Yeni Yıl

29 Aralık 2008 Pazartesi

















Malzemeler:
Keki İçin:
2 adet yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
Yarım su bardağı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilin
2 su bardağı un
1 su bardağı haşlanmış ıspanak

Üzeri İçin:
1 paket krem şanti
1 su bardağı soğuk süt
1 su bardağı toz antep fıstığı

Yapılışı:
Ispanağı temizleyip doğrayın ve çok az su ekleyerek haşlayın.Daha sonra suyunu iyice süzüp 1 su bardağı olacak şekilde alın ve rondoda püre haline getirin.
Diğer tarafta oda sıcaklığındaki yumurtaları, şeker ile köpük köpük olana kadar çırpın.Sıvı yağ, vanilin, yarım subardağı antep fıstığı ve ıspanak püresini de ekleyip karıştırmaya devam edin.Un ve kabartma tozunu karıştırıp eleyerek hamura ilave edin.Yağlanmış kek kalıbına tüm malzemeyi dökün ve 180 derece önceden ısıtılmış fırında 30-35 dakika pişirin.(Pişip pişmediğini kürdan batırarak kontrol edebilirsiniz.)Pişen kek biraz dışarda ılıdıktan sonra bir tabağa ters çevirip soğuyana kadar bekleyin.Soğuyan keki yatay olarak ikiye kesin.Arasına hazırladığınız kremayı sürün.Diğer parçayı üzerine koyun ve kekin üst kısmına da krema sürün.Üstüne kalan yarım su bardağı fıstığı dökün.1 saat kadar buzdolabında beklettikten sonra dilimleyip servis yapın.
Afiyet olsun...

27 Aralık 2008 Cumartesi

















Malzemeler:
2 adet kereviz
2 adet havuç
ince kıyılmış maydonoz
limon suyu
zeytinyağı
tuz

Yapılışı:
Kerevizler soyulup, küp küp doğranır, kararmamaları için limonlu suya konulur.
Havuçlar temizlenip yine küp küp doğranır.Yayvan bir tencereye önce havuçlar sonra da kerevizler konur.Zeytinyağı ve çok az sıcak su ilave edilerek yumuşayana kadar pişirilir.Üzerine tuz atılır.Servis tabağına suyu süzülerek alınır.Limon suyu ve zeytinyağı dökülür, maydonozla da süslendikten sonra servis yapılır.
Afiyet olsun...
















Malzemeler:
2 yumurta (birinin beyazı peynir için, sarısı da üzeri için ayrılır)
1 çay bardağı sıvı yağ
Yarım paket yumuşak margarin
1 su bardağı yoğurt
1 çay kaşığı kabartma tozu (içine yarım limon suyu sıkılacak)
3 yemek kaşığı şeker
bir tutam tuz
1 tatlı kaşığı vanilya
4 su bardağı un

İç malzemesi:
Ezilmiş beyaz peynir
1 yumurta beyazı

Yapılışı:
Un ve limon sıkılmış kabartma tozu hariç diğer malzemeler iyice karıştırılır.Un elenerek eklenir ve üzerine limon suyuyla karıştırılmış kabartma tozu koyulur.Tekrar birlikte yumuşak bir hamur yoğrulur, yarım saat dinlendirilir.
Hamurdan portakal büyüklüğünde bezeler alınır, servis tabağı büyüklüğünde açılır,peynir ve yumurta beyazı karıştırılarak üzerine sürülür, 8 eşit parçaya kesilir.Geniş kenarından başlayarak rulo şeklinde sarılır.Aralıklı olarak yağlanmış tepsiye dizilir.Üzerlerine yumurta sarısı sürülür.200 derecede önceden ısıtılmış fırında üzerleri kızarana dek pişirilir.
Afiyet olsun...
















Malzemeler:
2 su bardağı ılık süt
1 su bardağı sıvı yağ
1 paket yaş maya
2 yumurta (birinin sarısı üzeri için)
3-4 yemek kaşığı toz şeker
aldığı kadar un (yaklaşık 4-5 su bardağı)
1 çay kaşığı tuz

Yapılışı:
Ilık sütün içine mayayı, birer kaşık şeker ve unu ilave edip mayayı eritin.Hamur yoğurma kabına bu malzemeyi koyup, sıvı yağı ve yumurtaları da ekleyin, iyice karışıtırın.Azar azar un ve tuz ilavesiyle oldukça yumuşak bir hamur yoğurun.Yoğurma kabının üzerini streçleyip ılık bir yerde mayalanmaya bırakın.
Mayalanmış hamuru unlanmış tezgaha alıp oklava kalınlığında ve 20 cm. uzunluğunda rulolar yapın.Her iki ruloyu yan yana getirip birbirine sarın ve halka haline getirin.Aralıklı olarak yağlanmış tepsiye dizin ve 10 dakika bu şekilde bekletin.Üzerine yumurta sarısı sürün ve önceden ısıtılımış 200 derece fırında üzerleri kızarana pişirin.
Afiyet olsun...
















Bu sütlaç tarifi babaanneme ait.Kendisi çok lezzetli yemek yapar, bu da onun çocukluğum boyunca çok severek yediğim sütlacının tarifidir...

Malzemeler: (6 kişilik)
1 litre süt
1 orta boy kase pirinç
Yarım kase şeker
1 çay kaşığı vanilya (isteğe bağlı)

Yapılışı:
Sıcak su ile pirinç ıslatılır.Yarım su bardağı su ile pirinçler 5 dakika kısık ateşte biraz yumuşatılır.Süt ilave edilir.Kısık ateşte pirinçler iyice pişirilir.İndirmeye yakın şekeri ve vanilyası ilave edilir.Bir taşım kaynatılıp söndürülür.Kaselere paylaştırılır ve soğuk servis yapılır.
Afiyet olsun...


25 Aralık 2008 Perşembe

















Malzemeler: (16 adet)
200 gr. pastırma
4 yufka
350 gr. dil peyniri
3 adet yeşil biber
2 adet domates

Yapılışı:
Peynir, biber ve domates ince ince dilimlenir.Yufkalar dörde bölünür.Her bir yufkaya malzemelerden birer dilim konur ve genişçe sarılır.Kızgın yağda kızartılır ve sıcak olarak servis edilir.
Afiyet olsun...
















Malzemeler: (4 kişilik)
Hamuru İçin:
2 kase un
1 yumurta
ılık su ve tuz

İç Malzemesi:
250 gr. yağsız kıyma
1 baş ince kıyılmış soğan
tuz, karabiber

Sosu İçin:
1'er kaşık domates ve biber salçası
tereyağ
1 demlik sıcak su

Yapılışı:
Unun ortası açılır, yumurta ve tuz konur, azar azar su ilavesiyle sert bir hamur yoğrulur, 10-15 dakika bekletilir.Bu arada iç malzemesi hazırlanır.
Hamur yumruk kadar bezelere ayrılır.Her bir beze oklava ile 3'er milim kalınlığında açılır.1,5x1,5cm ebatlarında karelere kesilir, her kareye yarım nohut kadar kıymalı iç konur ve dört köşesinden tutulup ortada bükülür.Bükme işlemi biten mantıları, tabanına tereyağı sürülen tepsiye sık bir şekilde dizilir.Fırında altı ve üstü hafifçe kızartılır.
Bu arada salçalı sosu hazırlanır.Kepçe kepçe tepsiye dökülür ve fırında sos çekene kadar pişirilir.
Üzerine isteğe göre sarımsaklı yoğurt, sumak ve kuru nane serpilerek servis yapılır.
Afiyet olsun...

22 Aralık 2008 Pazartesi

















Malzemeler:

4 orta boy patates
4 ortaboy havuç (rendelenmiş)
1 adet kuru soğan
1 kase yoğurt
bir kaç yemek kaşığı sıvıyağ
pul biber, kuru nane, karabiber
taze ince kıyılmış dereotu
Bir yemek kaşığı salça

Yapılışı:
Patatesi, kabuklarını soyup haşlayalım.Rende havucumuza kararmaması için limon sıkalım.Yağda soğanımızı soteleyelim, bir kaşık domates salçası ilave ederek az daha soteleyelim.Bu malzemeyi ikiye ayırıp yarısını patatesle, diğer yarısını da havuçla bir kaç dakika daha kavurup ılımaya alalım.Bir borcam tepsiyi sudan geçirerek önce patatesli karşımı ardından havuçlu karışımı yayalım ve üzerini düzeltip yoğurtumuzu da bir tabaka halinde en üste yayalım.Süslemek amacıyla yoğurdun üzerine kuru nane, kıyılmış dereotu ve pul biberle verev çizgiler oluşturalım ve ılıkken servis yapalım.
Afiyet olsun...

20 Aralık 2008 Cumartesi

















Badem Kreması
Malzemeler:
1 kase badem unu
1 kase toz şeker
1 adet yumurta
2 yemek kaşığı un
1 kase tereyağı

Ayrıca tart için 8 adet milföy hamuru

Yapılışı:
4'er adet milföy hamurunu yan yana yapıştırarak iki adet büyük kare elde edelim.Bunları naylon poşet arasında oklavayla yemek tabağı büyüklüğünde açalım, yuvarlak tabak şeklinde keselim.Tepsimize pişirme kağıdı serelim.Milföy karelerinin birinin üzerine, tüm malzemeri karıştırıp elde ettiğimiz badem kremasını yanlardan 2'şer cm boşluk bırakarak ortasına yayalım.Kenardaki boşluklara yumurta sarısı sürelim.Diğer milföy karesinin üzerine kapatıp hava boşluğu kalmayacak şekilde üzerine kapatalım ve yapışmasına özen gösterelim.Bir bıçak yardımıyla üzerine çark şeklinde çizikler atalım ve yüzüne yumurta sarısı sürelim.Önceden ısıtılmış fırında nar gibi kızarana kadar 180 derecede pişirelim.Sıcak servis yapalım.
Afiyet Olsun...

18 Aralık 2008 Perşembe

















Malzemeler:

Bu tarif (tarif defterinden tanıdığım) sevgili Yetur a aittir, kendisine teşekkür ederim.
4 su bardağı un
2 yumurta
1 çay bardağ ılık su
1/2 çaybardağı sirke
1 çay kaşığı kabartma tozu
Tuz

İç malzemesi:
beyaz peynir
ince kıyılmış maydonoz

Yapılışı:
Unun ortasını havuz gibi açalım ve buraya başka bir yerde iyice çırptığımız diğer malzemeleri ilave edelim, bu ölçülerin dışına çıkmadan yumuşakça bir hamur yoğuralım.10 dakika üzerini örterek bekletelim.Tezgaha bolca un serpip hamurumuzu buraya alıp 1/2 cm kalınlığında açalım ve ruletle 5x5 ebatlarında karelere keselim.Peynirli maydonozla hazırladığımız içten karelerin bir kenarına koyup karşılıklı iki ucundan muska gibi kapatıp yapıştıralım.Hazırlanan bu hamurlarımızı derince bir tavada bol kızgın yağda kızartalım.Hamurumuzda sirke olduğu için asla yağ çekmeyecek ve her biri puf puf olacaktır.
Afiyet olsun....

16 Aralık 2008 Salı

Kurban Bayramı geldi ve biz de evimizde tatlılar hazırladık misafirlerimiz için.İşte bunlardan bazıları...

















Parmak Tatlısı

Malzemeler:
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
1 su bardağı şeker
2 yumurta
1 çay kaşığı karbonat
Aldığı kadar un

Şerbeti:
5 su bardağı şeker
4 su bardağı su
yarım limon suyu
1 su bardağı kadar çırpılmış sertleştirilmiş krema (krem şantiden)

Yapılışı:
Malzemelerle yumuşak bir hamur yoğuruyoruz.Oklavadan ince rulo haline getiriyoruz ve bundan bıçakla 2'şer cm eninde parçalar kesiyoruz.Aralıklı olarak tepsiye dizip 200 derecede fırında nar gibi kızarana kadar pişiriyoruz.Tatlımız pişerken şerbeti için suyu şekeri yarım limon suyunu iyice şeker eriyene kadar karıştırıyoruz ama pişirmiyoruz.Fırından çıkarttığımız tatlımıza soğuk şerbeti hemen döküyoruz ve çekmesi bir kenarda bekletiyoruz.Serviz öncesi üzerlerine minik minik krema sıkıyoruz.
Afiyet olsun...


















Cevizli Bülbül Yuvası

Malzemeler: (2 büyük fırın tepsisi oluyor)
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı ılık süt
1 paket yaş maya
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
alabildiği kadar un
içine koymak için yarım iç cevizler ve isteğe bağlı kaymak (ben koymadım)

Şerbeti için:
4 su bardağı su
5 su bardağı şeker
limon

Yapılışı:
Un hariç malzemeler karıştırılır ve üzerine azar azar un elenerek konur ve yumuşak bir hamur yoğrulur.Merdaneyle ½ cm. kalınlığında açılır.Çay bardağı ağzı ile yuvarlaklar kesilir.Dairelerin bir kısmının içinde kola kapağı ile bir daire daha kesilerek halkalar çıkarılır.Çıkan daireler kadar da halka olmalıdır.Yağlanmış tepsiye kabarma payı da düşünülerek aralıklı olarak önce daireler, onların üzerine de halka kesilen hamurlar oturtulur.Orta boşluklara yarım iç ceviz yerleştirilir.Yarım saat ılık bir yerde üstü streçlenerek bekletilir, 180 derecede fırında üzerleri kızarana kadar pişirilir.
Diğer tarafta şerbeti kaynatılır ve biri sıcak diğeri ılıkken şerbeti üzerine dökülür.Arzu ederseniz ikramdan once üzerlerine kaymak koyabilirsiniz.
Afiyet olsun...

8 Aralık 2008 Pazartesi





Sevgili Arkadaşlar,

Herkesin Kurban Bayramı'nı canı gönülden kutlar, nice mutlu geçirmenizi temenni ederim!

4 Aralık 2008 Perşembe

















İnsanın kızının olması çok güzel, hele de anne çalışıyorsa kızları da yemek yapmayı seviyorsa,o anne çok şanslı bence.Ben o şanslı annelerdenim.İki kızım da yemek yapmayı çok seviyor.Dün akşam yemeğine ciğerimiz vardı ve ben ne zaman gidip de onu hazırlayabilirim derken kızımın dersten erken çıkıp eve gelmesi ve yemeği yapmak istemesi üzerine tarifini anlattım ve ortaya, ilk defa yapmasına rağmen gerçekten çok lezzetli bir arnavut ciğeri çıktı.Yanına sumaklı soğan salatası da çok yakışmıştı. İşte tarifi...

Malzemeler: (4 kişilik)
750 gr. zarı alınmış ciğer
kızartmak için bir çay bardağı sıvıyağ
tuz , pul biber, kekik
bir miktar un

Yapılışı:
Ciğeri doğramadan yıkayın ve kuşbaşından daha küçük olarak doğrayın.Bir orta boy naylon poşete unu baharatları koyup ciğeri de ilave edin ve poşetin ağzını elinizle toplayıp bütün malzemelerin birbirine karışması için sallayın (böylece unlu karışımın her tarafa uçuşmasını da önlemiş olursunuz).Sonra delikli bir süzgece boşaltıp fazla ununu silkeleyin.
Yağınızı tavada iyice kızdırın ve ciğeri içine boşaltın, kapağını kapatın, ara sıra tavanızı sallayarak ciğerleri harman edin.Ciğeri en fazla 3-5 dakika kadar harlı ateşte kızartın ve ocaktan indirin.Daha fazla pişirilen ciğer yumuşaklığını kaybedip sertleşir ve lezzetli olmaz.Dilerseniz daha sonra çok az miktarda üzerine pul biber katılmış yağ kızdırarak gezdirebilirsiniz.
Afiyet olsun...

2 Aralık 2008 Salı

















Bu pazar kahvaltıya ekmek yapmak istedim.Ekmek makinasıyla uğraşmadan hemen ekmeği mayalayıp sabaha pişirmeye karar verdim ve bu mis kokulu ve lezzetli ekmek ortaya çıktı.

Malzemeler:

3 su bardağı elenmiş un
1/2 paket yaş maya (1 yemek kaşığı instant maya)
1 yemek kaşığı toz şeker
1 çay kaşığı dolusu tuz
ılık su
kırılmış ceviz içi veya çekirdek içi

Yapılışı:
Öncelikle mayayı bir kaseye koyalım, birer kaşık şeker ve un ilave ederek ılık su yardımıyla eritelim.Çukur bir kapta unumuzun ortasını havuz yapıp mayalı karışımı dökelim, tuzumuzu ve ceviz içi veya çekirdek içini de ilave edelim.Malzememizden, ılık suyu azar azar kullanmak şartıyla oldukça yumuşak bir hamur haline getirelim.Hamur elimize yapışacak kıvamda olsun.Kabımızın üzerini kapakla örtüp ılık bir yerde sabaha kadar bırakalım.Fazladan örtü ile kapatmanıza gerek yok.Sabahleyin fırını ısıtalım ama içine ısıya dayanıklı bir borcam veya tepsi de koyalım. Ben payreks kullanarak yaptım, eminim ki toprak tepside veya yayvan güveçte çok daha güzel olacaktır.Isındığından emin olunca bir kurulama bezine bolca un serpelim ve hamuru beze aktaralım, oradan da fırından çıkarttığımız ve yağladığımız kaba aktaralım, üzerine yumurta sarısı veya süt sürelim.Kapağını kapatarak tekrar fırına koyalım.35-40 dakikada pişecektir.Son beş dakika daha kapaksız olarak üzerinin kızarması için bekleyelim ve çıkartıp hafif ılınınca dilimleyip servis yapalım.
Afiyet olsun...
















Malzemeler:
(4 kişilik)
4 adet orta boy çipura
1 adet kuru soğan
2 adet sert domates
yarım limon
4 diş sarımsak
zeytinyağı
tuz karabiber

Yapılışı:
Balıkları balıkçınıza temizletin, üzerlerine bıçakla çizikler attırın(muhtemelen atacaktır).Soğanı piyazlık doğrayıp yağda saydamlaşana kadar soteleyin ve tuz, karabiberle tatlandırın.Domatesleri ince dilimler halinde doğrayın.Sarımsakları ince file badem gibi doğrayın.Bir tepsiye pişirme kağıdı serin, üzerine balıkları alın ve her tarfına tuz ve karabiber serpin.Karınlarına, sotelenen soğanı ve dilim domatesleri sıralayın.Sarımsakların bir kısmını karınlarına bir kısmını da üzerlerindeki çiziklere yerleştirin.Birazcık zeytinyağı ve yarım limon suyunu gezdirip fırında alt üst kızarana kadar tutun.Ben fırınımda 200 derecede pişirme işleminden sonra, ızgara ayarında beş dakika kadar tutup kızarmasını sağlıyorum.Balığın yanında dilediğiniz salata ve haşlanmış patates dilimleriyle servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun...

1 Aralık 2008 Pazartesi

















Malzemeler:
2 yumurta (ikisinin de sadece beyazları kullanılacak)
250 gr. margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı pudra şekeri
1 çay bardağı hindistan cevizi
4-5 su bardağı un(unu azar azar ekleyin, hamur ele yapışmamaya başlayınca eklemeyi bırakın)

Yapılışı:
1 yumurtanın akını ayırıp kalan malzemeleri karıştırın ve güzelce yoğurun.Yoğurduğunuz hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp önce yumurta akına, sonra ayrıca hazırladığınız hindistan cevizine(1 çay bardağı hindistan cevizi hamurun içine katılacak) batırıp tepsiye dizin.175 derecede önceden ısıtılmış fırında üzerleri kızarana dek pişirin.
Afiyet olsun...
Not: Pişirdiğiniz kurabiyeleri cam bir kavanozda bir hafta kadar saklayabilirsiniz.


















Ben bir türlü ıspanaklı börek yapmayı beceremezdim.Ta ki bugüne kadar!Arkadaşım Mehtap'tan aldığım bu tarifi denedim ve gerçekten çok güzel oldu.

Malzemeler:
1 kg. ıspanak
4 adet yufka
2 yumurta
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvı yağ
1,5 su bardağı süt
Çörekotu

Yapılışı:
Ispanakları güzelce ayıklayın, doğrayın ve birkaç kez su değiştirerek yıkayın.Sularını iyice sıkarak bir tencereye alın ve 1 tatlı kaşığı yağda iyice kavurun.Ispanaklar eriyene dek kavurmak gerekiyor.İçine tuz, karabiber ve kimyon da atın.
Ayrı bir tavada 1 yumurtayı yağda pişirin.Ama biraz cıvık kalmalı.Pişen yumurtayı ıspanağa katın ve ıspanağın altını söndürün.İyice karıştırın ve ılımaya bırakın.
Böreğin sosu için 1yumurtayı, yoğurdu, sıvı yağı ve sütü bir kasede çırpın.Tepsiyi yağlayıp bir tüm yufkayı, kenarları tepsiden sarkacak şekilde serin.Üzerine sos dökün.İkinci yufkayı parçalayarak tepsiye bir kat dizin, üzerine sos dökün.Üçüncü yufkaya geçmeden ıspanaklı harcı dökün ve üçüncü yufkayı da parçalayarak serin, üzerine yine sos dökün.Sonuncu yufkadan, tepsinin üzerini kaplayacak büyüklükte bir parça koparın ve kalanını yine böreğin üstüne serin.Üzerine sos döküp tepsinin dışına sarkan yufkaları içe katlayın, tekrar sos dökün.En son, kopardığınız büyük parçayı da düzgünce serin ve kalan sosu üzerine boşaltın.Üzerine de çörek otu serpiştirin.Yufkayı dilimleyip 15-20 dakika kadar bekletin.200 derecede önceden ısınmış fırında kızarana dek pişirin.
Afiyet olsun...
















Kabak tatlısının tarifi babama aittir.Bizim evde babam çok güzel yapar bu tatlıyı, o nedenle ben de tarifi ondan istedim:)

Malzemeler:
1 kg. kabak
3-4 su bardağı şeker
Ceviz içi

Yapılışı:
Kabakları güzelce soyun ve temizleyin.(Ben pazardan temizlenmiş almıştım.)Ufak parçalara bölün.Bir tencerenin içine bir sıra kabak dizin, üzerine birkaç kaşık şeker atın.Üzerine bir sıra daha kabak dizin ve şeker atın.Bu işlemi kabaklar bitene kadar tekrarlayın.Şekerin miktarını damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.Sonra tencerenin kapağını kapatın ve 3-4 saat kadar bekletin.Sonra tencereyi ocağa alın ve pişirmeye başlayın.Kabaklar pişince (piştiklerini çatal batırarak anlayabilirsiniz), servis tabağına alın ve ılımaya bırakın.Sonra üzerine, isteğe bağlı olarak dövülmüş ceviz serpip servis yapın.
Afiyet olsun...

28 Kasım 2008 Cuma

















Malz
emeler:
4 adet iri patlıcan (tamamen soyulacak)
2 orta boy patates (soyulup küp küp doğranacak)
2 iri olgun domates
2 diş ezilmiş sarımsak
kızartmak için sıvıyağ
üzerine dökmek için bir çay bardağı kadar yoğurt

Yapılışı:
Patlıcanları tuzlu suda yarım saat bekletelim.Tavaya yağ koyup iyice ısınmasını bekleyelim ve küp küp doğranan patatesleri kızartalım.Kağıt havlu üzerine alalım.Patlıcanları de avcumuzla sudan alıp iyice sıkalım ve onları da azar azar yağ içine bırakarak (yağın ısısını soğutmamaya dikkat edelim, yoksa yağı çok emerler) kızartalım ve onları da kağıt havlu üzerine alalım.Kabuklarını soyup küçük küçük doğradığımız domatesleri sarımsak ile sos gibi pişirelim.Yayvan bir servis tabağına patlıcan ve patates kızartmalarını koyalım.Üzerine iyice çırparak krema gibi olan yoğurtumuzu gezdirelim ve üzerine de domates sosunu dökelim.Arzu edilirse kıyılmış maydonozla süsleyebilirsiniz.
Afiyet Olsun...

25 Kasım 2008 Salı

















Bu tarifi dün akşam küçük kızım yaptı ve bloga eklerken onun yaptığı konusunda benden söz aldı.Aslında blogun adı anne ve kızları olmalıydı demeyi de ihmal etmedi:)

Malzemeler: (4 kişilik)
1 adet tavuk

İç pilav malzemesi:

1 bardağı pirinç
2 yemek kaşığı yağ
1 yemek kaşığı çam fıstığı
1 baş kuru soğan
tavuk ciğeri (ben koymadım)
2 bardak et suyu
2 çayı kaşığı tuz
2 yemek kaşığı yoğurt
1/2 tatlı kaşığı karabiber, yenibahar ve kuş üzümü
1 demet dereotu

Yapılışı:
1 baş soğanı soyup, küçük küpler halinde doğrayın.Kuş üzümünü bir kasede 10 dakika ıslatın.Dereotunu ince kıyın.Pirinci, nişastasının çıkması için iyice yıkayın.İlk olarak 2 yemek kaşığı yağı tencereye alın orta ateşte eritin.Yağ kızınca fıstığı ilave edin, birkaç dakika kavurun.Soğanı ilave edin, pembeleşip fıstık sararmaya başlayınca et suyu, tuz, biber, yenibahar ve kuş üzümünü koyun.Biraz kavurun bu malzemeyi delikli kepçe ile bir kenara alın ve kalan yağda pirinci kavurun.Ölçü ile tavuk suyunuzu koyun, birkaç taşım kaynatın, tam pişmesin.İçine kenara aldığımız kuş üzümlü malzemeyi ilave edin, tuzunu, baharatını ayarlayın, kıyılmış dereotunu da içine ilave edin.Bu malzeme ile temizlediğiniz tavuğun içini çok tıka basa olmadan doldurun ve butları çapraz yapın.Borcama yerleştirin, tavuğun her tarafına yoğurt, karabiber ve çok az salça karışımı sürün, etrafına da bir kaç dilim patates, biber, artan iç pilavı yerleştirin, sıcak fırında üzeri nar gibi kızarana kadar pişirin.
Afiyet olsun...

21 Kasım 2008 Cuma

















Malzemeler:
(4 kişilik)
750gr. bonfile
1 çay bardağı süt
kırmızı kuru soğan (halka doğranmış)
3'er adet yeşil ve kırmızı çarliston biber (jülyen doğranmış)
1 çay bardağı un ve mısır unu karışımı
2'şer adet havuç ve patates (jülyen doğranmış)
2 diş sarımsak
tuz, karabiber
kızartmakiçin tereyağ veya sıvı yağ

Yapılışı:
Bonfileleri şeritler halinde doğrayalım.Bir kabın içinde süt, ezilmiş sarımsak, biberiye ve karabiber karışımına bonfilelerimizi koyup üzerini streçleyerek en az 4 saat bekletelim.Bir tavaya tereyağ koyalım, içine bir diş çentilmiş sarımsak ilave edip aromasının yağa geçmesini sağlayalım.Sırasıyla jülyen doğranan biberleri, havuçları ve patatesleri yumuşayana kadar soteleyelim.Sotelerken bir miktar sıcak su ilave edelim.Sebzelerimizin sıcaklığını bir kapta koruyalım.
Tavamıza yine çok az sıvı yağ koyup ısınmasını bekleyelim.Etlerimizi marineden süzgece alalım ve oradan un ve mısır unu karışımına bulayalım.Her tarafının una bulanmasına özen gösterelim.Yağımız ısınınca etlerimizi iyice kızartalım.Arkasından halka doğranan soğanlarımızı tavaya alıp soteleyelim.Servis tabağına önce sebzeleri, üzerlerine eti ve soğan halkalarını dizelim.Kıyılmış maydonozla süsleyelim.
Afiyet olsun...




Bu gün tarif defterimin arka sayfalarına not aldığım ve uyguladığım bir kaç püf noktasını sizinle paylaşmak istedim.Sizin de varsa böyle önerileriniz, burada paylaşalım..

- Buzdolabınıza küçük bir kase ile koyacağınız tuz, dolabın fazla nemini alacak ve daha iyi soğutacaktır.
- Yemek masanızın o güzelim örtüsüne meyve suyu mu döküldü, telaş etmeyin...Hemen o bölgeye tuz serpin, göreceksiniz ilk yıkamada hemen leke çıkacaktır.
- Zamanla grileşen beyaz çamaşırları beyazlatmanın bir yolu da evde tükettiğiniz yumurtaların beyaz kabuklarını ince,kısa çorap içinde ağzını bağlayarak çamaşırlarınızla birlikte makinaya koyun ve yıkama işleminden sonra atın.Çamaşırlarınızdaki farkı göreceksiniz.
- Benim çok hoşuma giderek uyguladığım bir yöntem de mutfaktaki çöp kovasına her yıkayışta kurulayıp poşet geçirmeden serptiğim bir avuç karbonat.Hem koku oluşmuyor hem de her torba değişiminde kovanın içi tertemiz görünüyor.
- Patatesli et haşlayacağınız zaman patatesleri ayrı, etinizi ayrı haşlayınız.Bu sayede sebzeli et yemeğinizin suyu berrak olacaktır.Daha sonra iki malzemeyi birleştirip birkaç taşım kaynatmanız yeterli olacaktır.
- Kızartma yapacağınız zaman tavanıza koyacağınız bir dal maydonoz evin kokmasını önleyecektir.
- Eviniz de güneş alan bir pencere önünde mutlaka birer küçük saksı mutfak otlarından yetiştirmeyi deneyin(maydonoz, nane, kekik, biberiye vs.).İnanın kendi yetiştirdiğiniz bu bitkilerle yaptığınız yemeklerin keyfi ve size verdiği mutluluğu hiç bir şeye değişmeyeceksiniz.

20 Kasım 2008 Perşembe

















Benim anne tarafım Bosna Göçmeni.Bu tarifi anneciğim ve anne tarafından tüm Boşnak akrabalarımız yapardı. Ben de bu akşam ne pişirsem diye düşünürken, bu yemeği (bence hem yemek hem börek) yapmak istedik, çok da güzel oldu.Tarifini yine sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyacağım.Siz de denerseniz yorumlarınızı paylaşalım.

Malzemeler: (4 Kişilik)
4 adet iri sarı patates
1 su bard. un
3 yumurta
1 küçük çay bardağı sıvıyağ
tuz, karabiber
ince kıyılmış maydonoz

Yapılışı:
Patatesleri soyup irice rendeleyin ve soğuk su ile iyice yıkayıp nişastasının gitmesini sağlayın.Avuç içinde sıkarak çukur bir kaba alın.İçine yumurtaları, ununu, tuzunu ve karabiberini ilave edip iyice karışmasını sağlayın.En son zeytinyağını ve kıyılmış maydonozu ekleyin.Yağlanmış bir fırın kabına 2-3 parmak kalınlığında olacak şekilde malzemenizi yayın.Isınmış fırında altlı üstlü kızarana kadar tutun ve sıcak olarak dilimleyerek servis yapın.
Afiyet olsun...

Not:
Buna annem, evde her daim bulunan pişmiş sütün kaymağını da koyardı. Dilerseniz siz de bir miktar krema ilave edebilirsiniz.



14 Kasım 2008 Cuma

Malzemeler:
yarım kilo kuru domates
3 baş sarmısak
bir dal taze biberiye
bir dal taze kekik
tane karabiber
acı kırmızı biber
bir çorba kaşığı sirke (ben koymadım)

Yapılışı
Domatesleri ılık suda 5 dakika bekletin, yumuşayınca irice doğrayın.Alabileceği bir kavanozu hazırlayıp içerisine bir kat domates, aralarına baharat ve sarmısaklar olmak üzere yerleştirin.Bir çorba kaşığı sirke ile beraber kavanozunuzu zeytinyağı ile doldurun.Bir hafta sonra şahane mezeniz peynirin yanında, balığın yanında ya da salatada...
Afiyet olsun...

Not: Sevgili Sema arkadaşımdan öğrendiğimden beri yapıyorum ve severek tüketiyoruz.Buradan teşekkür ediyorum, ellerine sağlık!

10 Kasım 2008 Pazartesi

















Boş zamanlarımda hazırlayıp derin dondurucuda beklettiğim darülziyafe köftesini hafta sonu yapmaya karar verdim.Yanında, evde bulunan patlıcanla da şakşuka gider düşüncesiyle mönüyü oluşurdum.Bir de yayla çorbası, eh daha ne olsun!Buyrun tarifleri...

Darülziyafe Köftesi

Malzemeler:
Köfte harcı:
750gr. kuzu ve dana kıyması
1 adet kuru soğan
1 yumurta
köfte baharatları, fıstık
kıyılmış maydonoz

Domates sos:
4 iri domates
2 diş sarımsak
1 yemek kaşığı biber salçası
kekik, defne yaprağı, tuz

2 yufka
1 yumurta
2 kaşık zeytinyağı (karıştırılıp yufkalara sürülecek)

Yapılışı:

Köftemizi yoğuralım ve biraz dinlendirelim.Köfte harcımızı iki adet rulo haline getirip, pişirme kağıdı serili tepsi ile ısınmış fırında nar gibi olana kadar tutalım.Bu arada domatesleri rendeleyip yağ koyduğumuz tavada önce ezilmiş sarımsak ve domates rendesini, ardından salçayı koyup iyice pişirelim, tuzunu, baharatını atıp tatlandıralım( defne yaprağını sos pişerken koyup sonra çıkartalım).Pişen köftemizi fırından alıp soğumasını bekleyelim.Diğer tarafta yufkamızın bir tanesini tezgaha yayalım.Çırpılmış yumurta ve sıvı yağ sürelim.
İkinci yufkayı serelim, yufkamızı ortadan keselim, kesilen kenara köftelerden birisini koyalım, kenarlarını içe katlayıp birlikte sıkıca rulo yapalım ve açılmaması için yapıştığından emin olalım.Diğerini de bu şekilde hazırlayalım.Üzerlerine çırpılmış yumurta sürelim.Sıcak fırında kızarana kadar pişirelim ve dilimleyelim.Servis yaparken üzerlerine sostan gezdirelim.Yanında dilerseniz közlenmiş biber ve domates dilimleriyle sunabilirsiniz.
Afiyet Olsun...

Kurtuluş Savaşı'nın önderi, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu,aydınlanmanın öncüsü Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü, ölümünün 70. yılında sevgi,saygı ve bağlılıkla anıyoruz...



7 Kasım 2008 Cuma


















Bu tarif çok uzaklardan...Avustralya Melbourne'de yaşayan Sevgili Ali Bey'den.. Üyesi olduğum "ağaçlar.net" forumundaki arkadaşımızdan.Orijinal tarifini aynen sizlerle paylaşıyorum.


Malzemeler:
1/2 kilo kemiksiz beyaz balik eti
zeytinyağı
havanda dövülmüş kişniş tohumu
tatlı kırmızı toz biber
limon, sarmısak tozu

Balıkların üzerine konacak un karışımı:
1/2 su bardağı un
1 çorba kaşığı nişasta
taze veya kuru biberiye yaprağı(istediginiz baharati un içerisinde kullanabilirsiniz)

Yapılışı:
Bu malzemelerin hepsi un içerisine karıştırılıp balıklar icin özel bir karışım elde edilir.İyice yıkanan ve kılçıkları temizlenen balık, şişlik parçalar halinde kesilip derince bir tabağa alınır.Üzerine zeytinyağı, limon, kişniş tohumu, kırmızı biber tozu, sarmısak tozu konup iyice karıştırılır ve yarım saat kadar dinlenmeye bırakılır.Yarım saat sonra balık parçaları bir tepsi içerisine yayılan un karışımı içerisinde her taraflari iyice una bulanacak bir şekilde karıştırılır.Sonra bu parçalar bir bir şişlere dizilip, içerde (ızgara altında) veya dışarda (mangalda) pişirilir.
Afiyet olsun...
















Bu kurabiyeyi geçen hafta denememe rağmen bir türlü buraya yazamamıştım.Kuzenimizin bebeğine hayırlı olsuna gittiğimizde ikram ettiler, çok hoşumuza gitmişti, tarifini ben de sizlerle paylaşmak istedim.

Malzemeler:
4-5 su bardağı un( azar azar ilave edilecek)
2 yumurta (birinin beyazı üstlerine sürmek için ayrılacak)
2,5 çay bardağı pudra şekeri
2,5 çay bardağı sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
1 paket küp kesilmiş çikolata parçaları

Yapılışı:
Pudra şekeri, sıvıyağ ve yumurtalar iyice karıştırılır.Buna unu eleyerek ve kıvamını ayarlayabilmek için azar azar ilave edilir, üzerine kabartma tozu da serpiştirilir.Ve hamur yoğrulur.Çok fazla yoğrulmadan dolapta 10 dakika dinlenmeye alınır.Hamurdan ceviz kadar lokmalar alınıp yuvarlanır, ortasına parmakla bastırıp içine bir küp (tavla zarı kadar) çikolata konup hamurla kapatılır ve tekrar yuvarlak şekil verilir.Aralıklı olarak yağlı tepsiye dizilir.Üzerine çırpılan yumurta beyazı sürülür ve sıcak fırında 180-200 derecede üzerleri pembeleşene kadar pişirilir.Fırından çıkan kurabiyelerin üzerine pudra şekeri serpilir ve servis yapılır.
Afiyet olsun...

6 Kasım 2008 Perşembe

















Doğumgünüm için canım arkadaşım Deniz Blanco Leon yapmıştı bu pastayı.İşte şimdi de onun tarifini vermek istiyorum.

Malzemeler:

Keki:
3 yumurta
4 kahve fincanı şeker
1 kahve fincanı su
4 kahve fincanı un(unu göz kararı koyuyoruz)
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
İsteğe bağlı miktarda kakao(koyu olsun derseniz çok koyun)

İç Dolgu Kreması:
Dr.Oetker muzlu puding(isteğe bağlı olarak normal muhallebi de koyulabilir.)

Dış Kreması:
Dr.Oetker Çikolata Sosu(bu da yine isteğe göre değiştirilebilir.)

Yapılışı:
Kek malzemeleri bir kapta çırpılarak hamur elde edin.Yağlı kalıba dökülüp 180 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirin.Piştikten sonra keki soğumaya bırakın.Bu arada iç dolgu kremasını pişirin üzerindeki tarife göre.Diğer tarafta soğumuş olan keki enine ortadan ikiye kesin.Ters çevirdiğinizde üstte kalacak parçayı genişçe bir kabın içine ters vaziyette koyun.İçine dolgu kremasından bolca sürün.Sonra diğer kek parçasını üzerine koyun.İki kek parçasının kenarları birbirine iyice yapışacak.Bu şekilde buzdolabında bir gece bekletin.Ertesi gün keki ters çevirin ve üzerine pişirdiğiniz dış kremasından bolca döküp servis yapın.
Afiyet olsun...


Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet'imizin 85.yılını kutladık.Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.Ata'mızın izinde sonsuza dek yürümeye devam edeceğiz.

24 Ekim 2008 Cuma

Malzemeler:
2 adet iri kereviz
1 su bardağı süzme yoğurt
2 yemek kaşığı mayonez
tuz ,taze çekilmiş beyaz biber
ezilmiş ceviz
1 su bardağı sıcak su
bir limonun suyu

Yapılışı:
Sıcak suya limon sıkıp kenarda bekletelim.Yoğurtla mayonezi iyice karıştıralım, onu da kenarda hazır edelim.Kerevizlerin kabuğunu soyup hızlı hareketlerle her tarafını limonlayıp iri veya ince olarak rendeleyelim.Hemen limonlu sıcak suya koyalım.(Kereviz soyulduğunda hemen kararır.) Burada 10 dakika kadar yumuşamalarını bekleyelim ve ince süzgeçten süzüp biraz da elimizle fazla suyunu bastırarak çıkartalım.Kerevizleri yoğurtlu karışıma aktarıp tuzunu biberini ayarlayalım.Servis yapacağımız zaman ince çekilmiş ceviz ilavesiyle tekrar karıştırıp sofraya getirelim
Afiyet olsun...

23 Ekim 2008 Perşembe















Balık mevsimi geldi malum.Bu vesile ile her fırsatta balık almaya ve her türlüsünü pişirmeye gayret ediyorum.Mezgit balığı bu mevsimde hem taze hem çok lezzetli oluyor ve çok az yağlı olduğu için ben tavada kızartmasını uyguladım.

Malzeme:
1 kg. ayıklanmış mezgit ( orta irilikte)
I fincan mısır unu
tuz, karabiber
kızartmalık ayçiçek yağı

Yapılışı:
Balıklarımızı mısır ununa bulayıp unun fazlalığının silkeleyelim.Tavada yağımız iyice ısınınca birer birer balıklarımızı tavaya bırakalım.Tavadaki yağın soğumaması için bir kaç balığı arkalı önlü nar gibi ve çıtır çıtır oluncaya kadar kızartıp tavadan aldıktan sonra yağın tekrar aynı ısıya gelmesini bekleyip diğerlerini kızartalım.

DEREOTU SALATASI:
Yıkanmış süzülmüş dereotlarını incecik kıyıp, tabağımıza alalım.Diğer tarafta iki diş sarımsağı havanda dövüp zeytinyağı limon la çırpalım üzerine gezdirelim ve tuzla tatlandırıp karıştıralım balık yanında servis edelim.
Afiyet Olsun...
















Bu tiramisu tarifini annemden öğrendim.Çok hafif ama bir o kadar da lezzetli.

Malzemeler:
1 adet hazır kektaban
3 kahve fincanı un
3 kahve fincanı toz şeker
1 yumurta
4 su bardağı süt
1 paket labne peyniri

Keki ıslatmak için:
2-3 tatlı kaşığı nescafe
2 tatlı kaşığı toz şeker
2-3 su bardağı ılık su

Yapılışı:
Un, yumurta, şeker ve sütü ocakta bir tencerede devamlı karıştırarak pişirin.Kaynamaya başlayınca labne peynirinin tamamını katın ve altını söndürün.
Hazır kektabanların iki parçasını birbirinden ayırın.Nescafe, şeker ve suyu karıştırın bir kasede.Bu karışımın yarısıyla kekin alt parçasını ıslatın.Sonra ıslanmış parçanın üzerine pişirdiğiniz kremadan bolca sürün.Üzerine diğer kek parçasını kapatın.Bu parçayı da kalan nescafe ile ıslatın ve üzerine yine bolca krema sürün.Üzerini toz nescafe ile süsleyin.Buzdolabında birkaç saat beklettikten sonra servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun...
















Sevgili arkadaşım Deniz'in evine gittiğimizde yaptığı leziz poğaçalar...

Malzemeler:
1 su bardağı sızı yağ
2 su bardağı ılık su
1 küp yaş maya
2 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı şeker
Aldığı kadar un
Yarım demet ince doğranmış fesleğen
1 yumurtanın sarısı
Üzerine çörekotu

Yapılışı:
Öncelikle mayayı ılık su ve şekerle erit.Sonra su, tuz ve unu da karıştırıp kulak memesi kıvamında bir hamur yoğur.En son fesleğeni de katıp karıştır.Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarla.Önce yumurta sarısına, sonra da çörekotuna batırıp tepsiye diz.Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzerleri kızarana dek pişir.
Afiyet olsun...

22 Ekim 2008 Çarşamba

















Dün akşam biraz değişiklik olsun diye yemek yerine kahvaltılıkların yanında kızartma hamur yapalım istedik. Bu tarif yarım paket yaş maya, tuz ve aldığı kadar un ile suyla yapılan hamurun mayalanmasıyla elde ediliyor. Hamur oldukça ele yapışacak kıvamda yoğruluyor ve mayalanmaya bırakılıyor. Unlanmış tezgahta, hamurdan elma büyüklüğünde parçalar kopartılarak elle hızlı hareketlerle küçük tabak büyüklüğüne getiriliyor ve kızgın ayçiçek yağında arkalı önlü kızartılıyor. Arzu edenler içine ufalanmış beyaz peynir koyup hamuru ikiye katlayıp ay şeklinde de yapabilir.
Afiyet olsun...

7 Ekim 2008 Salı

Bugünlerde yemek le ilgili birşeyler yazamadığım için beni bağışlayın. Ama daha önce de zaman zaman önemsediklerimizden, sevdiklerimizden ve değer verdiklerimizden bahsedeceğimi yazmıştım. İşte en çok o değeri hakeden birisi olan ATATÜRK'TEN bilinmeyenleri aktarıyorum..

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Kurtuluş savaşının önderi Mustafa Kemal Atatürk hakkında pek bilinmeyen 30 özel madde...

1."ATA" LAFINI SEVMEZDİ"
Atatürk" lafını ilk kez donemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı.Kendisine "Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.
2.EN SEVDİĞİ YEMEK
Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayatı boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.
3.EN BÜYÜK HAYALİ DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp, Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.
4.BAŞUCU KİTABI "ÇALIKUŞU"YDU
Binlerce kitabi vardı. Ama bunların arasında bir tanesini hayatı boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin'in ünlü "Çalıkuşu" romanını hep yanında taşır, her gün rast gele bir yerinden acar, birkaç sayfa okurdu.
5.KABUL SALONUNDAKI AT YAVRUSU
Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. "Fox" adını verdiği köpeği, Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Cankaya Kosku kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti. 6.TAM BİR SALON ADAMI
En sevdiği dans valsti. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu.Klasik Bati müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.
7.GÖMLEKLERİNİN TÜMÜ BEYAZDI
Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasına öncülük edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.
8.DOLABINDA LACİIVERTE YER YOKTU
Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. Lacivert takım giymeyi sevmezdi.
9.ÖLÇÜLERİ
Boyu 1.57 idi. Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46' ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.
10.RUMELİ ŞİVESİ
Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.
11.HAZİN BİR HİKAYE
Hayatında bir donem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarının nerede olduğu bilinmiyor.
12.CUMHURBAŞKANLIĞINDAN SIKILIYORDU.
Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.
13.PAPA`NIN TEMSİLCİSİNE ELBİSE
Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa çıkmaları yasaklanınca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.
14.KENDİSİ TIRAŞ OLMAZDI
Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi.Yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanin üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini sigarasını içerdi. Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.
15.DÜZEN TAKINTISI VARDI
Evinde, çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.
16.HOŞGÖRÜLÜ LİDER
Köylünün birinin gazete kağıdına sardığı tutunu içmeye çalışırken eli yanmış, "Alin bunu kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmişti. Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra "Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.
17.SİGARA PAZARLIĞI
Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk "sekiz" demişti. Doktor bunu günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti: "Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım".
18."BU NASIL HALKÇILIK?
" Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. Kondüktörün milletvekillerinden bilet parası almamasına sasırmış nedenini sormuştu.Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey sinirlenmiş, "Ne de güzel halkçılık ama" demişti.
19."LAİKLİK ADAM OLMAKTIR!"
İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: "Adam olmak demektir hocam, adam olmak!"
20.KURBANLARI BAĞIŞLARDI
Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.
21.YABANCI DİLE MERAKI
Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca'yı sonraki yıllarda geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de eklerdi.
22.FASULYESİNE POKER
Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı. Oyun sonunda kazandıklarını iade ederdi.
23.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI
Cephelerde düşmanla göğüs göğüse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.
24.KULAKLARI DUYAN TEK KİŞİ
Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının duyuyor olmasına sasırmış anılarında bunu esprili bir dille anlatmıştı: "T.C`de bir tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar".
25.BİR RİCASI BAŞ TACIDIR
Bir gün halk arasında dolaşırken çarşaflı bir kadına rastlamış, "Hafız Hanim benim hatırım için başındaki örtüyü acar mısın?" diye sormuştu. Kadın bas örtüsünü açarak, Atatürk`ün önünde eğildi ve ellerini öptü.
26.BİLARDO VE YÜZME
Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner, yüzmeye gider ve bilardo oynardı.
27.EN BAŞARILI DERS
Eğitim hayatı boyunca en başarılı dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayatı boyunca sürdü.
28.YAGCILARA GECIT YOK
Yağcılara çok kızardı Bir aksam sofrasında kendisine gereksiz şekilde iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti.
29.SON YILBASI GECESI
1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ile bas basa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.
30.KOSKTEKI GUVERCINLIK
Kuşları çok severdi.Çankaya Köşkü`nde özel bir bakicinin ilgilendiği güvercinliği vardı.

3 Ekim 2008 Cuma

Sobelendim!!

Sevgili http://tazenane.blogspot.com/ beni sobelemiş. Ben de cevaplarımı yazıyorum.
1-Adınız?
Anne:Şükran
Kızı:Canan

2-Nerelisiniz?
Anne:Kayseri
Kızı:Ankara
3-Yaşadığınız il?
Anne:Ankara
Kızı:İstanbul

4-Meslek?
Anne:Bankacı
Kızı:Rehber
5-Hobileriniz?
Anne:Yemek yapmak, dikiş dikmek, örgü örmek.
Kızı:Kitap okumak, alışveriş yapmak, yemek yapmak, fotoğraf çekmek.
6-Evli misiniz?
Anne&Kızı:Evli
7-Kaç çocuğunuz var?
Anne:2
Kızı:Yok
8-Sevdiğiniz yemekler?
Anne:Kuru fasulye, pilav, mantı
Kızı:Mantı, köfte, makarna
9-Sevdiğiniz tatlı?
Anne:Profiterol
Kızı:Fıstıklı baklava
10-Sevdiğiniz müzik tarzı?
Anne:Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği
Kızı:Yabancı olarak pop, country ve klasik müzik.Türkçe ise Türk Sanat Müziği.
11-Nereleri gezmek istersiniz?
Anne:Doğal güzelliği bol olan her yeri
Kızı:İngiltere, Japonya ve Karadeniz yöresi


Bende http://benimkucukmutfagim.blogspot.com/ adlı sitedeki arkadaşımı sobeliyorum.
Sevgili blogseverler, sayfamızda yaşanan sorunun giderilmesinden sonra yeniden yazılarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Ramazanın üçüncü hafta sonu da akrabalar yemekte bizdelerdi. Tabi bende üç dört gün önceden hazırlıklara başladım. Mönüde hem güzel, hem sağlıklı yiyeceklere yer verdimse de yine de abarttığım söylendi..







İşte mönümüz:


İftarlıklar
Domates Çorbası
Tepsi mantısı
Fırında Brokolili patates
zeytinyağlı taze barbunya+ pirinç pilavı
Yeşil salata
Acılı ezme
İnce kek dilimi üzerinde Vişneli ve yaban mersinli sorbe
dondurma + baklava

Fırında brokolili patates



















Malzemeler:


Patates
Brokoli
Hindi füme et
1/2 su bard. süt ve süt kreması
tuz, karabiber sıvı yağ

Yapılışı:

Patatesleri soyup halka halka dilimleyelim ve hafif yumuşayana kadar haşlayalım. Brokoliyi çiçek çiçek ayırıp az haşlayalım ve buzlu suya çıkartalım.(rengini korusun diye) Füme hindi etini şeritler halinde doğrayalım. Servis yapacağımız (fırına dayanıklı) cam bir tepsiyi hafif yağlayalım . Patatesleri balık sırtı dizelim aralarına brokolileri ve füme et şeritlerini yerleştirelim. Tuzunu baharatını, toplam bir su bardağı süt ve süt kremasını çok az da sıvı yağı üzerlerine gezdirelim. Fırında üzerleri kızarana kadar pişirelim ve sıcak servis yapalım.


Vişneli, yaban mersinli sorbe


Yemek dergilerinin birinde bu tarif yaban mersinli olarak verilmişti. Ben bunu vişnelide yapabileceğimi düşünerek derin dondurucuda olan dondurulmuş vişne ve bir kase de yemek üzere aldığım kurutulmuş yaban mersinini ilave ederek yaptım. Ben sorbeyi tek başına değilde yanında birşeyle servis etmeyi düşünürken aklıma içine hindistan cevizi katılarak kaynatılmış sütle ıslatılan bir kek tarifi geldi ve klasik ince bir kek yapıp karalere dilimledim ve sütle ıslattım . Biraz bekleterek sütü çekmesini sağladım ve servis yaparken her kek dilimi üzerine dondurma kaşığı ile sorbeden ve misafirlerin getirdiği dondurma ilavesiyle ikram ettim. Sonuç çok güzeldi.

Malzemeler:

l yemek tabağı dondurulmuş vişne
l kase kuru yaban mersini
l su bard. pudra şekeri
2 yemek kaşığı mısır nişastası
l limomun rende kabuğu ve suyu

Kek:
3 iri yumurta
3 kahve fincanı şeker
3 kahve fincanı un
l paket kabartma tozu

Üzeri için:
l su bard. süt ve 3 yemek kaşığı hindistan cevizi rendesi

Sorbenin Yapılışı:

Bütün malzemeleri rondodan geçirip bir kase ye dolduruyoruz ve buzluğa koyuyoruz . Ara sıra çıkartıp karıştırıyoruz ve yeniden buzlukta bekletiyoruz. Servis yapmadan 10-15 dakika önce çıkartmanız yeterli oluyor. Ara sıra karıştırarak ne tam donmuş oluyor , ne de çok eriyik halde, ikisinin arası bir sertlikte oluyor.

30 Eylül 2008 Salı

Merhabalar!Öncelikle herkesin Ramazan Bayramı'nı buradan kutlarım.Daha nice sağlıklı ve mutlu bayramlar geçirmek en büyük dileğim.
Bu aralar blogla hiç ilgilenemedik annemle, çünkü bilgisayar arıza yaptı, fotoğraf da koyamadan sadece birkaç tarif yazabildik.Bu nedenle herkesten özür dileriz!
En kısa zamanda yeni tariflerle görüşmek üzere!
Şükran&Canan
Anne ve kızı

21 Eylül 2008 Pazar

Hafta içi ablamlarda iftar yemeğine davetliydik.Yemekler çok lezzetli ve enfes görünüyordu.Aslında yemek bahane, maksat bir arada olmaktı ve keyifli bir sohbetle geçti.Önceki günlerde yeğenimde ve sonra da onun kayınvalidesin de davetliydik.Onların davet sofralarından çok fazla resim çekmek kısmet olmadı, ama çektiklerimizden resimlerini ve tariflerini buraya fırsat buldukça ekleyeceğim.

İftar Menüsü:
Erzincan Çorbası
Sebze sote eşliğinde incik Haşlama
Salata
Sütlaç
Tava böreği






Malzemeler: (12 kişilik)


250gr. yağsız kıyma
l kase kırık erişte
l kase yoğurt
2 diş sarımsak
2 yemek kaşığı yağ ( hangisini kullanıyorsanız)
2 yemek kaşığı dolusu salça (domates, biber salçası)
1 adet kuru soğan
l yemek kaşığı kuru nane
12 su bard. su

Yapılışı:
Kıymaya tuz ve köfte baharatı koyup yoğurup, nohut  büyüklüğünde minik köfteler yuvarlayarak un serpilmiş tepsiye alın. köfteler bitince tepsiyi ileri geri sallayarak köftelerin unlanmasını sağlayın ve bir kenara alın. Büyükçe bir tencereye  yağı koyun. kuru soğanı incecik yemeklik doğrayın kavurun, kuru naneyi ve salçaları ekleyip kavurmaya devam edin . Kişi başı hesabı ile birer kase su ekleyin kaynamaya başlayınca köfteleri ve ardından erişteleri içine atın bir tutam da tuz ilave edin. Bu arada yoğurdu su ile biraz açın ve tenceredeki sıcak sudan da azar azar ilave ederek ve devamlı karıştırarak ayrandan biraz koyu bir kıvama getirin. İçine ezilmiş sarımsağı da koyun. Çorbanın suyundan yoğurtu karışıma bir kaç kaşık sıcak su alarak ılıtın ve tencereye yavaş yavaş ilave edin. Bir taşım kaynatıp ocaktan alın. 

Afiyet Olsun...
















Malzemeler:
kişi sayısı kadar kuzu incik
1/2 lg. taze ve körpe fasulye
1/2 kg. havuç
750 kg. patates (Çocuklar çok sevdiği için ölçüsü biraz fazlaydı)

Yapılışı:
Kuzu incikler soğuk suyla yıkanır suyu süzdürülüp karabiber tuz ve biberiye ile her tarafı bulanır, tavada çok az sıvı yağda her tarafı birazcık kızartılır ve düdüklü tencerede üzerine ılık su, iri doğranmış soğan ilavesiyle iyice yumuşayana kadar pişirilir.Buradan fırın tepsisine alınıp 20 dakika kadar fırınlanır.Jülyen doğranan sebzeler üzerine çok az sıcak su ve tuz konularak yumuşayana kadar ağzı açık olarak pişirilir.Renginin yeşil ve canlı kalması için buzlu soğuk suya çıkartılır süzülür ve tereyağında sotelenir.Üzerine çekilmiş taze karabiber serpilir. Servis yaparken kuzu incik yanına sotelenmiş sebzeler konur.
Afiyet Olsun...
İsmet henım yeğenimin kayınvalidesi.Elazığlılar ve eli hem çok lezzetli , hem de çok becerikli birisi. Yine döktürmüştü.Ne yazıkki çok fazla resimleyemedim.

Yemek Menüsü:
Döğme çorba (yöresel)
İçli köfte (her biri ceviz kadar özenle yuvarlanmış)
Pirinç pilavı+ saç kavurma
salata
ayran
Sırın (yöresel) Rulo yapılıp dilimlenmiş ve tepsiye dizilmiş yufkaların üzerine sarımsaklı
ayran ve kızdırılmış tereyağı dökülüyor.
2 çeşit baklava
Malzemeler: 10 kişilik
l kg. haşlanmış kuzu veya tavuk eti
10 bardak su
2 su bard. haşlanmış nohut
2 su bard. pişmiş döğme
2 yemek kaşığı biber ve domates salçası
l kuru soğan
tereyağı
tuz karabiber pul biber, kıyılmış maydonoz

Yapılışı:
Tereyağında ince kıyılmış soğanlar kavrulur, salçası konur biraz da onunla kavrulur.Sırasıyla haşlanan et, nohut ve döğme ilave edilir.Sıcak suyu tuzu biberi de konduktan sonra 30 dakika kadar pişirilir.Servis yaparken kıyılmış maydonoz serpilir.

17 Eylül 2008 Çarşamba

















Ramazan güllaçsız olur mu...


Malzemeler: Güllaç kısa sürede tüketilmesi gereken bir tatlı olduğu için malzemelerden ne kadar çıktığını belirttim. Siz ona göre ayarlarsınız.

Yarım kg. güllaç (bununla en büyük boy borcam oluyor ve 15 kare dilim çıkıyor)
8 bard. süt
yarım kg. şeker
isteğe göre birkaç damla gülsuyu, nar tanesi.
ceviz, fıstık, fındık

Yapılışı:
8 su bard. süt yarım kg. şekerle kaynatılıp ılımaya bırakılır.Sonra, tepsiye her güllaç yaprağının parlak tarafı üste gelecek şekilde aralarına kepçe ile ılık süt gezdirilir.Güllaç yaprakları bittiğinde kalan süt güllaçların üzerine dökülür.Buzdolabı veya serin bir yerde yarım saat bekletildikten sonra üzerine dövülmüş ceviz,badem,fıstık,fındık ve arzu üzerine gülsuyu ilavesiyle servis yapılır.
Afiyet olsun...

Not:Ceviz konacaksa bence en üste yeneceği zaman koymak gerekir yoksa ne yazıkki güllacı karartıyor.

13 Eylül 2008 Cumartesi

















Ben (Canan) salatanın her türlüsünü çok severim.Bence hem yemeklerin yanına, hem de böyle pasta böreğin yanına çok yakışıyor.Bu da tam yaz aylarına özgü bir Akdeniz salatası tarifi.Malzemelerini değiştirerek çeşit çeşit yapabilirsiniz.

Malzemeler:
1 adet akdeniz yeşilliği (lollorosso)
1 adet kıvırcık ya da aysberg
10-12 adet cherry domates
1 su bardağı konserve mısır
1 adet limon
Zeytinyağı
Tuz

Yapılışı:
Kıvırcık ve Akdeniz yeşillikleri iyice yıkanır ve salata tabağına elle, küçük parçalara ayrılarak koyulur.Üzerine yine yıkanmış domatesler atılır.En üste mısır dökülür.Yukarıda da belirttiğim gibi isterseniz roka, maydonoz, nane, fesleğen vs. gibi otlarla da çeşitlendirebilirsiniz salatayı.
En son zeytinyağı, limon ve tuz dökülür, servis yapılır.
Afiyet olsun...




















Bu çok basit ve hafif bir tarif...Çerez gibi yeniyor börek-çörek ya da yemeklerin yanında.

Malzemeler:
İsteğe göre 3-4 adet patlıcan
2-3 yemek kaşığı zeytinyağı
Yarım limon
Biraz tuz

Yapılışı:
Patlıcanların kabuklarını alacalı olarak soyun.Uzunlamasına ince ince dilimleyin.Ne kadar ince olursa o kadar iyi olur.Sonra limon sıkılmış ve tuz atılmış bir tas suda patlıcanları biraz bekletin.Bu, kararmalarını ve acılarının çıkmasını sağlar.Sonra isterseniz yağsız teflon bir tavada, isterseniz tost makinesinde patlıcanları hafifçe kızartın.Kızarttığınız patlıcanları bir servis tabağına alın ve üzerine zeytinyağı gezdirin, servis yapın.
Afiyet olsun...
















Geçenlerde çok sevdiğim arkadaşım, dostum Deniz'e gittik Mehtap'la birlikte.Mehtap benim (Canan) işyerinden arkadaşım.Deniz de bir zamanlar bizimle çalışıyordu ama sonra ayrıldı.Sık sık biraraya gelmeye gayret ederiz.İşte geçen gün gerçekleştirdiğimiz buluşma da bunlardan biriydi.

Deniz gerçekten çok marifetlidir.Herkesin bilmediği çok ilginç ve leziz tarifler yapar.İşte bu sofra onun güzel sofralarından biri.Tarifleri de yazacağım tek tek...

11 Eylül 2008 Perşembe

















Ramazan nedeniyle hamurişlerinin yapımı daha fazla oluyor.Bu tarifimizde hem çok güzel kabarıyor hem de çok kolayca herkesin uygulayabileceği bir börek.İftar davetlerinizde de sizi utandırmayacak lezzette...

Malzemeler:
1 kg. yufka

Arasına Sürülecek Sos:
2 yumurta ( birinin sarısını üzeri için ayıralım)
1 şişe maden suyu
yarım su bard. sıvıyağ( ben böreklerin çok yağlı olmasından hiç hoşlanmıyorum)

İç Malzemesi:
Ezilmiş beyaz peynir
Dört adet iri haşlanmış ve rendelenmiş patates
Pul biber, kıyılmış maydonoz,
(Siz dilediğiniz bir iç de kullanabilirsiniz.)

Yapılışı:
Sos malzememizi iyice karıştırıp hazırlayalım.Tepsimizi de yağlayalım, en alta sereceğimiz yufkayı düzgünce, diğer ikisini kırıştırarak ve her katını sosla yağlayarak yerleştirelim.Üç yufkadan sonra peynirli içimizi serpiştirelim.Diğer üç yufkayı da aynı şekilde serelim.En üst yufkayı tepsinin ebadında kesip kalanları içine yayalım ve son yufkayı da düzgünce serelim.Yine sosumuzdan sürelim.Dilediğiniz şekilde keselim ve ayırdığımız yumurta sarısını çırpıp üzerine sürelim.Isınmış fırında iyice nar gibi kızarana kadar pişirelim.
Afiyet Olsun...

Not:Sosumuzu her seferinde mutlaka karıştırıp yoğunluğunu ayarlayalım, zira sıvıyağ hep altta, sulu kısım üstte kalacaktır.
















Malzemeler:
Kişi sayısına göre pirzola (ben de 6 tane vardı)
1 adet kuru soğan
3-4 adet yeşil biber
2 adet iri domates
2-3 diş sarımsak
1-2 yemek kaşığı zeytinyağı
tuz, karabiber, pulbiber ve kekik

Yapılışı:
Önce sarımsakları ince ince doğrayıp tavaya koyduğumuz yağa atalım.1-2 dakika onları kavurduktan sonra, pirzolaları üzerine dizelim ve tavanın kapağını kapatıp, pirzolaları suyunu çekene kadar pişirelim.Bu arada tavanın kapağını açmamak lazım, çünkü pirzolalar kendi suyu ve buharıyla pişmeli.Pirzolalar suyunu çekince ince ince doğradığımız soğanı üzerine atalım ve takrar kapağı kapatıp 3-4 dakika pişmeye bırakalım.Sonra yine ince doğranmış yeşil biberleri üzerine atalım.Bu arada bu malzemeleri tavaya koyduktan sonra karıştırmıyorsunuz.Sadece etlerin üzerine döküyorsunuz.Biberleri attıktan birkaç dakika sonra domatesleri de atalım ve yine kapağı kapalı pişmeye bırakalım.Domatesler tam olarak erimeden ocağın altını kapatalım.Kapatınca da tuzu, karabiberi, pulbiberi ve kekiği atalım.
Afiyet olsun...


















Bu pastayı uydurup yaptım.Mutlaka herkesin bildiği bir pastadır bisküvi pastası.Malzemelerini değiştirerek çeşit çeşit yapabilirsiniz.Normalde ben kakaolu bisküvi ve kakaolu puding ile yapardım.Ama geçenlerde böyle denedim, çok lezzetli ve değişik bir tat oldu.Bu arada ben Canan, yani anne değil, kız olan:)

Malzemeler:
2 paket Eti Kakaolu bisküvi
1 paket vanilyalı puding
3,5 su bardağı süt
isteğe göre muz,çilek vs...
üzeri için hindistan cevizi

Yapılışı:
Öncelikle vanilyalı pudingi 3,5 su bardağı sütle tarife göre pişiriyoruz.Dikdörtgen bir borcama bisküvilerden bir sıra diziyoruz.Üzerine 1-2 kepçe puding döküyoruz.Üzerine dilinlenmiş meyvelerden bir sıra diziyoruz. (Ben muz kullandım.) Sonra bir sıra daha bisküvi, üzerine puding, bir sıra bisküvi ve üzerine puding koyuyoruz.Bu işlemi puding bitene kadar uyguluyoruz.En son üzerine puding dökülmüş pastayı bir müddet ılımaya bırakıyoruz.Ilıdıktan sonra, buzdolabına koymadan üzerini hindistan cevizi ile süslüyoruz ve dolapta birkaç saat beklettikten sonra servis yapıyoruz.
Afiyet olsun...


8 Eylül 2008 Pazartesi

















Malzemeler:

200 gr. tereyağı
3 bardak un
ince çekilmiş ceviz veya antep fıstığı
l su bard. pudra şekeri
bir avuç kadar damla çikolata
bir paket vanilya

Yapılışı:
Pudra şekeri ve tereyağını köpürene kadar karıştıralım.Ceviz veya fıstığı, damla çikolatayı, vanilyayı en son olarak da unu eleyelim ve onun üzerine kabartma tozunu ilave edelim.Yumuşak bir hamur elde edelim, 10 dakika dinlendirelim.Fırını 180 dereceye ayarlayalım ve tepsimize pişirme kağıdı serelim.Hamurumuzdan ceviz kadar parçalar kopartalım, yuvarlayalım ve tepsiye aralıklı olarak dizelim ve üstlerini biraz elimizle yassıltalım.Fırında üzerleri pembeleşene kadar tutalım.
Afiyet olsun...

Not:Araştırmalarımda, ünlü pastacıların kurabiye tariflerinde daha güzel bir lezzet yakalamak için tereyağını tercih ettiklerini görüyorum.

















Genelde tartı elmalı yapardım, bu sefer mürdüm erikli denemeye kara verdim ve ortaya hem görsel hem lezzet açısından çok hoş bir tarif çıktı.Mürdüm eriğinin mevsimi de geçmek üzere, sizin de bu tarifi denemenizi öneririm.

Malzemeler:
200 gr. tereyağı
3 bardak un
l yumurta
l paket vanilya
l su bardağı toz şeker
750 gr. kadar mürdüm eriği
l çay kaşığı kabartma tozu
l çorba kasesi marmelat (ben portakal marmelatı kullandım)

Yapılışı:
Erikleri yıkayıp çekirdeklerini çıkartın ve sekize dilimleyip bir kenarda bekletin.Orta sertlikteki tereyağına önce unumuzu ilave edelim ve elimizle unla tereyağını bütünleştirmeye çalışalım.Önceleri kum gibi olan unlu tereyağ yoğurdukça bir müddet sonra bütünleşecektir.Bir yumurtayı, iki yemek kaşığı ayırdığımız şekerin kalanını, vanilyayı ve kabartma tozunu ilave edip yoğurma işlemine devam ediyoruz.Hamurumuz kıvamını alınca streçe sarıp en az yarım saat buzdolabında bekletiyoruz.İşlem sonrasında hamurdan portakal kadar ayırıp yine dolaba kaldırıyoruz ve kalanı kolay açılması ve yapışmaması için iki naylon arasında 1 cm kalınlığına açıyoruz.Bu ölçü 25 cm çapında tart kalıbının yan yüksekliklerini de kapsayacak kadar olmalıdır.Hamurumuzun üzerindeki naylonu alalım, tart kalıbımızı hamurun üzerine kapatalım ve hamurla beraber ters çevirelim.Hamurumuzu tart kalıbımızın tabanına ve kenarlarına düzgünce yerleştirelim, çatalla delikler açalım.180 derecede 15 dakika ön pişirme yapalım.Tart soğuduktan sonra tabanına marmelatı yayalım üzerlerine çeyrek dilimlenmiş erikleri kabuklu kısımları alta gelecek şekilde sık sık dizelim, üzerine kalan toz şekeri serpelim.Ayırdığımız hamuru rendeleyelim ve eriklerin üzerine serpiştirelim veya ince şeritler kesip kafes şeklinde süsleyelim.Yine 180 dercede 45 dakika kadar pişirelim.Ilıkken yanında dondurma ile servis yapalım.
Afiyet olsun...Denediğinizde yorumlarınızı bizimle paylaşır mısınız?

CAFEDERYA

CAFEDERYA
Tasarım pastalar,kurabiyeler, cupcakeler. Ayrıca Ev yapımı hamur işleri, tatlılar, mezeler, yöresel lezzetler...

Atam İzindeyiz

Atam İzindeyiz

Blogroll

free counters

Popüper Yazılar

Blog Arşivi

Yukarı