Yeni Yıl

28 Haziran 2011 Salı

Arkadaşlar Örgü kolik arkadaşımız çok güzel elişi bir şal hediye ediyor. Şayet elişinden hoşlanıyorsanız  sizde  uğrayıp bir göz atın. Ben çok beğendim..



















Blog adresi burada.. hepinize bol şans..

http://orgukoliktenorguler.blogspot.com/2011/06/cekilisime-davetlisiniz.html

21 Haziran 2011 Salı

Merhabalar, yeşil salata üzerinde yanyatmış bu lezzetli köfteler pırasalı.. Genelde bizde klasik zeytinyağlı pırasa yemeği yapılır ama bazen de farklılık olsun diye ya köftesi veya pırasalar kalınsa dolması yapılır.. Tarifi yazmadan burada önemle belirtmek istediğim,  köftelere ait fotoğrafın net ten, malzeme fotoğafının bana ait olduğu. Yaptığım köftelerin çok güzel ve net çekilmiş fotoğrafları benim aceleciliğim yüzünden yanlışlıkla silinince bende bunu belirterek emekle hazırladığım  tarifimi ısrarla yazmak istedim. 


Malzemeler:
250gr. kıyma
1 Yumurta
1 Orta boy kase ince kıyılmış pırasa
1 Adet kuru soğan
1 çay kaşığı karbonat
Tuz, karabiber,
Kıyılmış maydonoz,

2 Yumurta,

   Galeta unu



Hazırlanışı:
1- Pırasalar ve soğan çok az yağda yumuşayana kadar kavrulur, soğumaya bırakılır.
2- Malzemeler köfte kıvamında yoğrulur.
3- Gerekirse bir iki kaşık galeta eklenebilir.
4- Diğer tarafta ayrılan 1 yumurta yayvan bir tabakta iyice çırpılır, başka bir tabağa galeta unu konur
 5- Malzeme yarım saatliğine dolapta bekletilir.
6- Yassı köfteler hazırlanır, önce yumurtaya sonra galeta ununa bulanır ve çok az yağ gezdirilmiş tavada her  tarafı kızartılır.
7- Limon soslu yeşil salata ile servis yapılır.
   Afiyet olsun.

15 Haziran 2011 Çarşamba

Merhabalar, hepinize güneşli ve sımsıcak ama bunaltmayan, arada bir püfür püfür esen hatta şimdiki gibi ara sıra yağmur çiseleyen güzel bir yaz diliyorum. Bloglarda yoğun bir furya var malum.. Kremalı, krem şantili poğaçalar kurabiyeler vs.Pazar günü annemleri ziyaret günümüz olduğu için onlara birşeyler yapıp götürmek istedim , Bazen bir tarifi aradığımda o anda kimde ve nerde gördüğümü bir türlü bulamam bu tarif de böyle oldu. Kendi bildiğim birkaç tarifi harmanlayıp iki tarifi oluşturdum. Evde bir kutu krema ve iki paket (bir kutuda iki paket çıkıyor) krem şanti vardı bunlarla bir tatlı birde tuzlu denemek istedim. Kurabiye için kavrulmuş dövülmüş fındık ve krem şantileri, poğaça için de sıvı kremayı kullanmaya karar verdim. Sonuçta ortaya gecenin geç vaktinde mis kokulu çok nefis iki lezzet çıktı .Yarısı üç canavar tarafından  bitirildi yarısı da başına birşey gelmeden paketlendi annelere gitti. Buyrun..


Krem Şantili Kurabiye

Malzemeler:
2 paket toz krem şanti
1 su bard sıvıyağ (yarıyarıya yumuşamış tereyağ kullandım)
1 su bard. dövülmüş kavrulmuş fındık
3,5 su bard. un
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 adet yumurta( sarısı içine beyazı üstlerine)
1 çay bardağı Pudra şekeri (büyük boy)

Yapılışı:

Fındığın yarısı ve pudra şekerinin 1/3 i  üzeri için ayrlıp diğer malzemelerle bir kapta harmanlanır (hamur birazcık kumlu gibi olacaktır telaş yapmayın) Normal hamur gibi toparlamaya çalışmayın, streç filme sarıp buzdolabında yarım saat dinlendirin çıkartıp avcunuzda yuvarlak toplar yapıp önce çırptığınız yumurta beyazına, fındık kırıklarına bulayın aralıklı olarak dizin ve 180 derecede önceden ısıtılmş fırında pişirin. Sıcakken pudra şekeri serpin. Fındığın kavruk kokusu ve krem şanti lezzeti çok nefis oluyor ve ağızda dağılan bir kurabiye ortaya çıkıyor.

Not:
 -Pudra şekerim az olduğu için üzerine serpemedim. Bu ölçülerle 2 fırın tepsisi kurabiye oldu.
 -Bu kurabiyeye damla çikolatanın veya toz fıstığın da çok yakışacağını düşünüyorum. Sonraki    denemelerimde bunları kullanacağım. 




Süt Kremalı Kolay Açmalar
Malzemeler:
1 kutu sıvı süt kreması 200ml. 
2 yumurta
2,5 su bard. un (belki az daha gerekebilir)
1 çay bard. ezilmiş beyaz peynir
1 kahve fincanı yumuşamış tereyağ 
1 kahve fincanı ayçiçek yağ
1/2 limon suyu
1 çay kaşığı karbonat
çörekotu, susam vs.
Bir çimdik tuz
Yapılışı:
Derin bir kapta sıvı kremayı, yumurtaları (birinin sarısı üzeri için ayırın)ezilmiş peyniri tuzu ve yağları koyup karıştırın . Bir kasede karbonatın üzerine limon suyunu döküp köpürmesini sağlayın unu azar azar ilave edip üzerine limonlu karbonatı ekleyin ve oldukça yumuşacık bir hamur elde edin. 10 dakika kadar buzdolabında dinlendirin. Hamurdan ceviz kadar lokmalar alıp parmak kalınlığında rulo yuvarlayın ve düğüm atar gibi kıvırıp tepsiye aralıklı dizin. üzerlerine yumurta sarısı sürün. Çörek otu veya susam serpiştirin ve sıcak fırında pişirin..afiyet olsun..



Not:
- Peynir içine çok yakışıyor hem pratik oluyor uğraştırmıyor hemde istediğim şekli vermem kolay oluyor siz dilerseniz poğaça gibi veya farklı şekilde yapabilirsiniz.
-Uzun süre bayatlamıyor.
-Hamurunuzu mümkün olduğu kadar yumuşak tutun, pişerken daha güzel kabaracaktır.

10 Haziran 2011 Cuma

Arkadaşlar bu salata  bahar başından beridir arşivimi bekliyor bir türlü yazamamışım nedense.. Ahtapotu kardeşim Ankara'ya ziyarete geldiklerinde Çanakkale' den getirmişti aslında. Denizden çıkarılmış halinin de  resmi vardı ama ben o halini koymak istemedim hatta hazırlarken bile inanın ürktüm desem yeridir ama temizleyip belli işlemlerden geçiripte böyle salata olunca tadına da doyum olmadı.. Boyu abartısız 80cm-100cm. kadar vardı arkadaşlarıyla yakalamışlar ve köpük ambalaj içinde arabalarıyla bana getirmişler  ne de olsa abla bunu gereken lezzete ulaştırır..hayatımda hiç ahtapot temizlemedim ama tadının nefis olduğunu biliyordum bu yüzden de kolları sıvadım.. Ben size tarif olarak sadece 1 saat kadar düdüklü tencere de toz şeker ve su ile pişirdiğimi ve soğuyuncada her uzantısının ve vücudunun dış derisini kolaylıkla soyduğumu belirteyim. Ortaya pembe beyaz etli kısımları çıktı. Mısır konservesi, kıyılmış maydonoz daha sonra limon sızma zeytinyağı tuz karışımı sosla lezzet verdik. Lezzeti mi enfes ötesi bir şeydi.. ellerime sağlık..Belki deniz memleketindeki arkadaşlar bu lezzeti denemek isterler diye paylaşayım dedim.
Hepinize güzelliklerle dolu hafta sonu diliyorum.

Not:
İki orta boy kayık tabakta salata oldu. Neden restoranlarda fahiş fiyata satıldığını anladım, zahmetli ama  enfes bir meze..






6 Haziran 2011 Pazartesi

Yine çoğunluğu yağışlı, arkasından açan güneşle azıcıkta olsa yazı tatmaya çalıştığımız bir haftayı bitirdik sayılır. Bahçe sezonunu açtık dedim ama orada kaldık, geçen hafta sonu resmen bir içeriye bir bahçeye oyun oynadık desem yeridir.. Hepinize bereketli güzelliklerle, dostluklarla dolu bir hafta daha diliyorum..

Sevgili Tijen in bloğundan denediğim bu tatlıyı biz çok beğendik. hem çok hafifti hemde daha önce de Lorlu kurabiyede tattığımız gibi lor aroması çok yakışmıştı. Yapımı çok kolay, tek dikkat etmeniz gereken malzemelerinizi pütürsüz kıvamda hazırlayıp sıkma aparatında sorun yaşamamanız. Görüntü itibariyle davetkar, iştah açıcı.. çok çok güzel oluyor. Tavsiye ederim farklı tatları ve görüntüleri sevenlerin deneyeceklerinden eminim. 
Not: Tarifi orijinal ölçülerde veriyorum ama ben yarım ölçü ile denedim.




Malzemeler:

500 g tuzsuz lor, 4 adet yumurta, 2 çorba kaşığı toz şeker, 150 g un, 150 g irmik, 2.5 su bardağı süt, 120 g tereyağı, ½ paket kabartma tozu, 1 paket vanilin

Şerbet için:

3 su bardağı toz şeker, 3.5 su bardağı su, ½ limon suyu

Yapılışı:

Şekeri ve suyu tencereye ilave edip kaynatın. kaynamaya başladıktan 10 dk sonra limon suyunu ekleyip 2-3 dk daha kaynatın. Tencereye sütü ve tereyağını koyup kaynatın. Kaynamaya başlayınca bir kenara alıp üzerine irmiği ve unu ekleyip hızlı bir şekilde karıştırın. Tekrar ocağa verip 2-3 dk daha pişirin. Ardından bir kenara alıp soğutun. Yada mikser yardımıyla devamlı karıştırarak soğutun. Soğuduktan sonra önce vanilini ardından kabartma tozunu ekleyip mikser ile çırpın. Daha sonra yumurtaları teker teker ekleyip mikser ile çırpmaya devam edin. Son olarak tuzsuz loru da ekleyip tekrar mikser ile çırpın. Fırın kabını çok az yağlayın. Pasta kreması sıkma aparatı ile (Yıldız ucu tercih edin) hamuru tepsiye aralıklı olarak sıkın. Önceden ısıtılmış 160 derecelik fırında kızarıncaya kadar pişirin. Fırından çıkardıktan 5 dk sonra üzerine ılık şerbeti döküp şerbetini çekmesini sağlayın. Dinlendirdikten sonra servise sunun. Arzu ederseniz üzerine hindistan cevizi veya fındık,fıstık,ceviz serpebilirsiniz.













27 Mayıs 2011 Cuma

      Havaların ısınmasıyla artık bahçelerde otururken demlenen güzel bir çayın yanında veya  açık havada yapılan yürüyüşlerin sonunda atıştırmalık hazırlanabilecek bir çörek. İnanın o kadar çabuk ve lezzetli oluyor ki sizde denediğinizde şaşıracaksınız.

İşte tarifi:

Malzemeler:
2 yemek kaşığı tepeleme tereyağ
1 çay bard. sıvıyağ (büyük boy)
1/2 limon suyu
1 çay bard. yoğurt
1 çay kaşığı karbonat
2 iri yumurta ( birinin  sarısı üzerine ayrılacak)
1 tatlı kaşığı toz şeker, bir tutam tuz. 
Aldığı kadar un( biliyorum çoğu arkadaş bu un ölçüsünde takılıyor ama elim alışmış hep unutuyorum ne kadar un ilave ettiğimi. siz yumuşacık bir hamur kıvamına kadar azar azar ekleyin bence)

İç malzemesi:
beyaz peynir, haşlanmış rendelenmiş patates ve kıyılmış maydonoz , karabiber.

Hazırlanışı:
-Yumurta sarısının birini üzeri için ayırın .Fırını ısıtın.
- Cam kasede yoğurt, oda sıcaklığında yumuşamış ama tam eritilmemiş olan tereyağ sıvıyağ, tuz ve  şekeri   birbirine iyice karıştırın.
-Limon suyunu bir kaseye koyun, üzerine karbonatı ekleyin ve köpürüp kabarınca diğer malzemelerin üzerine ilave edin.
-Azar azar un ekleyerek yumuşacık bir hamur yoğurun, üzerini streçleyip buzdolabında yarım saat mutlaka dinlendirin.
- İç malzemesini hazırlayın . Hamurdan mandalina kadar lokmalar alıp ya çay tabağı büyüklüğünde açarak veya komple hamuru 1/2 cm kalınlıkta açıp  yine o büyüklükte olan bir kavanoz kapağıyla daireler kesin.
- İç malzemesini koyup yuvarlayın iki ucunu hafifçe içe bükerek ay şekli verin yumurta sarısı sürüp fırında pişirin. Afiyet olsun.

Not.
Hamurunuz oldukça yumuşak olsun ki çörekleriniz daha iyi kabarabilsin.
Karbonatla limon suyunun karışıp köpürmesi, çöreklerinizin daha gevrek olmasını sağlar.



Tuzlunun yanına  birde tatlı lazım değil mi?




Çikolatalı milföy bohçaları:

Malzemeler:
Dilediğiniz kadar milföy ve çikolata dilimleri

Oda sıcaklığında yumuşattığınız milföy karelerini köşegen olarak L şeklinde kesikler atın. içine bir dilim çikolata koyun uçların birbirine yapışması için birazcık yumurta sarısı sürün ve her bir ucu karşılıklı olarak tepede birbirine yapıştırın sıcak fırında nar gibi kızarana kadar pişirin sıcakken bol pudra şekeri serpin. Bu kadar... Dilerseniz içine  bir çok farklı malzeme koyabilirsiniz.Örn. elmalı iç, fındıklı sarelle..vs. 


Yedik içtik, hadi şimdi biraz da kalkıp bahçemde gezinelim mi?


İnci çiçeği


Fare kulağı

Güller yavaş yavaş açmaya başladılar


Cezayir Menekşesi



Şakayık

hepinize bol güneşli güzel bir hafta sonu diliyorum, sevgiyle kalın.
,










24 Mayıs 2011 Salı

Sağlıklı neşeli ve huzur dolu bir hafta daha diliyorum sevgili dostlar, anneler gününden bir gün önce kızlar  benim her zamanki gibi değilde rahatça yatmamı ve kalkınca da işe gidecekmişim gibi hazırlanmamı hiç bir şey yapmamamı tembihlediler belli ki bir şeyler döndürüyorlardı da bana çaktırmıyorlardı. sabah saat 9_oo oldu ben hala yatıyorum ( ama bir taraftanda erken kalkmaya alışkın olduğumdan zoraki yatıyorum)  Eşim hadi hayatım kalk artık deyince bende ''banane kızlar bana, hiç bir şey yapma  yat dediler'' diyerek onu kızdırıyorum. eşim yine ''hayatım yat dediysek bu kadar da değil artık kalk ta programımızı aksatmayalım'' deyince yataktan fırladım.. Anneler günü dolayısıyla Ankara üniversitesi kampüsünde bulunan açık- kapalı çok şirin ve bir o kadar da nezih olan restoranında kahvaltıya gittik biraz serin gibi olsada güneşin güzel yüzü bizi ısıttı daha sonra Can üşür korkusuyla kahvelerimizi yudumlamak üzere  camekanlı bölmeye geçtik. uzun saatler orada keyif yaptık. Daha önce annelerin kutlama işini hallettiğimizden o günü kendime ve aileme ayırmaya söz vermiştim, çok ta iyi oldu onlarla geçirdiğim her saat bana huzur ve mutluluk veriyor. hele bir de Can aramıza katıldı ki sormayın gitsin.. O günden birkaç kareyi sizinle paylaşmak istedim.

Not: Kahvaltıo masasını fotoğraflamak nedense herşey bitince aklımıza geldi çok acıkmışız meğer.

aşkım ve ben

prenseslerim


çekirdek aile



Lalelerim (Ayrıca Canan' ın işyerime yolladığı çok güzel kırmızı güllerimde vardı ama onun resmi maalesef yok)


vanilya soslu bademli kek (bunu Derya bizim için yapmıştı)














18 Mayıs 2011 Çarşamba

  • 18 Mayıs 2011 Çarşamba
  • 5 yorum





















19 Mayıs 1919 Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başladığı gündür. I. Dünya Savaşı sonunda ülkemizin birçok yeri savaşı kazanan devletler tarafından işgal edilmişti. Yurdumuzu bu durumdan kurtarmak için Atatürk, 16 Mayıs 1919′da “Bandırma Vapuru” ile İstanbul’dan Samsun’a hareket etti. 19 Mayıs 1919′da Samsun’a vardı ve burada Kurtuluş Savaşını başlattı. Üç yıl süren savaşlar sonunda ülkemiz yabancı güçlerden kurtarıldı. 29 Ekim 1923′te Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. Atatürk’ün, Samsun’a varış tarihi olan 19 Mayıs günü Ata’nın isteği üzerine “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaktadır.


Atatürk bu bayramı Türk gençliğine armağan etmiştir. bu nedenle 20 haziran 1938 tarihli kanunla “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan bu ulusal bayramın adı 12 Eylül Darbesin den sonra “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” olarak değiştirilmiştir.

Atatürk Türk gençliğini seviyor, onlara güveniyor ve Türkiye’nin geleceğini onların ellerine bırakmaya çekinmiyordu. Gençliğe bıraktığı bu önemli görevi söylevinde şöyle dile getiriyordu Atatürk: “Ey Türk Gençliği! Birinci ödevin; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuzluğa değin korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel senin en değerli güven kaynağındır.”

Atatürk, “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur!” sözü ile başarılı olabilmenin bir koşulunun da sağlıklı olmak olduğunu, sağlıklı olmak için de spor yapmak gerektiğini vurgulamıştır.

Her yıl 19 Mayıs günü Gençlik ve Spor Bayramımız yurdun her yanında spor gösterileri ve törenlerle kutlanır.

19 Mayıs; 1981 yılından bu yana “Atatürk’ü Anma Günü” olarak da kutlanmaktadır. Bunun nedeni Atatürk’ün bir söyleşi sırasında: “Ben 19 Mayıs’ta doğdum” demiş olmasıdır.

16 Mayıs 2011 Pazartesi







Lezzet Tabağı bloglarda yaşanan olumsuzluklara rağmen paylaşımlarına devam edecektir. Tüm blog yazarları ve okurları ile yaşamın renklerini farklı pencerelerden görüp değerlendirmek dileği ile.

Not: Bu da bir tür mim. Sevgili Öykü, blogger dostluğunu pekiştirmek ve bloglarla ilgili sorunları birlikte aşabilmek amacı ile başlatmış. Yukarıdaki resmi ve bloğunuzla ilgili bir kaç cümleyi ekleyip blog sayfanızda paylaşmanız yeterli. Tüm arkadaşları davet ediyorum..

11 Mayıs 2011 Çarşamba


 Güzellikler içinde  bir hafta diliyorum hepinize. Birikmiş bir kaç tarifimi vakit geçirmeden yazmak istiyorum . Hafta sonları kahvaltı sofraları ailemizde çok önemlidir çocuklarımızla birlikte olmaya özen gösteririz. Kahvaltı için mutlaka akşamdan ev halkının şiparişleri alınır, sabah erkenden kalkıp onları büyük bir zevkle hazırlanır ,sonra da  mis kokular burunlarına gitsin diye odaların kapısı kibarca açılır. Bu sıralar hafta sonu başka bir keyfimden daha bahsedeceğim, Minik Can'ımız ..O artık sofralarımızın küçük prensi olarak henüz  masada yerini alamasa da oturması pek yakındır . Çünkü ana kucağına yatırdığımızda artık durmak istemiyor illaki kucağımıza gelip herkesin yediklerini ağzını dilini şapırdatarak eşlik etmek istiyor. Geçen hafta sonu,  Sütüme sarelleme karışma blogundan  sevgili Özge'nin mısır ekmeğini ve Cafe Fernando'nun bloğunda görüp ne zamandır yapmayı istediğim pastırmalı yumurtasını  denemiştim. Cafe Fernando Sevgili Cenk bu konuda süper fotolar koymuş benimki o kadar olmasada yine de çok güzel di. Pişirme aşamaları biraz teferruat istese de benim gibi pastırma severler  için sonuç denemeye değer.




Mısır ekmeği o kadar lezzetli oldu ki anında 12 adet ekmekçiğin yerinde yeller esti. En sevdiğim tarafı ise hazır mısır ekmeklerinin yediğinizde boğazınıza sert sert takılması gibi bir durum olmamasıydı buna bayıldım .

Tarifi aynen veriyorum ben de Özge gibi 12'li muffin kalıplı tepsimde pişirmeyi tercih ettim ve malzeme tam ona göreydi. Sevgili Özge tarif için  çok teşekkür ederim ,tarifine yorum yazdığımda denersem yayınlayacağımı söylemiştim .

Mayasız, pratik mısır ekmeği için
Malzemeler:


• 1 ½ su bardağı beyaz un

• 1 ½ su bardağı mısır unu

• 1 paket kabartma tozu

• 1 su bardağı süt

• 1 yemek kaşığı tereyağ

• 2 yemek kaşığı zeytinyağı

• 1 çay kaşığı şeker

• 2 yumurta





Karıştırma kabına kuru malzemeyi eleyin.

Ardında süt, yumurta ve yağı ekleyin. Önce yavaş devirde ardından hızlı devirde mikserinizin hamur karıştırma uçları ile 2 dakika süre ile karıştırın.

Önceden ısınması için fırınınızı 170°C’ ye ayarlayın.Kek hamurundan biraz daha yoğun kıvamdaki ekmek hamurunuzu dilerseniz yağlı kağıt serdiğiniz, ısıya dayanıklı bir cam kaba veya kek kalıbına dökebilirsiniz, dilerseniz de benim tercih ettiğim gibi mini kek (muffin) kalıbında yaparak porsiyonlara bölebilirsiniz.

Önceden ısınan fırınınızın orta rafında 10-15 dakika süre ile kontrollü olarak pişirebilirsiniz.

CAFEDERYA

CAFEDERYA
Tasarım pastalar,kurabiyeler, cupcakeler. Ayrıca Ev yapımı hamur işleri, tatlılar, mezeler, yöresel lezzetler...

Atam İzindeyiz

Atam İzindeyiz

Blogroll

free counters

Popüper Yazılar

Blog Arşivi

Yukarı