Yeni Yıl

16 Nisan 2013 Salı


 Denizden gelen bu lezzeti hala denemediniz mi? benden söylemesi.. Eğer midye sever biriyseniz tarifimi birebir uyguladığınızda bana hak vereceksiniz. Bu tarifim yıllarca Ankara'da  sakarya caddesinde  hizmet veren ama sonra kapanan Otlangaç'a.. ait. Öğle paydosunda eşimle sık sık gider burada midye tava yer dönerdik. Tarif  de onlardan. Ailece çok sevip sıkça yapmama rağmen buraya yazmamış olduğumu farkettim.

Midye Tava

1 paket ayıklanmış dondurulmuş iç midye
( Metro Gros marketten alıyorum)

Bulamaç harcı için:

2 yumurta
1 kutu bira
1 çorba kasesi un
Bir tutam tuz

Midyeleri bulamak için ayrıca 1 su bard. un, tuz

Hazırlanışı:

1- Tarator sosu tarife göre hazırlanır.
2-Midyeler ılık suda çözdürülür. süzgece alınır. fazla suyu varsa havlu kağıt üzerinde emdirilir. Pratik olması açısından dilerseniz çöp şişlere bu esnada dizebilirsiniz
3-1 bardak un yayvan bir tabağa alınır. içine az tuz atılıp karıştırılır.
3-Bulamaç malzemesi pütür kalmayana dek iyice çırpılır. 
4-Geniş bir tavaya sıvı yağ konur ısıtılır.
5- Midyeler tek tek önce una sonra bulamaca batırılıp çatalla alınarak yağa atılır ve her tarafı nar gibi kızartılır. Midyelerin birbirine yapışmaması için tavayı çok doldurmamak gerekir.  
  


Orijinal Tarator tarifi:

1 çay bard. ceviz içi
1/2 çay bard. ılık süt
1/2 limon suyu
4-5 dilim ekmek içi
2 diş sarımsak
Tuz karabiber
Hazırlanışı:
Tüm malzemeyi dişe değecek irilikte rondodan geçirin..  

Serviz tabağına taratoru, yanına da sıcak midye tavayı koyun, afiyetle yiyin..





10 Nisan 2013 Çarşamba

Yeni gün, size umutlarınızı, huzurunuzu, yüreğinizin hak ettiği güzellikleri getirsin..

 


Kıymalı Kabak dolması

Malzemeler:
5 adet sakız kabağı
250-300 gr.orta yağlı kıyma
1 kahve fincanı pirinç
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
1/2 demek kıyılmış dereotu
1 kahve fincanı Zeytinyağı(yarısını iç malzemeye yarısını üzerine kullanıyorum.)
2 tatlı kaşığı biber salçası (salçanın 1 kaşığını dolmaların üzerine sulandırarak kullanalım)
Tuz, karabiber, fesleğen 



Hazırlanışı:
Kabakların kabuğu kabak oyacağının tırtıklı kısmı ile temizlenir. içleri oyulup yıkanır. suyunun süzülmesi için ızgaraya ters çevrilir.
Tuz ve taze çekilmiş karabiberle içleri ovulur.
İç malzemesi için soğan ve sarımsak incecik doğranır. Bir kasede bütün malzemeler salça ile yoğrularak hafif suluca olacak şekilde hazırlanır. Tuz, fesleğen ve karabiber ile tatlandırılır en son dereotunun yarısı eklenerek çok sıkıştırmadan kabaklara doldurulur.
Yanyana tencereye dizilir. Kalan sıvı yağ, salça ve1 çay bard sıcak suyla karıştırılır.
Dolmaların üzerine gezdirilerek önce harlı sonra kısık ateşte kabaklar yumuşayana kadar pişirilir.
Servis yaparken kalan dereotu üzerine serpiştirilir.( ben dereotundan ayırmayı unutunca üzerlerine kullanamadım)

Not:
- Özellikle etli veya kıymalı yemeklerde yağ oranını oldukça düşük tutmaya çalışırım, bu yüzden kabak dolmasında da kullandığım yağ bize göre yeterli geliyor.
-Kabak, patlıcan gibi dolmaları hazırlarken tabanına çatalla delik açarsanız pişirme suyunu buradan alıp  piştiklerinde içleri kuru kuru olmaz.


   

30 Mart 2013 Cumartesi




Mutluluk Nerede?

İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş...hep şikayetçi hep bıkkınmış...Bir gün melekler mutluluğu
saklamaya karar vermişler
"Saklayalım,zor bulsunlar.Zor buldukları için belki kıymetini bilirler" diyerek başlamışlar
tartışmaya.Sorun büyükmüş.
Mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü.Kimisi "Everest'in tepesine saklayalım" demiş.Kimisi "Atlas
Okyanusu'nun dibine" demiş. Tac Mahal'in kubbesi , Mekke sokakları , İtalyan sofrası , bir
hastahanenin yeni doğan odası , dondurma külahı , şarap şişesi , sigara paketi , lale bahçesi...
Pek çok yer düşünmüşler ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş..
Derken meleklerden biri "içlerine saklıyalım" demiş."Kimsenin aklına gelmez içine bakmak" işte ogün
bugündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış...Hiçbir mutluluk kolay gelmiyor.Kolay kolay
gülmüyor insanın yüzü...Emekte ve insanın içinde saklı mutluluk.Ne başkasının ekmeğinde, ne
başkasının evinde, ne de başka birşeyde ..
Bu yüzden gözünüz hep içeride olsun Siz dışını boşverin, içine bakın...

İçinizdeki mutluluğu bulabilmeniz dileklerimle çok güzel geçsin haftanız...

25 Mart 2013 Pazartesi





Çok ama çok güzel geçsin haftanız..
Ucundan kıyısından azıcık soğuk olsada bence bahar geldi.Yavaştan yavaştan evler, bahçeler temizlenmeli (bakar mısın yine temizlik olayı ilk sıraya oturdu ) hem bedene hem ruha detox yapmalı .. Napııım sabah sabah güzel görselleri, güzel tarifleri olan blogları gezince böyle oldu.. 



21 Mart 2013 Perşembe





 Yoğurtlu buğdaylı kabak salatası

 Kabak salatasını buğdaylı yediniz mi? Yemedinizse lütfen deneyin inanın o kadar lezzetli oluyor ki anlatamam. Bunu Kaz dağlarında kaldığımız otelde tatmıştım ve içinde ne olduğunu sorduğumda aşurelik buğday olduğunu söylemişlerdi.. gerisi bildiğimiz süzme yoğurt çok az mayonez sarımsak dereotu ve cevizle yapılan kabak salatası.. 

 Püf noktası:
Buğdayı çok az su ile pişirin ve bu sudan bir miktar yoğurdun içine koyup çırparak salataya ilave edin 



 Yoğurtlu havuçlu kabak salatası 

Malzemeler

2 adet Havuç
2 adet kabak
2 diş sarımsak
1 kase süzme yoğurt
1/2  kase kadar iri dövülmüş ceviz
1 yemek kaşığı mayonez
2 yemek kaşığı tereyağ
Dereotu

 Hazırlanışı:
-Havuçları kazıyın sudan geçirin. Kabakların iki ucunu alıp kabuklarını bırakın ve yıkayın 
her ikisini rendenin  iri tarafından rendeleyin. 
-Tavaya tereyağını alın sebzeleri 5 dakika soteleyin tuzunu ekleyin ılınmaya bırakın diğer tarafta yoğurta mayonezi ve dövülmüş sarımsağı ilave edin kaşıkla krema görünümüne gelene kadar karıştırın. Ilıyan sebzeleri ve kıyılmış dereotunu yoğurtla birleştirin.İyice karıştırın. Servis etmeden hemen önce cevizi ekleyin ki salatanızı karartmasın. Üzerini kıyılmış dereotu ile süsleyin..  


18 Mart 2013 Pazartesi


Bu vatan uğruna kanlarını canlarını veren her bir şehitimizi ve baş komutan Atatürk' ümüzü saygıyla ve minnetle anıyoruz. Ruhunuz şad olsun, mekanınız cennet olsun..
Çanakkale şehitliğini görmeyeniniz varsa gidip kendi gözlerinizle görün orada yaşananlar, akan kanlar, verilen canlar ne içindi bilmeyenleriniz varsa hala öğrensin.Orada  yatanların Açlık ve sefalete rağmen onurlarını gururlarını satmadıklarını görürsünüz öncelikle. Allahın onlara verdiği nasıl bir vatan sevgisi ki hiç bir kuvvetin başedemediği insan üstü bir azim ve güçle kazanılmış.

12 Mart 2013 Salı


Tüm dostlara merhabalar,
 Çökerme kebabı, Bodrum'a ait yöresel bir lezzet. Araştırırken çökerme türküsünün de hikayesini hüzünlenerek okudum hem hikayeyi hem bu güzel kebap tarifini sizinle paylaşmak istedim. 

ÇÖKERTME TÜRKÜSÜ'NÜN GERÇEK HİKAYESİ

Çökertme türküsünün kahramanı olan Halil, babası tarafından Van ili , Erciş ilçesi, Bozüyük köyündedir. Ailenin büyükleri önce Van’dan İstanköy’ e gelir ve daha sonra da Bodrum Karabağ’da Bekiroğlu tepesine yerleşirler.

Halil’in babası, Demirci Ali usta burada bir çingene kızı ile evlenir ve Halil dünyaya gelir. Halil bir namus meselesinden dolayı kız kardeşini öldürdükten sonra kaçak gezmeye başlar. Sık sık İstanköy’e gitmektedir.

Bu gidişlerden birinde düğüne davet edilir. Düğünde iken Halil’i Rumlar ihbar ederler. Yakalatırlar. Sonuçta Halil yedi yıl hapis yatar. Bu olay üzerine Halil Rumlara diş bilemektedir. Hapisten çıkınca da onlara haşin davranır.

Böylece Rumlarla Halil arasında bir husumet doğar. Halil bu arada türküde ‘Çakır Gülsüm’ olarak adlandırılan Hafize adlı kadına ilgi duymaya başlar ve Halil ilk olarak Gülsüm’ ü Kara kaya’ da ki bir düğünden zorla kaçırır Gülsüm ve annesi ise o dönemde Bodrum’un yönetiminden sorumlu Çerkes Kaymakam olarak bilinen Ömer Lütfi Bey’in evinde hizmetkarlık yapmaktadır.

Türküde adı geçen İbrahim Çavuş, kolculardandır ve Çakır Gülsüm’ ün ilk kocasıdır. Arkadaş olmaları sebebiyle Halil’i devamlı kollamaktadır. Halil ikinci olarak Gülsüm’ ü , Dertlinin Ali’nin Karabağdaki evinden alarak dağa kaldırır.

Yalıkavak karşısındaki Güdürde bir in bulur ve Gülsüm’ le burada yaşamaya başlar. Bu olaylara kızan kaymakam Ömer Lütfi Bey , Halil’in üzerine Selam oğlu adlı bir kişiyi gönderir. Selam oğlu Halil’i bulur fakat önceden tanıştıkları için kaymakam konusunda Halil’i uyarır.

Halil uyarıları dinleyerek buradan kaçar ve Gülsüm’ le birlikte Yalıkavak yakınındaki Çökertmeye gelir. Amacı bir kayıkla adalara kaçmakdır. Rum gemicilerden ‘Kosta Paho’ ( Kos’lu İstanköylü Paho) ile anlaşır. hikayenin devamı burada 



Çökertme kebabını,  kibrit çöpü yani jülyen veya bu usulde  hazırlamayı seviyorum ve böyle daha çok seviyoruz siz nasıl arzu ederseniz öyle yapın.


 Malzemeler: 4 kişilik

750 gr. bonfile (şeritler halinde doğranmış)
5 adet irice sarı patates
1 kase yağlı yoğurt
1 su bard. kızartmak için sıvıyağ
1 kibrit kutusu kadar tereyağ

Marine sosu için:
2 diş ezilmiş sarımsak
1 fincan zeytinyağı
Taze kekik, tuz, karabiber, 




Hazırlanışı:

Etler bir kapta marine edilecek malzemeyle harmanlanıp üzeri kapatılarak en az 30 dakika bekletilir. 
-Tavaya alınarak her tarafı kızartılır, yumuşayana kadar pişirilir. sıcak olarak bekletilir.
-Patatesler rendenin iri tarafında rendelenir ve kararmamaları için su dolu bir kaseye aktarılır. 
-İşlem sonunda rende patateseler süzgece alınarak nişastası gidinceye kadar musluk altında iyice yıkanıır ve süzdürülür. gerekirse elle patateslerin üzerine bastırarak fazla suyunu alınır.
-Derin bir tavaya sıvıyağ konur ve ısıtılır patatesten birer tutam olarak yağa bırakılır,ardından hemen yapışmaması için ayrıştırılır. (patateseleri aralıklarla yağa koymak yağın soğumaması için ve birbirine yapışmaması açısından çok önemli  bir püf noktası) kızaran patatesler önce kağıt havlu üzerine sonra sıcak bir tabağa alınır.( tabağınızı pratik yoldan ıstmanız için bir tavayı önce ısıtıp ocağın altını kapatın ve içine kullanacağınız tabağı koyup kapakla üzerini örtünüz 5 dakika kadar bekletiniz, tabağınız bu sürede ısınacaktır kebaplarda sıcak tabak kullanılır.) 
-Kızartma işlemi bitince patateslerin üzerine oda sıcaklığında beklettiğiniz yoğurt gezdirilir. Onun üzerine etler yerleştirilir. ve en son etleri pişirdiğiniz tavada bir miktar tereyağı ekleyerek pul biberle kızdırılır ve kebabın üzerine gezdirilir. Dilerseniz közlenmiş biber ve domatesle servis yapılır.






8 Mart 2013 Cuma


4 Mart 2013 Pazartesi





Bu tarifimiz sevgili Aylinden  tam bir tatlı canavarı kendi deyimiyle.. Yaptığı tatlılar da insanı baştan çıkaran cinsten gerçektende ..Bu cheescakeyi mutlaka denemenizi öneririm içindeki portakal kabuğu ve çikolata rendesi ve üzerindeki portakllı pelte cheescake e olağan üstü bir aroma katmış..






malzemeler
·                     1 paket burçak bisküvi
·                     1 paket yulaflı bisküvi
·                     75 gr. margarin
krema için
·                     1 paket labne peynir
·                     1 paket krem peynir
·                     2 adet yumurta
·                     1 paket vanilin
·                     1 su bardağı tozşeker
·                     2 yemek kaşığı portakal suyu
·                     1 portakal kabuğu rendesi
·                     40 gr. bitter çikolata (rendelenmiş)
peltesi için
·                     2 portakal suyu
·                     1 su bardağı su
·                     3 yemek kaşığı nişasta
·                     3 yemek kaşığı tozşeker
yapılışı
·                     alt taban için bisküviler toz haline getirilip erimiş margarinle karıştırılır yağlanmış kelepçeli kalıbın tabanına döşenir elle düzleştirilir
·                     krema hazırlanana kadar bisküvili taban buzluğa kaldırılır.













·                     ayrı bir kapta peynirler,tozşeker vanilin güzelce çırpılır
·                     portakal kabuğu rendesi ve suyu eklenir karıştırılır.
·                     yumurtalar tek tek eklenip çırpılır(fazla çırpmamaya özen gösterinki pişerken çatlama olmasın)
·                     en son rendelenmiş çikolatalar eklenir karıştırılır.
·                     peynirli karışım bisküvili taban üzerine dökülüp 180 derece önceden ısıtılmış fırında 35-40 dakika kadar pişirilir.












·                     pişen kek fırın içinde soğutulur.
·                     peltesi için malzemeler bir tencereye alınıp karıştıra karıştıra pişirilir soğutulur.
·                     soğuyan pelte cheesecake üzerine dökülüp buzdolabında bir gece bekledikten sonra servis edilir.


Not : Yaptığım tek hata pelteyi biraz fazla pişirmiş olmam, .



1 Mart 2013 Cuma




Evde bulunan bir paket çin yufkasını da bu şekilde hazırladım denemenizi öneririm. Ortaya harika bir lezzet çıkıyor.

 Malzemeler:

250 gr. kıyma
Çin lahanası ya da marulu, çok ince kıyılmış ( bunun yerine pırasa veya lahana da olabilir)
1 su bard. mantar (ince kıyılmış)
taze soğan (ince kıyılmış) ben koymadım.
Tuz, karabiber, 
2 yemek kaşığı soya sosu
30 adet çin yufkası

Hazırlanışı :

-Tavaya sıvıyağı koyun, sırayla kıymayı, kıyılmış çin marulunu, mantarı, soğanı ekleyip kavurun.
Soya sosunu ve karabiberi ilave edin, tuzunu mutlaka kontrol ederek ilave edin zira soya sosu oldukça tuzludur.
-Çin yufkanız buzluktaysa paketinden çıkartıp teker teker sudan geçirip iki havlu kağıt arasında yumuşatın aynı zamanda da suyunu da almış olun.
 -Soğuyan içten her yufkanın ortasına koyup iki parmağınızla pliler şeklinde ağzını yapıştırın gerekirse elinizle yufkaların ağız kısmını ıslatın. bir tavaya tereyağ koyun mantıları yanyana dizin arkalı önlü kızartın sonra az miktar sıcak su ekleyerek pişmelerini sağlayın veya varsa özel bambu sepetiyle buharda pişirin . 

Not: ben normal tavada yazdığım gibi pişirdim. Dileyen yanına yoğurt koyup yedi.     







CAFEDERYA

CAFEDERYA
Tasarım pastalar,kurabiyeler, cupcakeler. Ayrıca Ev yapımı hamur işleri, tatlılar, mezeler, yöresel lezzetler...

Atam İzindeyiz

Atam İzindeyiz

Blogroll

free counters

Popüper Yazılar

Blog Arşivi

Yukarı