Yeni Yıl

30 Kasım 2011 Çarşamba

Merhabalar hepinize, pazar gününden beridir çok berbat günler geçirdik maalesef. Pazar günü sabah  Canan' da,  akşama doğru bende ve gece yarısı da Derya 'da şiddetli bulantı kusma ile başladı. O gece soluğu hastanede aldık hemen kan tahlilleri alındı ve serum takıldı. kusmamız o kadar yoğun ve sıklaştı ki artık ne ayakta duracak halimiz ne de içimizde çıkartacak birşey kalmıştı. Canan serumla toparladı ama ben hala ayağa kalkamadım ve geri yatırıp farklı bir ilaçla müdahale ettiler. Evde Derya ve Can bebek kalmıştı eve gece yarısı geldiğimizde artık Derya da da kusma ve isal fazlalaşmıştı.O kadar halsizdik ki Can Bebeği tutacak halimiz yoktu. O günün sabahında da babamız Deryayı yakınımızda bulunan bir hastaneye götürdü ve ona da aşağı yukarı aynı işlemler yapıldı bu arada tek babamız sağlam kaldı çok şükür derken O' da Deryayı beklerken ani tansiyon düşüklüğünden fenalaşmamış bu sefer Derya'nın yanına onu da yatırıp bir serum da ona verip tansiyonunu düzenlemeye çalışmışlar. Öyle çok düşmüş ki tansiyonu alamamışlar. Bize yapılan tahlillerde net bir gıda ismi veremediler maalesef ama ince bağırsak enfeksiyonu olduğu söylendi. Bir gün önce evde pişirip yediğimiz tavuktan olabilir demiştik ama içtiğimiz sudan geçebilen bir mikrop olduğu anlaşıldı. Normalde Erikli marka hazır su kullanıyoruz fakat Derya ve ben özellikle ara sıra da musluk suyunu da içtiğimiz oluyordu. Artık nasıl ve neden kaynaklandı tam olarak ta anlayamadık. Bir şey yiyemeden durmadan aşırı kusmak üçümüzü de perişan etti midelerimiz isyan etti, üçümüzü de mide koruyucu ve antibiyotik tedavisi verdiler. Şu saatlerde(çarşamba akşamı) ancak birazcık hafif yemek yiyebildik. Çok şükür şu an hepimiz az da olsa toparlandık eşimin tansiyonu normale döndü. Bu arada arayan herkese çok teşekkür ederim. Bloğuma inşallah kaldığımız yerden devam edeceğiz. Şimdilik hepinize sevgiler..

25 Kasım 2011 Cuma


Umarım bu konuda ciddi çözüm yolları araştırılır ve uygulamaya konur..

Hürriyet Gazetesi ve Birleşmiş Milletler Dünya Nüfus Fonu’nun (UNFPA) birlikte düzenlediği, “Aile İçi Şiddete Son–Gökyüzü Herkesindir” konferansı, bugün İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi’nde gerçekleştirilecek.
Konferansta, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yolları tartışılacak. Başbakan 'ın önceki gün ilk imzayı attığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun, “Biz de varız” bildirgesi de erkeklerin imzasına açılacak.
Konferansta, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Vuslat Sabancı, UNFPA Türkiye Temsilcisi Dr. Zahidul Huque ile Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın birer konuşma yapacak.

Sizde katılmak istiyorsanız bu linki tıklayın.

http://bilgiedinme.sydgm.gov.tr/bildirge/Default.aspx

23 Kasım 2011 Çarşamba

  • 23 Kasım 2011 Çarşamba
  • 1 yorum
Merhabalar güzel  dostlar, umarım hepiniz iyisinizdir. Bu aralar yemek tariflerine biraz ara vermek istedim . sebebine gelince arşivde bekleyen fotoğrafların bloğa aktarılacak hale henüz getirilememiş olması. bu arada  sizlere yeni bloğumda işinize yarayacak çok güzel görseller ve tüyolar paylaştım ee hadi o zaman oraya bir uğrayalım mı..

18 Kasım 2011 Cuma

Gönlü sevgi dolu dostlara günaydınlar,

Tatlı yiyelim tatlı talı bir hafta sonu geçirelim...
Yine basit ama bir o kadar lezzetli marmelatlı çöreklerle geldim. Sizde de olur mu bilmem ? Bazen akşam evde çay yanında şiddetle tatlı bir şeyler aranırız bu ailece bizde mevcut. İşte böyle zamanlarda evdeki malzemelerden ne bulunursa hemen yapılır pişirilir ve hooop mideye bir güzel indirilir.
Bu gördüğünüz marmelatlı milföy bohçacıklarda bu şekilde yapılıp lüpletildiler. Tarife gerek duymasamda genel hatlarıyla kısaca anlatayım.

 Oda sıcaklığında yumuşayan her milföye bir tatlı kaşığı sevdiğiniz marmelattan koyup dört ucunu bohça gibi tepede birleştirip yapıştırıyorsunuz gerekirse çırpılmış yumurta sürüyorsunuz. tepsiye  direk veya muffin kalıplı tepsi kullanarak her yuvaya bir tane yerleştiriyorsunuz üzerlerine yumurta sarısı sürüp nar gibi pişiriyorsunuz. servis esnasında bol pudra şekeri serpiştiriyorsunuz. sıcak sıcak nefis bir tatlı, kurabiye, çörek ne derseniz deyin adına ..Afiyet olsun.. 

Not: Ani gelecek misafirleriniz için çay demleninceye kadar yapıp hazır edebileceğiniz pratiklikte. Ayrıca marmelat yerine peynirli içle de tuzlularını deneyebilirsiniz.  Gerisi sizin yaratıcılığınıza kalmış. Fırınınızı ısıtırken aynı anda milföylerinizi de yumuşatabilirsiniz.

16 Kasım 2011 Çarşamba

  • 16 Kasım 2011 Çarşamba
  • 7 yorum
Merhabalar!
Uzun zamandır sizlerle burada yemek tariflerimi paylaşıyorum, siz de beni yorumlarınızla destekliyor, yalnız bırakmıyorsunuz. Blogum yemek üzerine olduğu için diğer ilgi alanlarımdan burada çok fazla bahsetmiyorum ama aslında yemek yapmak kadar çok sevdiğim bir başka konu da dekorasyon. Uzun zamandır bu konuda da yazmak istiyordum ama nasıl yapacağıma karar veremiyordum. Sonunda dekorasyon üzerine bir blog oluşturmaya karar verdim.Hatta oluşturdum ve yazmaya bile başladım! Tabi hal eksiklikler var ve gidermeye çaılışıyorum.
Yeni blogum Mor Kadife Koltuk.Uzun süredir  üzerinde çalıştığım blogumda, sizlerle dekorasyon ürünlerini, fikirlerini elimden geldiğince paylaşacağım. Arada bir kendi evimden de bir kaç görsel olacak. Bazen bir terasta, bazen sıcacık bir oturma köşesinde, bazen yemyeşil bir bahçede,  bazen de rengarenk bir atmosferde sizleri bekliyor olacağım. Eğer beni orada da yalnız bırakmazsanız çok sevinirim.

Hemen bir göz atmak istemez misiniz? Buyrun Mor Kadife Koltuk 'a...

14 Kasım 2011 Pazartesi





Hepinize güzel bir hafta diliyorum arkadaşlar,
Bu çörekleri Rumma nın bloğunda gördüğümde öncelikle hem mayalı hem milföylü oluşları ilgimi çekti, birde üzerine dökülen süt reçelini ben açıkçası ilk defa duydum. 
 Tarifi okuduğumda her zamanki gibi hemen evdeki malzemeleri gözümün önünden geçirdim. O akşam evde sütün sadece hamura yetecek miktarda olmasının dışında denememem için engel yoktu bende süt reçelini daha sonraya erteleyerek başladım hazırlıklara. Rummanın tarifinde anlamadığım noktaları sağolsun bana en kısa zamanda yazmıştı ama ben o sırada işe çoktan koyulmuştum. Farklılıklar getirmek gibi bir adetim olduğundan mıdır nedir yine ufak değişikliklerle çok lezzetli kurabiyeler çıktı ortaya. Bu hamurla aslında hem tuzlu hem az tatlı lezzetler yapılabilir. çünkü içine konan pudra ölçüsüyle hamur, şekeri belli belirsiz bir tatlılıkta oluyor. bu yüzden bence tuzlu yapmak istenirse hamuruna bir kaşık pudra şekeri yeterli olacaktır ve iç malzeme olarak ta cevizli peynirli iç kullanılarak pek ala da tuzlu denenebilir. Yaptığım farklılığa gelince ben hamuru iki eşit parçaya ayırıp 4 adet milföyü yanyana dizdim her kat arasına üst malzemesini ( yumurta sarısı, süt)sürdüm ve bol bol dövülmüş cevizi gezdirdim. Diğer hamuru aynı ebatta açıp kapak olarak serdim ve birlikte 20x40 ebatlarında dikkatlice dikdörtgen açtım  (itiraf ediyorum ben böyle anlamışım) yine tarifteki gibi şeritler halinde kesip spiral olarak her şeriti kendi etrafında kıvırdım .
Pişirme kağıdı serili tepsiye aralıklı dizdim. 200 derecede pişirdim. Üzerine de tarifteki süt reçelini yapmadığım için bol bol pudra şekeri serpişitirip ılık servis yaptım. yapamadım aslında kapan götürdü..

Gelelim tarife: (her zamanki gibi ben aldığım tarifleri orijinal olarak vermeye özen gösteriyorum.) süt reçeli tarifini rumma bloğunda ayrıntılı olarak vermiş.

Mayalı Hamuru:
42 gr. yaş maya
3 su brd. un
1 çay kaşığı tuz
1/2 su brd.pudra şekeri
100 gr. tereyağ
1 yumurta
1/2 su brd.süt

İç Malzemesi:
6 adet milföy yaprağı

Üst Malzemesi:
1 yumurta sarısı
2 çorba kaşığı süt
dövülmüş ceviz veya badem

Yapılışı:
Mayayı ılık şekerli sütte eritin. Diğer malzemeleri ilave edip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur hazırlayın. 40 dakika kadar üzerini örterek mayalanması için bir kenarda bekletin.
Hamuru merdane ile dikdörgen şeklinde açın ortasına milföyleri yerleştirin. kenarlarını milföyleri kapatacak şekilde katlayın. Şeritler halinde 12 eşit parçaya kesin.
her şeriti rulo sarın ve tepside 200 derecede pişirin. üzerine süt reçeli veya pudra şekeri serpiştirip ılıkken servis yapın

10 Kasım 2011 Perşembe

     Bu tarifi nette bir çok kaynakta görmüştüm.  İçine konan malzemelerden dolayı lazanyayla çok  benzerlik göstermesinin yanında görselliği açısından çok hoşuma gitmişti. Kullanılan malzemeler her tarifte farklı farklı. Açıkcası ben kendimize uygun olanını tercih ettim.
    Makarnanın bu çeşitini  Çağdaş markette bulabildim. 
Tarifi, hem malzemelerini hem de yapılış sırasını takip ederek vermeye çalıştım.



Malzemeler:  (6 kişilik)

1 paket Rigatoni makarna

Büyük boy tencereye su koyup kaynatın.
Tuzu ve makarnaları ekleyip 7 -8 dakika kadar haşlayın, soğuk sudan geçirin ve süzün.
Yapışmaması için üzerlerine çok az sıvı yağ gezdirip harmanlayın.
Makarnaları yağlanmış kelepçeli kalıba dikey olarak dizin.Bir kenarda bekletin.


Üzeri için:
1 su brd. rende kaşar peyniri

Beşamel Sos:
2 yemek kaşığı sıvıyağ
2 yemek kaşığı un
2 su bardağı süt
Tuz, Karabiber  
Muskat rendesi

Hazırlanışı:
Bir tavada beşamel sos için sıvıyağı ve unu kavurun kokusu çıkınca,
sütü azar azar ekleyerek topaklanmamasına dikkat ederek devamlı karıştırmak suretiyle pişirin. Tuz, karabiber ve muskatı ekleyin.

Kıymalı harç:

250 gr  kıyma
1adet kuru soğan
1 yemek kaşığı sıvıyağ
1 yemek kaşığı salça
1 tane domates
2 dil sarımsak 
Tuz, Karabiber

Hazırlanışı:
Bir tavada incecik kıyılmış soğanı ve sarımsağı hafif kavurun.
Kıymayı ekleyin rengi dönene kadar birkaç dakika kavurun.
Rendelediğiniz domatesi, salçayı ve 1 çay bard. sıcak su ekleyin pişirin. Tuzunu, baharatını ayarlayın.

Pastanın hazırlanışı:

Kalıba dizdiğiniz makarnaların içlerini beşamel sos ve kıymalı harç ile sırayla doldurmaya çalışın ne çok dolu ne de boş olsunlar.
Besamel sosu üzerine gezdirin.
Kalan kıymalı sosu da üzerine dökün,
Rende kaşar peynirini de sosun üzerine serpiştirin.
Fırının orta rafında 180 derecede pişirin. Biraz dinlendirdikten sonra
Dikkatlica kalıbın kelepçesini açın ve dilimleyerek sıcak servis yapın.

Afiyetler olsun efendim..






Not:
Marta Stewart  tarifinde hem mozarelle hem de parmesan kullanmış.
Ayrıca domuz ,hindi veya dana kıymasından herhangi birinin  kullanılabileceği belirtilmiş. tarifte farklı olarak sarımsak da vardı  ben de kıymalı sosta 2 diş kullandım.




 
Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.
y.Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyyen yaşayacaktır.BeBenim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen 
Sizler yani genç Türkiye nin yeni evlatları,mSizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dSizlerahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

MmMBenim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.


Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktrnim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.

Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.

4 Kasım 2011 Cuma



 Hepinize sağlık ve neşe dolu nice bayramlar, ağzınızın tadı hiç ama hiç bozulmasın..

Bu bayram, her bayramda olduğu gibi zorda olanlara yardım elimizi uzatmayı, küçükleri minicik hediyelerle, büyükleri ziyaretlerimizle sevindirmeyi lütfen ihmal etmeyelim.

2 Kasım 2011 Çarşamba








Sizlere hiç bahsettim mi hatırlamıyorum. Kızlarımın ikisi de benim gibi birer blog sahibi. Küçük kızım moda üzerine yazıyor, büyük kızım ise en büyük tutkusu kitaplar üzerine. Kitap okumaya o kadar düşkün ki, elinden hiçbir zaman  kitap düşmez. Her yerde, her zaman okur, bana da verir beğendiklerini, ben de okurum.
İşte benim kitapkurdu kızım Canan, Kitap Kurduyum Ben adlı blogunda bir etkinlik başlattı. Blogunu takip edenlere, ayda 2 kere çekilişle kitap hediye ediyor. Üstelik epey de ilerletti bu etkinliği, yayınevleri de kitap göndererek ona destek olmaya başladı.
Siz de kitap çekilişine katılmak ve birbirinden güzel kitaplar kazanmak istemez misiniz? Hem de ayda 2 defa!
O zaman hadi buyrun Kitap Kurduyum Ben bloguna!

CAFEDERYA

CAFEDERYA
Tasarım pastalar,kurabiyeler, cupcakeler. Ayrıca Ev yapımı hamur işleri, tatlılar, mezeler, yöresel lezzetler...

Atam İzindeyiz

Atam İzindeyiz

Blogroll

free counters

Popüper Yazılar

Blog Arşivi

Google+ Followers

Yukarı