Yeni Yıl

24 Eylül 2012 Pazartesi

       Nihayet tatilden döndük demiştim. Nasılsınız bakalım? Hepiniz iyisinizdir umarım...Tatil güzeldi, bu tatil daha çok gezme yeme içme tatili oldu.. Giderken yol uzun diye Bursa da bir gece konakladık. Konaklamaktaki esas amacımız Ömür AKKOR'un yakın zamanda faaliyete geçirdiği restorantı Bademiçi nde, güzel lezzetlerinden tatmaktı. Bursa'ya gitmeden günler öncesinden kızlar Twitter'dan Ömür Bey ile irtibat kurdular, herşey planladığımız gibi oldu ve gerçekten de muhteşem lezzetleri tattık. Sağolsun kendisi de orada olacağını söylemişti.  Akşam saatlerinde gözümüz dönmüş tıkınırken cep telefonu ve fotoğraf makinası ile çekilen resimleri ayırt etmeden burada paylaşalım istedik.










Çini tabaklar, restorandaki duvarlara dekorasyon olarak çok hoş bir hava katmış.  







Not:. Kendi sitesindeki bazı fotoları da burada paylaştık.
                                                      




                                                      


                           Humus, Muhammara, Altı cacıklı arap köftesi, Kuru dolma, Zahter salatası, 


                                       

                                                    Ezmeli kebap





              
                                                             Cennet çamuru


                                               
                                                           Elmalı baklava                                                 




                                                               
                                                                   Humus-u ala


                                   
                                                            Firik pilavlı kaburga








Humus üzerinde pancar ve salatalık turşusu, domates, roka, dereotu vardı nefis bir lezzete sahipti  Vallahi ne yalan söyleyim midemiz doydu gözümüz doymadı desem yeridir.




                                              Patlıcan salatası tam kıvamındaydı.






                                                          Cacıklı arap köfteyi ilk defa tattım, yoğurtla köfte ne de çok yakışmış.

                                        


                                                  Semsek oldukça lezzetliydi.  





                                               Yine bunları takiben muhteşem lezzette kuru biber patlıcan dolması ve minik  lahmacunlar geldi.






İçecek olarak,  içinde elma, portakal taze nane yanılmıyorsam soda ve şu an hatırlayamadığım birkaç meyveden oluşan çok hoş bir aromaya sahip içecekti. İçtikçe daha da hoşumuza gitti. Bu lezzetli yemeklerin arasında hazım için bence çok yerinde bir içecek olmuş.












                                                            
                                                                          Ali nazik





 
                                                           Ezmeli Kebap 







                                                                         Elmalı baklava






                                                                    Pannacotta




                              
                                                                 



                                                                      Limonlu Sufle






                                                 

                                                        Cennet çamuru




 GURME Şarküteri:

Giriş kattaki şarküteri titiz bir şekilde çok güzel düzenlenmiş, farklı marka ve çeşitte yüzlerce ürünlerle göz dolduruyordu. Birkaç çeşit peynir ve özellikle tavuk, et ve yemeklere kullanılan toz çeşnilerden ve minik hediyelik zeytinyağlardan aldık.













                       





Sağolsun Ömür Şef, bizim için o akşam orada olmaya çalışacağını söylemişti. Birlikte bir hatıra fotoğrafımız olsun istedik.































M. Ömür Akkor, Bursa mutfağının unutulmuş yemeklerinin yer aldığı bir de kitap çıkarmış. Bursa mutfağı isimli kitabı tabiki aldım. İçinde Bursa mutfağının unutulmaya yüz tutmuş bir çok tarif var. Hamur işlerinden  sebzelerden, yabani otlardan etlilerden, tatlılardan oluşan  yöresel tariflerle dolu dolu bir kitap. bizzat denenmiş ve fotoğraflanmış.   


İşte böyle enfes bir Bursa hatırası oldu bizim için Bademiçi. Bursa'ya yolunuz düşerse Bademiçi'ne uğramadan ayrılmayın.

19 Eylül 2012 Çarşamba




-->

     Bu tarifi raporlu olduğum günlerde  ''Soframız'' pragramından not almıştım.Yanılmıyorsam Malatya yöresine aitmiş.  İnternette araştırmalarımda  genelde hep malhıta çorbasına rastladım. Biraz sulu pilav tarzında pişirilen bu haliyle bizim çok hoşumuza gitti. Kişnişin kızdırılmış tereyağla yemek üzerinde bıraktığı lezzete şahit olduk denemenizi israrla öneririm. Bence tereddüsüz yaplabilecek bir davet yemeği..



MALHITA

Malzemeler:
1 su bard. yeşil mercimek
1 su bard. kırık buğday
500 gr. Kuzu/dana eti
1 kuru soğan
2 yemek kaşığı tereyağ

Üzeri için:
3 yemek kaşığı tereyağ
1 çay kaşığı kişniş

Hazırlanışı:

Bir gece öncesinden mercimek suğuk suyla, buğday ise bir taşım kaynatılarak  bekletilir.
Etler bir tencerede 2 yemek kaşığı tereyağda kavrulur.
Yemeklik doğranan soğan ilave edilerek biraz daha kavrulur, tuz taze çekilmiş karabiber ve birkaç kez suyu değiştirilen mercimek eklenir.
Üzerini geçecek kadar sıcak su ilave edilerek pişirilir.
Daha önceden ıslatılan buğdaylar muhtemelen biraz  şişmiş olacaklardır, etli mercimeğin üzerine ilave edilir yumuşayana kadar pişirilir gerekirse sıcak su eklenir.
Hafif sulu kalacak şekilde geniş bir servis tabağına alınan malhıtanın üzerine kızdırılmış tereyağlı kişniş gezdirilir sıcak servis yapılır.

13 Eylül 2012 Perşembe


Tatilden döndük sevgili okuyucular, nasılsınız bakalım? ben bloğa yazamadım ama bloglarınızı takip ettim bilesiniz. bloğu olmadığı halde beni takip eden değerli okuyucularımı da zaten yakından biliyorum görüyorum veya haberlerini alıyorum..sessiz okuyucularıma da hiç unutmadan çok teşekkür ediyorum.  Tatil fotolarının bir kısmı hatta büyük bir kısmı henüz düzenlenemedi.. hazır olur olmaz onlara sıra gelecek. Bu arada tatil öncesi çok sevdiğimiz dostlarla bir çay sofrasını paylaşmıştık hadi gelin birlikte baklalım .. 

    Sevgili İzgün, Ankara' dayken çocukları ve annesiyle bize geldiler. Şirin mi şirin oğlu Denizle, artık genç bir kız edasına yavaş yavaş girmeye başlayan Nehir, bizim bızdık oğlan Can' la bahçede çok güzel vakit geçirdiler. Bu sefer annesiyle de tanışmak kısmet oldu, her ikisi de çok tatlı insanlar. Aslında görüşmediğimiz zamandakileri çok fazla paylaşamasak da güzel bir gün geçirdik. Umarım onlarda bizim kadar keyif almışlardır. Ziyaretleri çok sıcak günlere denk geldiği için onlara çok ağır olmayan bir mönü hazırladık.  









Masamızdakiler:
Çin böreği
Peynirli poğaçalar                   
Köz Patlıcan salatası                
Yaprak sarması  (Beypazarı usulü )             
Maş fasulyesi salatası       
Vişne suyu + limonata +çay ( ev yapımı)     
Frambuazlı pasta 




Frambuazlı pastamızın orijinal tarifi Cafe Fernandonun ahududulu  fıstıklı tart tarifiydi . Tartı aynen uygulayacak gerekli zamanı bulamayınca yerine evde hazırda bulunan pasta tabanı kullanıverdik...Kekin kenarlarına kremayı bile ağır olur düşüncesiyle kullanmadık keşke kullansaymışız, gördüğünüz gibi öylece bıraktık. File fıstık yerine de evde yeni aldığım toz fıstıkları kullandık. (bilmeyenler de çok tutumluyum zannedecek) Sonuçta ortaya karışık bir tarif çıkıverdi. iç kreması ve frambuazla çok hafif ve lezzetli bir pastamız oldu..

Not: Üzerine parklılık vermesi için bir paket tart jöle kullanıldı. Allah için görüntü daha da hoş  oldu..


Çin Böreği:





       Böreği, İclal arkadaşımız bloğu Evcilik' te çok methetmişti denemek istedim, iyiki de denemişim. Hazırlarken  tahinin nasıl bir tat vereceği tereddütünü de yaşamadım değil ama sonuçta harika bir lezzet oldu inanın. İclal'in  bloğunda övdüğü kadar varmış yedik gördük. Kendisine çok teşekkür ederim. Bu böreği denemenizi öneririm.

Not: 
Bazı bloglarda, başka bir arkadaşın tarifini alarak ufak tefek değişiklikler yaparak aynen yazdıklarını görüyorum. Bu benim kişilik yapıma çok aykırı bir durum. Böyle tarifleri denediğimde alıntı yaptığım arkadaşın linkini vererek yayınlamaktanda hiç mi hiç gocunmuyorum, aksine çok hoşuma gidiyor. Böyle bir şey yaparsam önce kendime saygım olmaz. Bunu belirtmek istememin nedeni yine bir tarif için araştırma yaparken böyle bir olaya tanık olmamdı. yazmak istedim..



Malzemeler:
 6 adet taze yufka

Harcı için:

1 çay bardağı tahin
1 çay bardağı sıvıyağ
1 şişe soda

Ara harcı:

300 gr.kıyma 2 baş kurusoğan
1 büyük patates
birer çay kaşığı tuz +karabiber+pulbiber+kimyon


Hazırlanışı:

Sıvıyağ+tahin+soda karıştırılır..
Kıyma soğanla beraber kavrulur.Baharatlar da karıştırıldıktan sonra ocaktan alınır ve içerisine çiğ patates rendelenir..
Bir yufka serilir üzerine tahinli harçtan yayılır ve 2.yufka üzerine sürülür..Tekrar tahin sürülüp 3.yufka da serilir ve 16'ya bölünüp arasına kıymalı harçtan konularak sigara böreği gibi sarılır..


Not: Ben yufkaları ikişer ikişer grupladım, görüldüğü gibi gayet iyi oldular.

24 Ağustos 2012 Cuma























Birazcık tatil yapalım bizde değil mi ? Gidenler döndü biz bu mevsime kaldık, Rotamız Cunda Adası.. Umarım güzel bir tatil yaparız. Gittiğimiz yerlerden fırsat buldukça güzellikleri paylaşmaya çalışacağız ( kızlar söz verdiler) Sevgiyle afiyetle kalın efendim.. 

22 Ağustos 2012 Çarşamba

  • 22 Ağustos 2012 Çarşamba
  • 3 yorum


















    Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, gözyaşının dökülmediği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice bayramlara...

16 Ağustos 2012 Perşembe






Tarif  Cafe fernando' nun yazarı sevgili Cenk e ait.. Ölçüleri  iki ayrı davetimiz için 2 katı kullandım.

MAŞ FASULYE PİYAZI TARİFİ
4 kişilik

  Malzemeler 
1 su bardağı (215 gram) maş fasulyesi (kuru ağırlık)
1 demet taze soğan (300 gram), temizlenmiş ve ince doğranmış olarak yaklaşık 1 su bardağı
Yarım demet taze nane, temizlenmiş ve ince doğranmış olarak yaklaşık yarım su bardağı
Yarım su bardağı zeytinyağı
3 çorba kaşığı üzüm sirkesi
Yarım çay kaşığı deniz tuzu
2 adet haşlanmış yumurta (ben hava çok sıcak olduğu için kullanmadım)
16 adet siyah zeytin (kullanmadım)

 Yapılışı
Bir gece önceden maş fasulyelerini ılık su dolu bir kaba koyup bekletin. Ertesi sabah suyun altından geçirip durulayın.
Büyük boy bir tencere dolusu suyu kaynatıp maş fasulyelerini ekleyin ve 10 dakika boyunca kaynattıktan sonra süzün.
Ardından süzdüğünüz fasulyeleri tekrar büyük boy bir tencere dolusu kaynar suda bu defa 7 dakika daha haşlayın ve tekrar durulayıp süzün.
Fasulyelerin iyice kuruduğuna emin olduktan sonra büyük boy bir kapta soğan, nane, zeytinyağı, sirke ve tuzla karıştırıp servis tabağınıza aktarın.
Haşlanmış yumurtaları ortadan ikiye kesin ve zeytinlerle birlikte piyazın üzerine yerleştirin.


Not: Cenk'in tavsiyelerine uyarak denediğimde maş faulyelerinin bembeyaz  olduğunu gördüm gerçekten. Akşamdan ıslattığımda çok yumuşamışlardı ertesi gün 10' ar dakikadandaha az  iki kere haşlamam yeterli oldu..

13 Ağustos 2012 Pazartesi



İftar sofrasının gözdelerinden birisiydi kendiler..










      Pancar terinini, Anna Olson' un programında izleyip not almıştım. Bunu daha önce çok yapmış olmama rağmen fotoğraflayamamıştım çok hoş bir tadı ve görüntüsü oluyor. Farklı görüntüde ve farklı malzemelerle çok rahat uygulanabilir. .

                                   

 

 Malzemeler: ( 8 kişilik)

1 kg. kırmızı iri pancar
1 yemek kaşığı şeker
1 yemek kaşığı tuz
1 yemek kaşığı su ve sirke

Dolgu malzemesi:

1 paket labne peyniri
1/2 kg. tatlı lor
Taze nane yaprakları ( ince kıyılmış)
taze soğan yaprakları( ben kullanmadım)
1 adet limon kabuğu rendesi 
Tuz, karabiber

Hazırlanışı:

-Pancarların kabukları soyulur ve su sirke tuz ve şekerle yumuşayana kadar pişirilir. soğuk sudan geçirilir.
-Çok incecik dilimlere ayrılır. Bu işi sağolsun Derya benim üstlendi. 
-Diğer tarafta dolgu malzemelerini karıştırıp üzeri kapalı olarak buzdolapta bekletilir. 
-Kalıplar fırça yardımıyla çok az yağlanır. Bu iş için spray yağ kullanabilirsiniz. .
-İnce pancar dilimleriyle kalıpların kenarları ve tabanı kapatılır.

















 

İçleri dolgu malzemesiyle doldurulur.


- Üzeri de pancar dilimiyle kapatılır
-Dolapta servis zamanına kadar bekletilir. 
-Dikkatlice servis tabaklarına ters çevrilir. İlk etapta çıkmayacak gibi olsada bıçak sapı ile tık tık tabanına vurursanız kolayca çıkacaktır veya streç film sererek bu işi garantiye alın . 
Taze nane yaprağı veya salatalık dilimi ile süsleyin. 

10 Ağustos 2012 Cuma

     

       İftar davetlerimizi yoğun iş tempomuz nedeniyle ancak hafta sonları yapabiliyoruz  Geçen hafta sonu cumartesi ve pazar akşamı sevdiklerimizle birlikte paylaştık bu güzel iftar sofralarımızı..Biraz farklılıkla birbirine yakın iki mönü hazırladım.
       Sultan Reşat pilavı, iftarın ana yemeklerinden biriydi. Özellikle köftelerin sosundaki ekşi elma rendesinin sosa kattığı lezzet çok beğenildi. Pilavın içine koyduğum fıstıkları  da bairaz fazla kavurarak daha bir kokusunun yoğun olmasını sağladım . Bence çok güzel bir davet yemeği seçeneği..

 Mönüde olanlar:

Kayseri Mantısı
Sultan Reşat Pilavı
Köz patlıcan salatası
Maş fasulyesi salatası
Karışık turşu
Tahinli kıymalı börek
İftariyelikler

Çoban salata
Lorlu labneli Kırmızı pancar terini
Limonata (ev yapımı)
Vişne suyu (ev yapımı)
Tatlı + Dondurma




                                             

                                             







                                                 

                                                     

Tarifleri sırayla ekleyeceğim , burada olun olur mu? Güzel geçsin hafta sonunuz..



Sultan Reşat pilavı

Malzemeler: (10 kişilik)

Pilav için:
 3 su bard.Pirinç
1 çay bard. dolmalık fıstık
1 çay bard. kuş üzümü
Yenibahar, tuz,
1 tatlı kaşığı limon suyu
6 su bard.sıcak su
3 yemek kaşığı tereyağ (1 kaşığı üzerine konacak)

Köftesi için:
750 gr orta yağlı dana kıyma
1 iri soğan ( incecik kıyılmış)
tuz, köfte baharı
1 çay bard. kadar un( köfteleri bulamak için)
1 yumurta
Kızartmak için sıvı yağ

Sosu için: 
2 iri domates ( kabuğu soyulmuş, minik doğranmış)
1 yemek kaşığı salça ( /2 çay bard su ile sulandırın)
3 diş sarımsak( incecik kıyılacak)
1 adet ekşi elma ( soyulup rendelenecek)
1 yemek kaşığı ketçap
tuz, karabiber,
1 yemek kaşığı sıvı yağ


Hazırlanışı: 
Köfte için un hariç diğer malzemeler yoğrulur misketten az büyük köfteler yuvarlanır. Un serpilmiş bir tepsiye alınarak köftelerin her tarafının unlanması sağlanır dolaba kaldırılır.

Sos için sırasıyla domates ve salça yağda kavrulur. İçine ekşi elma rendesi ve ketçap eklenir, tuzu karabiberi ayarlanır bir kaç dakika daha ocakta tutulup kenara alınır.
Kuş üzümü ayıklanıp şişmeleri için ılık suya konur.

Pilav için tereyağ tencereye konur fıstıklar kavrulur. Pirinç nişastası gidinceye kadar musluk altında yıkanır. tencereye eklenir şeffaflaşıncaya kadar kavrulur.sıcak su, limon suyu, küş üzümü ve tuz eklenerek kısık ateşte pişirilir.Pirincin cinsine göre sıcak su eklenebilir.
Pirinçler tane tane olduğunda üzerine bir kaşık tereyağ küçük küçük parçalar halinde konur.
Üzerine kağıt havlu kapatılarak demlenmeye bırakılır.

Geniş ve derince tavaya sıvıyağ konarak ısıtılır köfteler azar azar kızartılarak kağıt havlu üzerine alınır.
Pilav tahta bir kaşıkla harmanlanarak her tarafı yağlanmış bir kek kalıbına doldurulur kaşıkla hafifçe bastırılır daha sonra dikkatlice serviz tabağına ters çevrilir. Ortasındaki boşluğa kızatılan köfteler konur.
Köftelerin üzerine daha önce hazırladığınız sosdan gezdilerek sıcak servis edilir. 


9 Ağustos 2012 Perşembe



Bu tarifte yine Kayseri'den..

Ağlayan Kek ( bana göre nefis çikolatalı browni tadındaydı)

Malzemeler:
3 yumurta
2 kahve fincanı toz şeker
1 kahve fincanı süt
3 kahve fincanı un
2 yemek kaşığı kakao
2 su bard. süt  üzeri için

 Ara malzemesi:
 1 paket krem şanti

Üst malzemesi:
Hazır çikolata sosu

Hazırlanışı:

Tüm malzemeleri mikserin ucuyla iyice çırpın,
Yağlanmış kare borcama malzemeyi döküp yayın 175 derecede pişirin. kürdanla kontrol edin. Ilıdığında( ilk sıcaklığı geçince) 2 su bard. soğuk sütü üzerine gezdirerek keki ıslatın.
Krem şantiyi üzerindeki tarife göre sütle çırpıp hazırlayın,  üzerine yayın.
 en üste hazır çikolata sosu gezdirin.
2 saat buzdolabında bekletin kare dilimlere keserek servis yapın.








Bademli tel şehriyeli pirinç pilavı

Yine bu tarifimde eski tarif defterimden iftar davetimde yapmıştım fotoğraflar akşam üzeri çok net olmadı ama bunu denemenizi öneririm hatta şekilli kek kalıbında hazırlayıp servis tabağına ters çevirdiğinizde daha da hoş görünecektir.

Malzemeler:( 8 kişilik)

2 su bard baldo pirinç
4 su bard. tavuk suyu/su
1 su bard çiğ badem
1 su bard. tel şehriye
2 yemek kaşığı tereyağ

Hazırlanışı:
Bademler sıcak suda yarım saat ıslatılıp kabukları soyulur tavada kavrulur bir kenara alınır.

Pirinç, nişastalı suyu gidene kadar yıkanır süzülür.
Pilav tenceresinde tereyağ eritilir. Tel şehriyeler eklenip kavrulur, pirinçler eklenir birlikte şeffaflaşana kadar kavrulur.
4 bard. sıcak tavuk suyu/su ilave edilir, tuzu ayarlanır pilav pişirilir gerekirse sıcak su ilave edilir.suyunu çekince 15-20 dakika dinlendirilir
Bu arada kalıbın iç kısmına fırça ile margarin sürerek bademler yerleştirilir.Üzerine yavaşça dinlenmiş olan pilav serilir kaşığın tersiyle bastırılır. Dikkatlice servis tabağına ters çevrilir. 

CAFEDERYA

CAFEDERYA
Tasarım pastalar,kurabiyeler, cupcakeler. Ayrıca Ev yapımı hamur işleri, tatlılar, mezeler, yöresel lezzetler...

Atam İzindeyiz

Atam İzindeyiz

Blogroll

free counters

Popüper Yazılar

Blog Arşivi

Yukarı