasında da yumuşacık ve peynirin verdiği klasik tuzlu çörek, börek veya kek tadında bir lezzet oluyor. Siz arasına dilediğiniz bir içi koyabilirsiniz. Ben evde bulunan labne peynir ve beyaz peyniri karıştırarak sürülebilecek kıvama getirip kullandım. Tarifimize geçelim,

Malzeme:

3 su bard. un
1/2 paket yaş maya
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz( biraz bu ölçüyü  azaltabilirsiniz)
Sıcak-ılık arası su




Sonrası işlem:
1 çay bard. sıvı yağ

İç malzemesi:
dilediğiniz herhangi bir iç malzemesi
Hamurun mayalanması :
Mayayı, şekeri, ve bir yemek kaşığı unu biraz ılık su ile bir kasede eritin va hafifçe kabarmasını bekleyin.
Bu arada yoğurma kabına unu eleyin tuzu serpin ve kabaran mayayı ilave edip pürüzsüz bir hamur yoğurun. Ilık bir yerde mayalanması için üstünü örterek bekletin. ( Eğer acelem varsa , hamur kabımı altına sıcak su dolu bir kap üzerine oturturum ve üzerini sıkıca bir örtü ile kapatırım, bu sayede 15 -20 dakikada hamurum mayalanır)
Mayalanan hamurunuza  sıvı yağı ilave edip hamurun mayasını söndürmeden hafif hareketlerle hamuru yeniden yoğurun. Çok fazla olmamak kaydıyla arada azar azar un ilave edebilirsiniz .
Hamur, elinize yağın etkisiyle de yapışmayacak bir yumuşaklıkta ve kıvamda olsun.
 Hamurunuzu iki parçaya ayırın, her birini dikdörtgen şeklinde 1/2 cm kalınlığında un serperek açın.
Yüzeyine iç malzemenizi sürün veya yayın.
Kısa kenarından çok sıkı olmayacak şekilde rulo sarın ve yağlanmış  tepsiye koyun diğerini de aynen hazırlayın 
Üzerlerine sütle veya su ile incelttiğiniz yumurta sarısını sürüp bıçakla çarpı şeklinde kesikler atın, belirgin olsun.
Dilerseniz çörekotu  susam veya haşhaş vs. serpiştirin ve sıcak fırında nar gibi kızarana kadar pişirin..
İki cm kalınlığında dilimleyin,  sıcak servis yapın. Afiyetler olsun efendim.. 

Not:
İç malzemesi olarak; labne peynir, biber salçası, kekik ve ceviz karışımını sürerek enfes bir lezzet elde edersiniz.

15 Kasım 2010 Pazartesi



Ağzınızı, ruhunuzu ve çevrenizi tadlandıran, mutlu, umutlu, bereketli nice bayramlar dilerim...

12 Kasım 2010 Cuma

  Merhabalar sevgili okurlarım, sizlere bugün çok güzel bir kek tarifi vermek istiyorum. Beni tanıyanlar bilir ki zorunlu olmadıkça kek yapmam, özel istek üzerine veya minik kalıplarda yapmayı tercih ederim..Sebebine gelince bir çok blog arkadaşlarımın yaptığı pofidik  kekleri bloglarında görünce biraz tırsmam ve de her zaman keki tutturamama korkum.. Çok şükür yapınca da tutmadığı olmuyor ama nedense ben kek yapmayı çok fazla sevmiyorum.. Belkide çay yanında kekten ziyade tuzluların, böreklerin ve salataların rağbet görmesinden kaynaklanıyor..Denemelerimde beğenilen tarifler ne yapılıyor? blogta sizlerle paylaşılıyor. Hadi paylaşalım öyleyse.

Malzemeler:  (Bu ölçüler büyük boy dikdörtgen borcam için)

1  Su bard.hindistan cevizi
3  Su bard.  un
3  Yumurta (oda sıcaklığında)
2  Su bard. toz şeker (2 parmak fazla şeker ilavesiyle tam tadında olacaktır)
1  Tutam tuz
1  Kahve fincanı sıvı yağ ( ben sadece salataya gezdirir gibi çok az ilave ediyorum)
1  Su bard. ılık süt
1  Tatlı kaşığı silme karbonat
3  Yemek kaşığı kakao
1   Kase kıyılmış ceviz


Hazırlanışı:

1- Kuru malzemeleri karıştırın.

2- Süt ve yumurtaları cam bir kasede köpükleşene kadar çırpın.

3- Kuru malzemeleri yumurtalı karışıma ilave edip tekrar çırpın ama çok değil homojen olması yeterlidir.
    Bu esnada kıyılmış cevi,zi ilave edip karıştırın.
4- Karışımı en büyük boy diktörgen borcamda veya büyük kek kalıbında hafif unlayarak pişirin. Malzememiz  diğer kalıplarda fazla gelip taşabilir (veya tarifteki öçüleri yarım ölçü azaltabilirsiniz)

5- 175 ' de önceden ısıtılmış fırında kapağını açmadan 35-40 dakika pişirin. kürdan testiyle kortrol ederek pişip pişmediğine bakıp fırından 10 dakika sonra çıkartıp soğutun.

6-Karelere kesip  üzerine 1 su bard.soğuk süt veya biraz kıvamı inceltilmiş frambuaz sos gezdirin çok yakışıyor ve yerken damağınızda umuşacık bir doku ve tat oluşuyor.Afiyet olsun.



Not:
-Dilerseniz kek dilimlerinin üzerine kiraz şekerlemesi veya krema ile süsleme yapabilirsiniz.
-İşyerindeki arkadaşlarım için ben verdiğim ölçülerde yaptım, yazdığım gibi siz yarım ölçü azaltıp daha küçük  kek kalıbında da yapabilirsiniz. denenmiştir.
-Bu kek malzemesini ikiye bölüp yarısına  kırmızı gıda boyası karıştırak pişirebilirsiniz ortaya nefis bir görüntü çıkıyor, veya tamamını yine kırmızı gıda boyası ile hazırlayıp kalp şeklinde bir kalıpla pişirip sevdiklerinizi şımartabilirsiniz.

9 Kasım 2010 Salı


Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu ve Türkiye'de, neredeyse bir yüzyıldır yaşanan toplumsal, siyasal ve ekonomik devrimci bir sürecin, ayrılmaz ve belki de en önemli parçası oldu. Bir sonbahar günü kaybettik Mustafa Kemal Atatürk'ü.
Cumhuriyetin aydınlık insanları onu fikirleriyle yaşatmayı hep sürdürecektir. Ruhu şadolsun.




ATATÜRK’TEN SON MEKTUP



Siz beni hâlâ anlayamadınız,

Ve anlayamayacaksınız çağlarca da,

Hep tutturmuş “yıl 1919, Mayısın 19′u” diyorsunuz,

Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övünüyorsunuz.

Mustafa Kemal’i anlamak bu değil,

Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Bırakın o altın yaprağı artık,

Bırakın rahat etsin anılarda şehitler,

Siz bana neler yaptınız ondan haber verin,

Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin,

Mustafa Kemal’i anlamak yerinde saymak değil,

Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Bana muştular getirin bir daha,

Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan;

Kuru söz değil iş istiyorum sizden anladınız mı,

Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı,
Mustafa Kemal’i anlamak avunmak değil,

Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil

Hâlâ o acıklı ağıtlar dudaklarınızda,

Hâlâ oturmuş 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz,

Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın,

Uluslar, fethine çıkıyor uzak dünyaların.

Mustafa Kemal’i anlamak göz boyamak değil,

Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil

Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız,

Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil,

Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar,

Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.

Mustafa Kemal’i anlamak ağlamak değil,

Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü


Görüyorum ki hâlâ aynı yerdesiniz hiç

ilerlememiş;


Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek

dururken,


Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız

gülen,

Mustafa Kemal'i anlamak itişmek değil

Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla

Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla

Bu vatan, bu canim vatan sizden çalışmak ister

Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter yeter

Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil

Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.






Halim Yağcıoğlu
























































5 Kasım 2010 Cuma

Ispanak - LÖSEV


Kurban Bayramı yaklaşıyor. Çeşitli kurumlara bağışta bulunabilirsiniz. LÖSEV de bunlardan biri. LÖSEV'in satış sitesi olan Ispanak'tan dilerseniz sevdikleriniz için hediyelik veya kendiniz için kullanışlı ürünler satın alarak da katkıda bulunabilirsiniz. İşte Ispanak'ın 2010 sonbahar e-bülteni;



Ve LÖSEV'e bağışta bulunabileceğiniz yolların tümü bu adreste.


Sizin için küçük bir hareket, çocuklar için çok değerli bir katkı olacaktır. Hele de tüketim dayatmasının tavan yaptığı günümüzde, herkesin cebinde, hesabında, kurumlara bağışta bulunacak bir miktar parası mutlaka vardır.



Lütfen ertelemeden katkıda bulunalım.

Sevgili bembi 'ye bu dıuyarlılığından dolayı çok teşekkür ederim. Bloğunda duyurusunu görüp hemen benimde yayınlamam gerektiğini düşündüm. Eminim hepimiz bloglarımızda bizi yakından ilgilendiren böyle sosyal içerikli konuları duyurarak daha geniş kitlelere ulaşırız. bu bile bir katkıdır.. Bütün duyarlı arkadaşlarıma buradan sevgiler..

2 Kasım 2010 Salı



Merhabalar, balık mevsimi başladı çoktan, fırsat buldukça haftada en az bir kere balık yememiz öneriliyor. Bizde yemeğe özen gösteriyoruz.  Bu balıklar dip balıkları olmamalı. Somon veya yüzey balığı (küçük balıklardan)olmalı deniyor.


Ankara'lılar turna balığını çoğunlukla bilmezler oysa o kadar lezzetli bir balıktır ki anlatamam. Balıkçım her geldiğinde mutlaka haber verir ve gider alırım.. Bu balığı önceleri normal karabiber ve tuzla tatlandırıp una bulayarak klasik şekilde kızartırdım ama bu tarifi bulalı hep böyle yapıyorum. Gerçekten de kalamar tadında dışı çıtır içi yumuşak dokulu bir balık yiyorsunuz. Denediğinizde göreceksiniz.



 Bu sos tarifi bir balık tutkunu olan Sayın Alpay Gülbakan' a aittir kendisine teşekkür ederim..

Not: bu sosla sardalya da yapabilirsiniz.
Tarifi:

1 kg. turna balığı

Sos için:
2yumurta sarısı
1 yemek kaşığı salça
1 şişe meden suyu
pul biber,tuz,
1 çay kaşığı karbonat

Hazırlanışı:
Turna balıklarını balıkçınıza fleto yaptırın veya temizletip çizikler atmasını rica edin..

Sos malzemesini iyice çırpın yayvan bir kaba alın ve balıkları bu sosa  yatırın, üzerini örtüp 5 dakika bekletin.

 Sostan çıkarıp fazla suyunu süzdürerek hafifçe gerekirse kağıt havlu ile kurulayarak una bulayın, önce deri kısmı alta gelecek şekilde kızgın yağa atın, kızaran deri kısmı içini actığı an ters cevrilip iç kısmnı  kızartın..
(deri kısmının ilk atılması cizik kısımların iyice acılmasını sağlayacak)
Balık piştikten sonra tavadan cıkartıp fazla yağını emmesi için kağıt havlu üzerinde tutulup bol yeşil salata ile servis edin. Afiyet olsun.




1 Kasım 2010 Pazartesi

Hepinize güzel bir hafta diliyorum. Bugün  raporum bitti ve işime başladım şaka maka özlemişim masamı ve sevdiklerimi, iş ortamını  dahası sizleri.. Kolay değil bunca sene birebir çalışmışız özleniyor ve ben çalıştığımda hayatıma ve kendime daha çok özenli davranıyorum Daha planlı programlı oluyorum..Kızımın da daha önce belirttiği  gibi ameliyatım başarılı geçti çok şükür ve sonuçlar temiz çıktı. Değerli doktorum ve klinikteki ekibine ne kadar teşekkür etsem azdır. Bana çok özel bir insanmışım duygusunu hissettirdiler. Onlara çok şey borçluyum.. Herşeyin para olmadığını ben onlarda gördüm. Genelde ameliyat dendiği zaman mutlaka bir iki doktorun da fikri alınır ya ben bunu bu sefer yapmak gereği bile duymadım ve doktoruma güvenip gözü kapalı gittim ameliyata. Ameliyet sonrası ilk haftam çok zor geçti çünkü narkozu atmam zor oldu ve midem çok ağrı yaptı hiç bir şey yiyemedim ve midem için tedavi uyguladılar bir haftadan sonra yavaş yavaş kalkabildim ve yemek yemeğe başladım.. Allah kimseye dermansız dert vermesin, herşeyin başı sağlık söznü boşuna dememişler..
Evdeyken genelde zorunlu istirahat ettim ve canım komşularım, akrabalarım ve arkadaşlarım hiç yalnız bırakmadılar..Sevgili  Suna' cığım, Selma'cığım güzel börek çörekleriyle beni ihya ettiler yetmedi ziyaretime gelenler misafirlerime de yapııp getirdiler ve ikram ettiler. Diğerleri de yalnız bırakmadı her fırsatta uğradılar sağolsunlar.. Bunları görmek elbette insanı çok mutlu ediyor. Buradan onları çoook öpüyorum.. Evdeyken yazamadım bloğuma birazcık tarifler birikti artık fırsat buldukça sizlerle paylaşacağımı biliyorsunuz .. Bu arada raporun biteceği son hafta çok önceden planlanıp kesinleştirdiğimiz iki günlük Ilgaz Mountain Resort te iki günlük kısacık bir tatil yaptık tabiki doktorumun kesin talimatlarına uymak şartıyla.. Herşey çok güzeldi nefis bir çam ormanı ve herşeyin düşünüldüğü bir devremülk +otel hizmeti. Yemekleri çok lezzettliydi belitmeliyim.. Tam  bir dağ havası ve bol sis vardı çekebildiğimiz kadar resim çekmeye çalıştık, zira genellikle sisten göz gözü görmez oluyordu. Bu eşsiz doğa güzelliğini fırsat yaratıp görmenizi tavsiye ederim..Bu mevsim biraz ölü sezondu ama yine de hafta sonu tıklım tıklım oldu. Eminim yazın o bunaltıcı sıcaklarda buraya kaçmak veya tam kayak yapılacak kış mevsiminde çok daha  keyif alınacaktır..Hadi resimlere bakalım..





Mücadele yıllarında vatan için canını seve seve vermiş olan şehit Şerife Bacı' nın anıtı bizi çok duygulandırdı görmenizi isterim..Bu mekanda o yıllara özgü bir çok fotoğrafta otelin her yerinde sergileniyor ..Kurtuluş Savaşı’nda eli silah tutanların cephede olduğu sıralarda İnebolu’ya çıkarılan silah ve cephanelerin Kastamonu üzerinden Ankara’ya ulaştırılmasında yaşlı erkeklerle kadınların da insanüstü çalışmaları olmuş, tarihe geçmişlerdir. Bu tarihe geçen kadınlarımızdan biri de Seydilerli Şehit Şerife Bacı’dır. Şerife Bacı 1921 yılının çetin kış şartlarının hüküm sürdüğü Aralık ayında sırtında çocuğu, önünde kağnısı ile İnebolu’dan Kastamonu’ya cephane taşırken, Kastamonu Kışlası önüne kadar gelmiş, mermileri ve çocuğunu korumak uğruna donarak şehit olmuştur.

Şehit Şerife Bacı Anıtı

İnebolu sahilinde Kastamonu yolunun başladığı yerde arnavut kaldırımı döşeli bir parkın içindeki Şehit Şerife Bacı Anıtı bulunmaktadır. Anıtın plaketinde “Bu anıt İstiklal Savaşı şehitlerinden Şerife Bacı’nın anısını Cumhuriyet çocuklarına anlatmak için Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman tarafından armağan edilmiştir. 4 Aralık 2001″ yazılıdır. 
 
Sisin en yoğun olduğu saatlerde insan bambaşka duygular hissediyor oralarda..

Lobinin başka bir köşesi, bu koltukları çok şık buldum
Lobideki şömine akşam saatlerinde yanınca çok keyifli oluyordu.. Hemen önündeki U şeklinde dizilmiş oturma sedirine geçip sıcak çayımızı yudumluyorduk..Lobinin sabah saatlerinde biraz soğuk olmasının dışında beni rahatsız eden bir şey olmadı açıkcası...
Lokanta kısmı çok ferah ve herşey tertemizdi. Ayrıca yemeklerini biz inanılmaz derecede lezzetli bulduk ve özellikle aşçılarına bizzat teşekkür ettik..Hafta sonu akşamı canlı müzik vardı ve herkes çok güzel eğlendi..

                       Kapalı yüzme havuzuna doktorum izin vermediği için maalesef giremedim .

Bu mevsimde çiğdem olur mu olurmuş.!!

Mantarlar yumurta gibi her adım başı topraktan başlarını güneşe uzatmışlar..





Gözünüzün görebildiği en son uzaklıkta bile çam ormanı mevcut.


Bunu dönüşde otobüsten çekmiştim..

CAFEDERYA

CAFEDERYA
Tasarım pastalar,kurabiyeler, cupcakeler. Ayrıca Ev yapımı hamur işleri, tatlılar, mezeler, yöresel lezzetler...

Atam İzindeyiz

Atam İzindeyiz

Blogroll

free counters

Popüper Yazılar

Blog Arşivi

Google+ Followers

Yukarı