Yeni Yıl

6 Nisan 2011 Çarşamba

Nihayet Can için bebek mevlüdünü geçen hafta sonu okuyabildik. Aslında mart ayında okutmayı planlamama rağmen hem benim yoğun iş tempomdan hem de gelmeyi arzu eden eş dostun durumlarını göz önüne alarak nisanın ilk haftasına ayarlamak mümkün oldu. herşey tek kelime ile çok güzel ve arzu ettiğimiz şekilde planlandı ve gönlümüze göre de oldu.

Her gün düzenli bir şekilde  uyuyan Can, o gün sabahtan hiç uyumadı iyi mi. Annesi iki kez uyutup odasına götürdü bebefonu ayarladı ama o hep sanki yanımızda olmak istercesine ağladı ve her defasında yanımıza getirdik.



 Yasin okunurken de sezsiz bir şekilde dinledi ve sonrasında ana kucağında o kalabalıkta saatlerce annesinin yanında uyudu kuzucuğum, binkere maşallah . Salonum çok büyük olmadığı için  misafirlerimiz yakın dostlarımızdı .
 Önceden hazırladığımız bebek kurabiyeleri tabi yine Derya'cığıma ait.
















Patatesli ay çörekleri sevgili kuzenim Gülseren e ait.  O kadar lezzetli olmuşlar ki kelimelerle anlatılmaz.


İçli köfteler tabiki çok beğenerek sipariş verdiğim adrese ait. Evde zaten artık ellerimden dolayı yapamıyorum ve de uğraştığına değmeyecek bir ücrette. 

















Renkli patates topları patates+ kaşar+ tuz+ karabiber karışımı ile hazırlandı ve farklı malzemelere( çörek otu, haşhaş, tatlı toz kırmızı biber, kıyılmış maydonoz) bulandı. bunları renkli kürdanlarla servis etmeyi düşünmüştüm fakat kızlar da kağıt kapsüllerle sunumun daha pratik olacağı söyleyince böyle servise hazırladık. gerçektende daha iyi oldu.


Yoğurtlu fındıklı Kabak+ havuç Salatası  tek kişilik minik porselen tabaklarla sunuldu. Böylece servis tabaklarında o hiç hoşlanmadığım ıslaklık ve bulaşık izleri olmadı..






İlk kez denediğim çilekli pastanın tarifi Binbir çeşni bloğunun sahibi sevgili Saliha' cığııma ait. çok beğeni topladı ve herkes tarifini istedi. çok teşekkür ederim sevgili arkadaşım. iyi ki denemişim. İçindeki etimekler, sıcak sütle ıslatılmış olmasından dolayı normal pasta keki kadar lezzetliydi. Saliha, üzerine muz dilimleri koymuş biz çileği tercih ettik. tarifte olmamasına rağmen ara katın birisine ben iki su bardağı dövülmüş ve
kavrulmuş ceviz ilave ettim. Pastanın dilimlenmiş halini çekmek ne yazık ki mümkün olamadı.






Mevlüt şekeri yerine renkli iri bademlerden ikram edildi. 





Nefis Elmalı kurabiyeler (yakın çekim almayı unutmuşuz)










30 Mart 2011 Çarşamba

Makaron, rengarenk görüntüsüyle damakta bıraktığı o nefis tadıyla ve arasındaki kremasıyla tabi ki birde etek fırfırlarıyla hep dikkatimi çeken bir kurabiye oldu. Uzun süredir makaron yapmak niyetiyle kendi çapımda araştırmalarım devam ediyordu. Ayrıca bizim evde çok sevilen  bir kurabiye olunca her seferinde tane hesabıyla satın almak pahalıya patlamaya başladı açıkcası..
 Geçenlerde kızımı ziyarete gelen sevgili İzgün hanım da kendi yaptığı makaronlardan hediye getirince artık benimde bunu deneme vaktim gelmişti. Sevgili İzgün' e buradan çok çok teşekkür ederiz. Bunlar İzgün hanımın getirdiği fıstıklı makaronlar..
















Bulduğum bilgiler; makaronun  ünlü pastane Laduree'nin sahibinin kuzeni Pierre Desfontaines 1930'lu yıllarda bedem tozundan yaptığı iki ince kurabiyenin arasına krema koyup yapıştırmasıyla meydana geldiği yönünde.

Bunlar Kendi ürettiği farklı aromalardaki makaronlar,


















Pierre Herme.de makaronlarıyla ünlü bir pastane.

Ayrıca makaron, Fransızların en ünlü ve özel hediyelik kurabiyeleriymiş




Pierre Herme nin kendi üerimi olan hediyelik makaronları.. Ne kadar güzeller değil mi?

Makaronun temel malzemesi :
Yumurta, badem unu ve pudra şekerinden oluşuyor. İçleri de çeşitli aromalarla tatlandırılmış krema ile dolduruluyor. Badem unu yerine fındık, fıstık da kullanılabiliyor.. Ayrıca renklendirilerek apayrı bir şıklık katılıyor.

Yapılış aşamasındaki genel kural:

- Oda ısısındaki yumurta beyazları bir çimdik tuz ilavesiyle çırpıcı ile çırpılıyor. Azar azar toz şeker konuyor.  parlak ve pürüzsüz bir kıvama gelene kadar yeniden çırpılıyor.

-Badem unu, bademlerin robotta iyice öğütülmesiyle elde ediliyor.

-Pudra şekeri ile  belirtilen oranlarda harmanlanıp en az iki veya üç aşamada mutfak robotunda inceltiliyor. harmanlanıyor.
- Farklı bir aroma konacaksa bu aşamada konmalı.
-Pudra şekerli badem unu, spatulla alttan üste aynı yönde karıştırılmak suretiyle hamuru oluşturuluyor.

-Pişirme kağıdı serili tepsilere aralıklı olarak sıkma torbası ile sıkılıyor tepsiler yere bir kaç kez vurularak   varsa hava kabarcıkları çıkartılıyor.

-En az yarım saat bekletiliyor, bu aşama üzerlerinin hafifçe kabuk bağlaması için önemli ve gerekli. Bu süre değişebiliyor.

 -175 derece de önceden ısıtılmış fırında orta rafta bir tepsi olarak 10 -12 dakika kadar pişiriliyor.  Soğumaya bırakılıyor ve yavaşça kağıdından kaldırılıyor.

-Daha önce hazırlanan krema iki kurabiye arasına sürülerek birbirine yapıştırılıyor.

- Buzdolabında 10 güne kadar muhafaza edilebiliyor.

 Ben deneme amaçlı olacağı için evde bulunan fındıkla yaptım. Fındığı robotta kum tanesi iriliğinde oluncaya kadar çektim. Zaten yağını bırakmaya başladığı için robot zorlandığından malzemeyi bir kenara alıp öyle ölçtüm . Diğer tarafta pudra şekerini de ölçüp iki malzemeyi harmanlayarak üç seferde robota aldım ve un haline gelene kadar ikisini birlikte tekrar robotta çektim. Sonra bir kaseye alarak  havalandırdım.
Devamında yukarda belirtilen aşamaları dikkatle uyguladım.


Not.
 Öncelikle İzgün hanım'ın ve sevgili Zinnur un makaron notları çok işime yaradı. Buradan her ikisine de çok teşekkür ediyorum..
-Sıkma işlemini biraz ayarlayamadık ve kurabiyeleri birbirine oldukça yakın sıkmışız, buna rağmen çok yapışık olmadılar ama çok da düzgün olamadılar.
-Mutfak tartım olmadığı için ölçüleri fincana veya bardağa uyarladım.Tek göze batan şey pudra şekerinin biraz daha yoğun olmasıydı .
-Ara kremasında kullandığım sıvı kremayı kaynama noktasından biraz fazla tutunca pudra şekerini bir kaşık artırmak zorunda hissettim tereyağını ilave edip çırptım ve bir süre buzdolbında tuttum.

Sonuçta:
Hazır makaronlara göre;

-Tadı oldukça fazla geldi.
-İçleri daha boş olmuştu.
-Yüzeyinin kabuklanması gayet iyiydi
-Pişince şekil olarak gayet başarılıydılar.
-En önemlisi ilk denemem de fırfırlı etekler oluştuuuuuu..

En kısa zamanda farklı malzeme ve renkte denemelerimi sizinle paylaşacağım.. Ben bu işi çok sevdim.






23 Mart 2011 Çarşamba

 Nihayet bloglarımız açıldı. Kendimi elinden oyuncağı alınmış küçük çocuklar gibi hissediyordum . Sonunda  bloğuma dolayısıyla sizlere kavuştummmmm. Bir hafta arayla belli dönemlerde açılsa da yeniden kapandı zaten  o dönemde giriş yapamamıştım.Worpress'den adres almış olmama rağmen oraya yazmayı bir türlü istemedim . Ben bu bloğa alışmışım şimdi bunun üzerine başka gül koklamak olmazdı. Neyse inşallah bir daha böyle şeyler olmaz..Buradan tüm gönül dostlarıma sevgiler ve sağlıklı güzel günler diliyorum. Sizlerle bütün güzellikleri paylaşmak benim için artık hayatımın vazgeçilmezi oldu..

Bunu güzel bir tarifle kutlayalım mı ne dersiniz?.




















Nefis Çikolatalı milföy bohçaları

Malzemeler:

8 adet milföy
8 adet çikolata dilimi
Pudra şekeri

Hazırlanışı.

Oda sıcaklığında yumaşamış milföy karelerini bıçakla köşelerinden 1 cm içerden L şeklinde kesin.
Her milföyün ortasına bir dilim çikolata koyun ve her köşeyi ortada birleştirerek yunurta sarısıyla yapıştırın.
Açıkta kalan diğer ikinci kenarları da yine aynı yöntemle yapıştırın ve ıslatılmş tepsiye dizin üzerlerine yumurta sarısı sürün ve sıcak fırında pişirin. Sıcakken bol pudra şekeri serpin.ve hemen servis yapın. Milföyün kat kat incecik yufkasının ve sıcak çikolatanın kaygan nefasetini damağınızda hissedin. Afiyet olsun.  

1 Mart 2011 Salı


Her şeyin gönlünüzce geçeceği güzel bir hafta diliyorum. Bu hafta sonu  bu Franbuaz soslu cheesecake i denedim tadını mı merak ediyorsunuz hem nefis hem çok hafif ve frambuazın enfes aromasıyla dolu dolu. Genelde cheesecake denemek biraz korkutur ya, inanın bunu hiç çekinmeden en kısa zamanda deneyince ne kadar da başarılı olduğunuzu kendiniz görecek ve gurur duyacaksınız. Ben size bunun garantisini veriyorum. Eee ne duruyorsunuz o zaman? 

Tarifim  Home TV de Tyler Flornece ye ait.(yapım aşamalarını seyrederken not almıştım)  

 Malzemeler:

Taban malzemesi:

1,5 paket eti burçak (orijinalinde, peynirli kraker kullanıldı  ama ben tabanda burçak bisküinin tadını daha çok beğeniyorum )
 1 çay bard. ceviz
3 yemek kaşığı tereyağ

Üst kreması:
200 gr. sıvı krema (pınar marka)
400 gr. labne peynir ( pınar marka)
200gr. krem peynir (pınar marka)
3 yumurta
3 yemek kaşığı un
1 paket vanilya
1 su bard. toz şeker
1 limonun rendelenmiş kabuğu
1/2 limon suyu

Hazırlanışı:

Cevizi iri  çekin ve tavada biraz kavurun. bisküviyi veya eritilmiş tereyağını ilave edip hepsini  rondoda  iyice karıştırın.
25 cm çapında kelepçeli kalıbınızın tabanını kaplayacak ebatta pişirme kağıdı yerleştirin. malzemeyi kalıbın dibine iyice bastırarak yerleştirin. Bir bardağın tabanından faydalanabilirsiniz. Dinlenmesi için buzdolabına kaldırın. 
Üst malzemelerini çukur bir kapta iyice çırpın ve bisküvi tabanın üzerine yayın.  Fırını önceden 180 dereceye ayarlayın geniş bir tepsinin içine kelepçeli kalıbınızı yerleştirin ve tepsinin içine yarıya kadar sıcak su doldurun (bu cheesecake üstünün çatlamaması ve piştiğinde yumuşak olması açısından önemli. ) Yaklaşık 45- 50 dakika kadar pişirin ve üzerinin hafif kaymaklanması ve içinin de yumuşak olduğundan emin olduğunuzda fırını kapatıp içinde soğumaya bırakın. Sonra buzdalapta bir gece bekletin . Üzerine isteğinize bağlı ne arzu ediyorsanız o meyve sosunu dökün. ben evde pastacılık malzemeleri satan yerden aldığım hazır franbuaz sosumdan döktüm.  Afiyet olsun.. Denediğinizde görüşlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.

















Not:
- Pastanın kalınlığı 5 cm oldu. Kelepçeli kalıbınız yoksa yüksek kenarlı bir tepsinizin iç kenarlarına da pişirme kağıdı kesip yerleştirin aynı işi görecektir.
- Krem peynirin kremaya ayrı bir lezzet kattığını gördüm.
- Benim fırınımda tam 50 dakikada istediğim kıvamda pişti ve iyice soğuyana kadar fırında beklettim.
- Kavrularak konan cevizin hoş kokusu tabana ekstradan lezzet katıyor.
- Kullandığım yumurtalar oldukça iriydi.   

25 Şubat 2011 Cuma



















Bugüne kadar aldığım en güzel ödüllerden birisi!

Güzel kızım,  güzel anne yollamış.

Benim blogumun okunmaya değer bulunması ve okunurken keyif alınması kadar güzel bir şey olabilir mi?

Ben de çok severek okuduğum ve sık sık takip ettiğim şu bloglara ve adını yazamadığım bütün blog arkadaşlarıma  gönderiyorum bu ödülü!

http://sibelinkahvesi.blogspot.com/

http://tumayinmutfagi.blogspot.com/

http://miskokululezzetler.blogspot.com/

http://damak-tad.blogspot.com/

24 Şubat 2011 Perşembe


Hepinize  baharın kokusunu yavaş yavaş hissettiren güneşli bir günde güneş kadar güzel ve iç ısıtan bir gün diliyorum.
Arşivimde bekleyen bu iki tarifi yazmadan duramadım. sebebine gelince her paylaştığım tarifte veya postta  hepinizle günler öncesinden ayarlanmış bol sohbetler edilen bir mekandaymışım gibi  kendimi son derece  mutlu hissediyor olmam..  Belki böyle hissetmemdeki neden bunlara hiç zaman ayıramayışım. Sanal olsa da burada kurulan doyumsuz dostluklardan hepinizi  çok seviyorum.  Bir gün olsun bloglarınıza bakamasam sanki günlerce görüşmemiş gibi özlem duyuyorum. Her arkadaşıma uğradığımda  yeni bir şeyler öğrenip onunla, dostlarla karşılıklı içilen  kahve sohbetlerindeki doyumsuz keyfi alıyorum..Bazen dertlerimizi sıkıntılarımızı, hastalıklarımızı ya da sevinçlerimizi paylaşıyoruz. En güzel tarafı da bunların bir dostluk çerçevesi içinde ve samimiyetle yapılıyor olması.. Gelelim tariflere..

Bazen evde bir yemek için hazırlanan malzeme artabiliyor böyle olunca onunla neler yapabilirim diye düşünürüm olabilecek bir şeyse hemen o anda üşenmeden onu hazırlar bir sonraki öğüne yenmek üzere dolaba kaldırırım. Bu tariflerde bunlardan birkaçı. Bir miktar pişmiş et  ve çok az haşladığım bir kaç patatesi akşam için hazıladığım zeytinyağlı  barbunya yanına yapacağım pilavda kullanmak istedim. Ortaya lezzetli ve bol miktarda bir yemek çıktı. Tarife gerek yok sanırım . Pilav yapacağınız tencerenin kenarlarına patates dilimlerini dizin tabanına pişmiş kuşbaşı etleri yayın ve başka bir tencerede daha önce kavurduğunuz pirinçleri ve sıcak suyunu da koyduktan sonra pişirin demlenmeye bırakın. Bu kadar.. Servis için geniş bir tabağa şeklini bozmadan ters çevirin..

 Renkli biberleri çok sıklıkla alan birisi değilim açıkçası görselliği olması gerektiren durumlarda kullanmayı yeğlerim. Evde varken hazırladığım üç farklı salatayı sizde bir kaç öğünde tüketmek üzere hazırlayıp dolabınızda gönül rahatlığıyla saklayabilirsiniz. 

Üç renkli biber salatası.
Renkli dolmalık biberler jülyen doğranır ve bir diş sarımsak ilave edilen sıvıyağda hafif yumuşayana kadar sotelenir, üzerine tuz serpmeniz yeterli. 

Sarımsak ve kuru naneyle tatlandırılmış domates soslu Biber kızartması

Taze çarlison biberlerin uçlarını bıçak yardımıyla kesin, dilerseniz tohumlarını ayıklayın ve çok az sıvıyağda kızartın. Sarımsak, domates, kuru nane ve tuzla hazırladığınız sosu üzerine gezdirin .

Közlenmiş kırmızı ve yeşil biber salatası:

 Közlediğiniz biberleri ufak doğrayın,.
Bir diş sarımsak bir tatlı kaşığı sirke, limon ve  zeytinyağı ile hazırladığınız sosu üzerine gezdirin..

Gördünüz mü ne kadar çabuk hazırladık.. afiyetler olsun..





22 Şubat 2011 Salı






 Merhabalar sevgili arkadaşlar, sizlere bu sıralar yorum yazmada ve izleme konusunda sıkıntı yaşıyorum, her blogda olmasa da çoğunlukta bu durum devam ediyor.( zaman zaman işyerimde bu tür kısıtlamalar uygulanmakta) Evde ise bildiğiniz gibi kızım ve bebeği olduğu için akşam hiç vaktim olmuyor. Bunu  bilmenizi istedim.
Kısa zamanda düzeleceğini umut ederek, hepinize güzel bir hafta diliyor misafirlerim tarafından çok beğenilen pazı sarmasını paylaşmak istiyorum..

Bu tarifim yıllar önce aldığım ve hala sakladığım bir yemek dergisine ait. Ne zaman pazı alsam hep bu şekilde pişiririm. Pişirmesindeki tek fark  fırında olması ve içine mısır  bezelye ilave edilmiş olması..Bu sefer ben bezelye koymadım. Bence her ikiside ona ayrı bir lezzet veriyor. Misafirleriniz için çok güzel bir sunum şekli bana göre. Lezzeti derseniz en az sunumu kadar harika oluyor. Benim bu sefer aldığım pazı çok taze ve yaprakları o kadar iri değildi. Dergideki orijinal tarifinde sarmalar daha iri  sarılmış bir şekilde görüntülenmişti.

Malzemeler:

2 demet pazı
2 iri kuru soğan
2 kase pirinç
1 Çay bard. konserve mısır
Kuru nane, tuz, karabiber, yenibahar, kimyon, şeker, zeytinyağı


Hazırlanışı: 

Pazı yaprakları  kaynar suda  kısa süre tutularak yumuşatılır.
Hemen alınıp soğuk su dolu bir kaba alınarak renkleri muhafaza edilir.
Soğanlar yemeklik doğranır sıvı yağda pembeleştirilir yıkanmış pirinçler tuzla birlikte ilave edilip şeffaflaşması sağlanır. Mısır, baharatlar, şeker kuru nane ve 1 su bard. sıcak su eklenerek pirinçler yarıyarıya pişirilir . Ocaktan alınıp ılınması beklenir.
 Pazı yapraklarıda bir süzgece alınıp iyice süzülmeleri sağlanır. kalın sapları kesilmiş her pazı yaprağına epeyce iç harçtan konup kalın dolmalar sarılır.
 bir fırın kabına yanyana dizilir. Üzerlerine bir fincan kalite zeytinyağ ve bir su bard. sıcak su gezdirilir ve sıcak fırında suyunu çekene kadar ve dolmaların üzerleri hafif kızarana kadar pişirilir.
Afiyet olsun.

Not:
-Pazı yaprakları çok narin oldukları için sıcak suda turaken çok dikkatli olmak gerekir yoksa hemen erirler.
-Çok çabuk pişeceği için iç harcını hazırlarken buna dikkat edilmesi, fırında yapraklarla harcın aynı zamanda  pişmesi açısından önemli. Sıcak su ilavesini kendiniz göz kararı ayarlayabilirsiniz. Piştiğinde çok sulu veya çok kuru olmamalı.  





14 Şubat 2011 Pazartesi

Sevgili Derya o kadar güzel yazmış ki bende aynı dileklerle hepinizin mevlüd kandilini kutluyorum.

Allahın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Kandiliniz kutlu olsun.

















Hepinizin sevgililer günü  kutlu olsun..

Sevdigi halde inadına söylememekte ısrar edenlere,



Sevdigini bile, bile naza çekenlere ,


Umudu kırık bekleyen ve sevgi sözcügü arayanlara,


Seviyorum, seviliyorum diyenlere,


Seviyorum , demeyi alışkanlık yapar sürekli kullanmayalım diyenlere de,

Güneşle yeniden dogan güne , sevgiyle açan güle,


Ve umudu ve hasreti içinde barındıran her bir yüreğe sevgi dolu nice günler olsun.

9 Şubat 2011 Çarşamba




   Merhabalar,  Sevgili blogcanlar, buraya uğrayamadığımda neler yaptık bilseniz şaşarsınız. Bebişimiz ve anne babasıyla  Ankara'ya geldik. Daha sonra düşünülen seyahat, benim iznimin bitmesi ve Canan'ın henüz yalnız kalmaya cesaret edememesi nedeniyle biraz erkene alındı, neyse ki sağ salim yolculuk yaptık. Allahtan hava ve yol durumu engel yaratmadı. Çocukların gözümün önünde olması, bir sıkıntıda hemen yanında bulunabileceğimiz için tabiki daha iyi oldu. yoksa aklım hep orada olacaktı.. Her geçen gün bebeğin biraz daha büyüdüğünü, etrafına nasıl da ilgili ilgili baktığını görmek ne  kadar güzel bir duyguymuş meğer.
Onu bütün gün çok özlüyorum, eve girer girmez ilk işim ellerimi yıkayıp yanına gidip sevmek oluyor. Biraz hasret gideriyoruz, koklaşıyoruz.

Bu arada tabi ki yemeklere ve misafir ağırlamaya son sürat devam...
Paluze bildiğim kadarıyla yöresel bir tatlı . Benim çocukluğumdan kalan bir tat. Eskiden şimdiki gibi her  malzeme kolay kolay bulunmazdı ve eldeki malzemelerle değişik lezzetler yaratılırdı.  Zaman zaman yaparım ve çok severek yeriz.

Tarifi:

2su bard. pekmez
1 su bard. su
2 yemek kaşığı un+ nişasta

üzeri için kıyılmış ceviz

Hazırlanışı:

Malzemeler bir kapta iyice karıştırılıp muhallebi kıvamına gelene kadar pişirilir kaselere servis yapılır. Üzerine kıyılmış ceviz serpilir. Bu kadar...Afiyet olsun.

Not.
Pişirirken un kokusu kalmamasına dikkat edin. gerekirse ya su veya bir kaç kaşık pekmez ilave ederek kıvamı yakalayın..




Balık mevsiminde bu köfteleri hazırlamanızı ve tatmanızı öneririm. Ayrıca balık yemeyen çocuklarımıza balık yedirmenin güzel bir yolu olabilir.

Malzemeler:

500 gr. iri mezgit balığı veya beyaz etli herhangi bir balık

2 adet orta boy haşlanmış patates
Yarım demet ince kıyılmış maydanoz
1 yemek kaşığı limon suyu

1 adet yumurta
2  adet defne yaprağı
Tuz, Taze çekilmiş karabiber
Galeta unu
Kızartmak için sıvı yağ


Tarifi:

Balığın kılçıklarını tamamen ayıklayın veya balıkçınıza ayıklatın. Ayıklanmış balıkları, tane karabiber ve iki adet defne yaprağı ilave ettiğiniz bir miktar suda 5 dakika haşlayın. Süzüp soğumaya bırakın. Bıçakla irili ufaklı kıyın.
Haşlanmış patatesleri çatal yardımıyla ezin. Diğer malzemelerle birlikte köfte harcını hazırlayın.Tuzunu karabiberini ayarlayın, Kıvamı köfte harcı gibi olmalı , gerekirse bir tutam galeta unu ile yoğunluk katın. On dakika buzdolabında bekletin. Bir tabağa galeta unu hazırlayın.
Harçtan cevizden biraz büyükçe parçalar kopartıp köfte şekli vererek galeta ununa bulayın ve kızdın yağda kızartın
Köfteleri kağıt havlu üzerine alıp fazla yağını çektirin. Limonlu +zeytinyağ soslu roka salatası üzerinde servis yapın. Afiyet olsun.


Not.
-Bazı tariflerde balık çiğ kullanılıyor, ben ön pişirmeli yapınca nedense lezzetini daha çok sevdim.
-Dilerseniz içine patates yerine mısır unu konabilir her ikisi de çok yakışıyor.
Bu tarifim  yine Home TV  de zaman zaman yemek tarifleri yapan ve benim çok beğenerek izlediğim Tyler Florence' den http://www.foodnetwork.com/tylers-ultimate/index.html 



1 Şubat 2011 Salı
















Bu poğaçaları da  bugünkü konuklarımıza yapmıştım. Tarif çoğunuzun bildiği gibi pamuk poğaça tarifi.  Defalarca yaptığm ve çok beğenilen, üstelik kolay ve çabuk uygulanabilen bir poğaça. Tarifi için buyrun.

Malzemeler:


1 Bardak süt

1 bardak ılık su

1 Paket maya

4 Yemek kaşığı şeker

Tuz

1 Bardak sıvı yağ

Aldığı kadar un( yaklaşık 4-5 su bard. un)

Hazırlanışı:

Bir bardak ılık suda mayayı şekeri ve bir yemek kaşığı unu karıştırıp hafif kabarmasını bekleyelim. Sıvı yağı  ve ılık sütü ilave edelim, unu azar azar ekleyerek yumuşak bir hamur yoğuralım. Bu aşamada tuzunu ilave edelim. Üstünü örtüp 20 dakika kadar mayalanmasını bekleyelim.Hamurdan ceviz büyüklüğünde lokmalar alıp yuvarlak poğaça sekli vererek  aralıklı olarak yağlanmış tepsiye dizelim. 10 dakika da böyle bekletelim .Üstune yumurta sarısı sürelim . sıcak fırında 200 derece de kıazarana kadar pişirelim.Dilerseniz susam, çörekotuda koyabilirsin. Afiyet olsun.

Not. Gelen yorumlardan verdiğim linkte sorun yaşandığını görünce tarifi açıkça yazmayı uygun gördüm.

CAFEDERYA

CAFEDERYA
Tasarım pastalar,kurabiyeler, cupcakeler. Ayrıca Ev yapımı hamur işleri, tatlılar, mezeler, yöresel lezzetler...

Atam İzindeyiz

Atam İzindeyiz

Blogroll

free counters

Popüper Yazılar

Blog Arşivi

Yukarı