Yeni Yıl

29 Ağustos 2011 Pazartesi


Bu sene hem 30 Ağustos Zafer Bayramını hem de Ramazan bayramını aynı anda kutlayacağız

“30 Ağustos Zaferi, Türk Tarihi’nin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük, parlak zaferlerle doludur, ama Türk Ulusu’nun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir akım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Besbelli ki yeni Türk Devleti’nin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı. Bu alanda akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devletimizin, cumhuriyetimizin ölümsüz koruyucularıdır.”
M. K. ATATÜRK
ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN...
 
 
Ben bu bayrama biraz  buruk gireceğim. Hayat insana bazen aklından bile geçiremeyeceğin ya da ihtimal bile vermediğin sürprizleri de beraberinde getiriyor. Herşeyde bir hayır vardır diyerek, hayatın da iyi yanlarını düşünerek  gülümsemeye çalışmak gerektiğini bir kez daha bu sürprizlerle anlıyorum.
Bu bayramda da  aile büyüklerini , Şehitlerimizi, onların ailelerini ve tabiki yoksulları özellikle çocukları, kimsesizleri ziyaret edip sevindirmeyi unutmayalım. Her gününüz bayram sevinci içinde geçsin..

25 Ağustos 2011 Perşembe






    Yine güzel ve lezzetli iki tarifle karşınızdayım sevgili dostlar, fotoğraflar önceki akşam iftar masamızdan. Bu sıralar bloglarda lebeniye çorbasının fotoğrafları beni çok cezbediyordu epeydir de yapma fırsatım olmamıştı.
   Geçen hafta özellikle iftar davetim için yapacağım köfteli rulo patlıcan kebap( tarifi en kısa zamanda gelecek) için aldığım kıymadan bir kısmını ayırıp lebeniyenin köftelerini hazırlayıp dolaba kaldırmıştım. sonrasında bir miktarda nohutu da akşamdan ıslatmayı unutmadım tabi ki.

Tarif sevgili http://gonulmutfagi.com/ ait. Tarif için çok teşekkürler arkadaşım.

Not:
Tarifte yaptığım tek değişiklik unu bir kaşık daha artırmam oldu. kıvamı bana göre böyle daha iyi geldi..

Bu çorba araştırdığım kadarıyla Antep yöresine ait.  Erzincan çorbası ile benzerlik gösterse de bazı yöresel farklılıkları var tabiki. Ama her ikisi de bizim en sevdiğimiz çorbalardan.

Tarifi: (aynen yazıyorum)

1 su bardağı yoğurt
4 su bardağı su
1 yumurta
1 yemek kaşığı un (tepeleme)
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 su bardağı haşlanmış buğday
Köftesi için:
250 gr. kıyma
1 soğan
Tuz
Karabiber
Un
Kızartmak için sıvıyağ
Üzerine:
Tereyağı
Nane
Yapılışı:
Önce köfteleri hazırlayalım.Soğanı rendeleyip kıymayı,tuzu ve karabiberi yoğuruyoruz.Fındık büyüklüğünde köfteler yapıp bu köfteleri una bulayıp kızartıyoruz.
Şimdi çorbaya geçelim.Yoğurt,su,un ve yumurtayı genişçe bir kapta mikserle çırpıyoruz.Sonra ocağa koyup arada karıştırarak kaynatıyoruz.Kaynayan çorbaya haşlanmış buğdayı,nohutu ve köfteleri ilave ediyoruz ve birkaç dakika daha kaynatıp tuzunu ilave ederek ocağın altını kapatıyoruz. Kaselere paylaştırdığımız çorbaların üzerine tereyağında nane kızdırıp döküyoruz.
Afiyet olsun.

 Pesto Soslu Tavuk Sarması. 


Tarifin tamamen  bana ait olduğunu söylersem  umarım ukalalık etmiş olmam değil mi? Tavuk göğsünü öncesinde marine edip pişirdiğim için hem çok lezzetli,  hem de göğüs etinin o kuruluğu olmuyor, denediğinizde sizinde beğeneceğinizden şüphem yok.






Tarif: (4 kişilik)
 2 adet tavuk göğüs eti
Marine için:
2 diş ezilmiş sarımsak, 1 kaşık toz şeker, 1 kaşık sirke, 1 kase su, tuz
İç malzemesi:
1 çay bard. pesto sos ( ev yapımı kullanıyorum)
2 yemek kaşığı dövülmüş ceviz

Kızartmak için tereyağ

Yapılışı:
Tavuk göğüslerini streç flim arasında inceltelim. Bir kasede karıştırdığımız marine malzemesine tavuk göğüs etlerini koyalım ve üzerini sıkıca kapatıp en az 2 saat dolapta bekletelim. 
Tezgah üzerine önce streç flim yayalım. Marinden çıkartığımız göğüs etlerini kağıt havlu ile kurulayalım ve streç filmin üzerine koyalım. Dilerseniz evde yaptığınız veya satın aldığınız küçük bir kavanoz Pesto sosu her göğüs etinin üzerine eşit şekilde paylaştıralım.
Dövülmüş cevizi, tuzu ve taze çekilmiş karabiberi serpelim.
Alttaki steç filme sarıp dolabın buzluk  bölümüne kaldıralım.Orada sertleşene kadar bırakalım.
Yemeğe yakın saatte bir tavada tereyağını eritelim tavuk ruloları streç filmden çıkarıp şeklini bozmadan her tarafını nar gibi kızartalım. Keskin bir bıçak yardımı ile verev dilimleyip sıcak servis yapalım.

Afiyet olsun.

22 Ağustos 2011 Pazartesi





Merhabalar, güneşli bir güne başlarken güzel tatlarla hep mutlu ve huzurlu olalım..

   Arkadaşlar ben aslında Nevşehir/ Ürgüp doğumluyum biliyor musunuz? Ama sadece 9 ay kalmışız orada , baba kütüğümüz Kayseri, çocukluğumuzdan itibaren de canım Ankara' dayız. Anneciğim tarafı Yugoslav göçmeni..Ama ben kendimi kesinlikle Ankaralı olarak kabul ediyorum..
     Nevşehir'i  ve Kayseri' yi yıllar sonra gidip görmek kısmet oldu. Meşhur Nevşehir tavasını da, orada bulunan akraba ziyareti ve Ürgüp gezisi sırasında tattım . Zaman ayırıp özellikle Ürgüp'ü ve Göreme'yi ve yakın bölgeyi gezmenizi tavsiye ederim. Göreme için, O bölgenin  küçük Paris' i derler. Bizim çok hoşumuza gitti ve yöreye ait doyumsuz çömlek fasulyesini, Nevşehir tavasını tadın derim. Nevşehir tavasının yapılışını araştırıp evde denedim, çok da güzel oldu. Ama çömlek fasulyesi mutlaka boynu dar çömlekte ve orada yetişen ve de çok lezzetli  olan meşhur kuru fasulyesinden yaparlar ve köy fırınlarında pişirirler,


 evde o lezzete kesinlikle ulaşılmaz. Sizde bu lezzeti denemek isterseniz tarifi burada..




 Nevşehir tavası mutlaka koyun etinden yapılır. Lezzeti, hafif yağlı koyun etinden olmasına, çabuk ve yumuşacık pişmesine bağlıdır.

Malzemeler:

1 kilo koyun eti ( biraz yağlı)
15-20 diş sarımsak
 1/2 kg.Biber
1/2 kg. sulu domates
 tereyağ/kuyruk yağ
 Tuz, çeşitli baharatlar( pul biber, kekik)

 Yeşil biberler ve domatesler irice dilimlenir. Et, kuşbaşı doğranır. Sarımsaklar tüm olarak kullanılır. Malzeme tuz ve baharatlarla tatlandırılır birbirine karışması için iyice harmanlanır.
Hepsi tavaya alınır tereyağ/ kuyruk yağ, fındık kadar parçalar halinde serpiştirilir.
 Fırın 250 dereceye ayarlanır ve güvecin ağzı pişirme kağıdıyla  (kağıdı kullanmadan tamamını ıslatın ve yağlayın).kapatılıp ıslak sicimle açılmaması için bağlanır.( ben kesinlikle aliminyum folyo kullanmıyorum )  fırının önce alt katında sonra orta katta olmak üzere  1-1.5 saate yakın pişirlir.. Aslında iyi pişiren bir fırında  daha kısa sürede lokum gibi pişiyor kesinlikle..Arada bir tavayı sallayarak karışmasını sağlayın.
Sonra mı? Sonra alın taze köy ekmeğini, lokma lokma tavaya banın ve afiyetle yiyin..

Not:
 Nevşehir de bu tava /güveç fırına yollanır ve orada pişirilir
Bu tavada patlıcan kesinlikle olmaz.
Tavanın orijinal tarifinde kuyruk yağı kullanılır ve çok lezzetli olur.

16 Ağustos 2011 Salı


Merhabalar yeniden, güzel bir hafta diliyorum. Bir önceki iftar soframdaki lezzetlerin tarifini isteyen arkadaşları bekletmek istemedim. Bu hafta ki davet soframda da yine bu çorba vardı. Sizler çorbaya dilediğiniz malzemeyi koyabilirsiniz.Ben ev yapımı tavuk suyu kullandım.  Ölçülerle 6-8 kişilik oluyor. Fincan kekin de de kaç adet çıktığını belirttim. deneyen olursa yorumlarını almak isterim.
Hepinize kucak dolusu sevgiler, afiyet olsun . 



Terbiyeli  Sebze Çorbası

Malzemeler:
2 havuç
2 patates
1 kuru soğan
2 adet kapya biber
1 su bard. taze bezelye
8 su bard. tavuk suyu, tuz, karabiber 
2 çorba kaşığı tereyağ

terbiyesi için:

2 diş sarımsak
2 yemek k. un
1 yumurta sarısı
2 çorba kaşığı limon suyu
1/2 paket sıvı krema

Hazırlanışı
Havuç, patates, soğan ve kapya biber ayıklanıp yıkanır ve çok mnik olarak küp küp doğranır.
Tereyağında soğanlar, kapya biberler ve havuç  sotelenir,
Diğer sebzeler ilave edlip az daha sotelenir. Sıcak tavuk suyu eklenir,  sebzeler yumuşayana kadar pişirilir.

Terbiyesi:
Sarımsaklar ezilir, bir kaseye alınır buna yumurta sarısı, limon suyu bir kaşık un  ve yarım paket sıvı krema ilave edilir karıştırılır. Çorba suyundan birkaç kaşık ekleyip ılıtılır. sürekli karıştırarak  çorbaya ilave edilir.. Bir taşım daha kaynatılır ve sıcak servis yapılır






Fincan Keki

























Malzemeler: ( 9 adet kahve fincanı için)

1 su bard. süt
1 su bard. un
4/3 su bard şeker
1 yumurta
1 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı kakao
2 yemek kaşığı sıvıyağ
Hazır çikolata sos

Yapılışı:



Şeker ve yumurta iyice çırpılır diğer malzemeler ilave edilir ve homojen bir kıvam alana kadar kaşıkla karışması sağlanır.
Malzeme tabanı yağlanan 9 adet fincana  pay edilir. fincanları alacak genişlikte bir tencereye oturtulur
Yarıya kadar tencereye sıcak su doldurulur cam bir kapak kapatılarak ocak üzerinde 10-15 dakika kekler kabarıncaya kadar orta ateşte pişirilir.
15 dakika kadar kapak açılmadan bekletilir ve sonra kekler tek tek fincanlardan alınır.
Üzerine çikolata sos dökülür. dondurma ile servis yapılır.Afiyet olsun.



Z. yağlı İç Bakla

















Malzemeler:

1/2 kg.taze iç bakla (menemen pazarından getirmiştim)
4 yemek k. zeytinyağ
1 büyük boy kuru soğan
2 yemek k. toz şeker
1 diş sarımsak
tuz, dereotu

Hazırlanışı:

İç baklalar  suda hafif diri kalacak şekilde haşlanır.





 Soğuk sudan geçirilir kabukları soyulur. Soğan piyazlık, sarımsak incecik doğnanır. Bir tencerede ikisi saydamlaşana kadar sotelenir. Üzerine  baklalar ilave edlir. tuz ve toz şekerle bir bardak sıcak su eklenerek karıştırmadan ara sıra tencere sallanarak yumuşayana kadar pişirilir. ılınınca dolapta dinlendirilir servis yapmadan önce dereotu ile süslenir.

Not: İç bakla pişerken taze baklada olduğu gibi unlu su konmaz. Haşlarken diriliği kaybolmayacak kadar ama yumuşak bir kıvam alana kadar haşlanır. Nefis bir salata, meze olarak ikram edebilirsiniz.
taze iç bakla bulamazsanız kuru iç bakla ile de güzel bir lezzet yakalarsınız.



12 Ağustos 2011 Cuma

Merhabalar, her tarif koyduğumda sohbet havasında bir şeyler yazmak, sizlerle sabah kahvesini yudumlarken dertleşmek, bildiğimi paylaşmak, bilmediğimi de öğrenmek  istiyorum ama bazen tam tersine sadece tarifi verip acelece işime, eğer uygunsa ya blog arkadaşları ziyarete veya günün yapılacak listesini hazırlamaya koyuluyorum. Sonra dönüp bloğa baktığımda çok soğuk bir şekilde sadece tarifi paylaştığımı görüyorum.        
   Aslında inanın o kadar çok sizlere alıştım ki burada olmaktan o kadar çok keyif alıyorum ki bir şeyler yazamayınca kendimi  kibirli, burnu havada hatta sabahları aynı  kurumda, hatta aynı birimde çalıştığın halde gözünün içine baka baka selamsız geçen çok kızdığım insanlara benzetiyorum..Düşünceleri kaleme dökebilmek de bir yetenek tabi ki..
    Hayatım boyunca yüreğimde hep güzellikler besledim beni üzenlere dahi suratımı asamadım. İnadına iyilikle karşılık vererek utansınlar istedim. Karşılığında yine hainlik yapmayı, benim üzülmemden zevk almayı marifet saydılar..  Olsun Allah her şeyi görürmüş ve ben gördüğüne defalarca şahit oldum... .
    Ramazanın başında sizlere yetiştirebildiğim kadar iftar soframdan fotoğraflar paylaşacaktım değil mi ? ama yetişemiyorum ki. kafam o kadar çok şeyle meşgul ki. Gün içinde alışverişim varsa hatta yapılacaklar ne ise mutlaka hepsi için çantamda minik listelerim olur. Bunlar alışveriş listesi, aranacaklar listesi, yapılacaklar listesi diye uzar gider. Unutulmaması gereken ödemeler randevular da takvime veya cep telefonuna not düşülür Acaba herkes de benim gibi mi yoksa o an yapılması gerekeni yapıp gerekli gereksiz detaylara takılmıyor mu? Başak burcunun en belirgin özelliği bu galiba detaycı olmak..Hepinize kucak dolusu sevgiler..  

    Tabi ki iftar sofraları kuruluyor hatta daha da itinayla kuruluyor ama tam güneşin battığı saatlerde işten eve gelip kısıtlı zamanda bahçede kurulan masadan kareler almayı o an nedense unutuyoruz. Bu yüzden rutin yapılan yemekler yerine farklı tatlardan ve ancak hafta sonu ayarlayabildiğimiz iftar davetlerinden bahsetmeye, ve onlara ait fotoğraflar koymaya çalışacağım söz..
  Geçen hafta sonu eşimin Ankara dışından gelen yeğeni ve ailesini konuk ettik. Yemeği salonda, çayı bahçede içmeye karar verdik, çünkü masa için gerekli tüm malzemeleri ve yemekleri bahçeye taşımak oldukça yorucu oluyor.

 İftar mönümüzde olanlar:

Terbiyeli sebze Çorbası
Minik kaselerde iftarlık atıştırmalıklar
Misket köfte +acı sos eşliğinde ( oldukça acı yapmışım)
Patates biber kızartması ( çocukları düşünerek bol kızartma yapıldı)
Pirinç pilavı
Yoğurtlu Deniz böğrülcesi
Z.yağlı iç bakla
Mevsim salatası
Su böreği
Şeftali tatlısı +dondurma + Çikolata soslu Fincan keki


Terbiyeli sebze çorbası





 Z. yağlı iç bakla

Dondurmalı şeftali tatlısı + fincan keki + fıstıklı baklava



Not:    Çikolata soslu fincan kekini çok kısa zamanda ve kolayca hazırlayabilirsiniz . Misafirlerinize dondurma eşliğinde sunmanızı tavsiye ederim çok beğenildi. Kekin, Terbiyeli sebze çorbasının  ve Z. yağlı iç baklanın tarifini tarifi en kısa zamanda yayınlayacağım.

10 Ağustos 2011 Çarşamba






Malzeme:

1 su bard. un
2 yemek kasigi toz seker
1 fiske tuz
1 yumurta
1 yemek kasigi sivi yag
1 su bardağından bir parmak eksik süt
1 çay kasigi kabartma tozu..
.
Yapılışı:

Malzemeler iyice çırpılır. yayvan bir tava ocakta iyice ısıtılır, bir kaşık yağla her tarafının yağlanması sağlanır. hamurdan yarım kepçe alınır tavanın bir kenarına yaymadan dökülür . Pişerken çay tabağı kadar yayılacaktır zaten. tavaya aldığı kadar daha pankekler dökülerek arkalı önlü pişirilir. İsteğe göre bal reçel, marmelat veya
krem peynirle servis yapılır. Afiyet olsun.

Not: Çok kolay ve pratik olması nedeniyle sıkça yaptığımız bir lezzet.. Kahvaltılarınızda sevdiklerinize yapmanızı ,onları şımartmanızı tavsiye ederim.  



8 Ağustos 2011 Pazartesi

  • 8 Ağustos 2011 Pazartesi
  • 2 yorum
















Afrika’da, başta Somali olmak üzere, Etiyopya, Kenya, Eritre ve Cibuti'yi kasıp kavuran büyük kuraklık ve neticesindeki açlık, bir insanlık dramına dönüştü. Hayırsever halkımızın yardım elini dünyanın dört köşesine ulaştıran Türk Kızılayı, şimdi de Afrika’ya insani yardım ulaştırabilmek için bir kampanya başlattı. Türk Kızılayı internet sayfası üzerinden "Afrika İnsani Yardım" menüsünü kullanarak elektronik işlemle;

Tüm bankalarda bulunan Türk Kızılayı bağış tahsilat sistemi ve bağış hesaplarına,
168 Türk Kızılayı ücretsiz danışma ve bağış hattından;
Tüm GSM operatörlerinde 2868 'e boş mesaj atarak bağışta bulunabilirsiniz.
Bağışlarınızın takibini Kızılay'ın web sitesinden, bağış ekranı butonundan, bağışçı sorgulamadan T.C. kimlik numaranız veya bağışçı kodunuzu girerek takip edebilirsiniz. KIZILAY’IN Web sitesi burada
Bağışlar ile ilgili daha fazla bilgi almak için; 0312 4302300/1463-1468-1464-1466

TURKCELL, VODAFONE VE AVEA tüm hatlardan“ACLIK” yazıp 5777`ye SMS göndererek, 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

5 Ağustos 2011 Cuma


















    İki gündür bloglarda gezmekten yazımı yazamadım ki..Tatilde sizlerle olamayınca hepinizi çok özlemiştim bu yüzden de her fırsatta sizlere bir kahve içimi ziyarette bulunmaya çalıştım. Uğrayamadıklarıma da en kısa zamanda geleceğim sevgili dostlar. Bu sene de çocuklarla ve tabi ki Can paşayla rahat edeceğimizi düşünerek yine  kampımızı tercih ettik gerçektende çok güzeldi.
    Beş yıldızlı tatil köyleri halt etsin, herşeyin tertemiz, yemeklerin lezzeti, kıvamı çeşitliliği ve en önemlisi  çalışan personelin gösterdiği nezaket ve saygı bizim çok hoşumuza gidiyor.
  Yediğimiz içtiğimiz bizim oldu merak etmeyin. Ben bile '' yok o kadar yemek yemem ''dememe rağmen o lezzetler karşısında 1-0 yenik düştüm. Tek tesellim bir gün hariç 45 dakikalık yaptığım sabah yürüyüşleri ve arada birde yürüyüş sonrası tertemiz denize girmek oldu.. Yürüyüş sonrası serinlemek için sabah saatlerinde pırıl pırıl ve en sakin halinde olan denize girmek arkasından da o muhteşem kahvaltıyı yapmak. İşte tatil bana göre bu ..Çünkü ben güneşte kalmaktan nefret ediyorum ve çok hassas olan cildimi yanmaktan bir türlü  koruyamıyorum. Beyaz tenli olduğum için yanmıyorum sadece kızarıyorum.. 



   Akşamları yanından geçerken baygın kokusuyla mimozalar, renk renk zakkumlar, sardunyalar,ve adını bilmediğim onlarca çiçek...















     Zamanın meşhur tv dizilerinden esinlenerek Filamongo yolu adı verilen, palmiyelerle sıralanmış giriş yolunda resimler çektirdik,






      Herkese yetecek kadar şezlonglar, sahil kafeteryası, restoranı, tadına doyulmayan yemekleri, mezeleri, salataları ve kızları ve eşimi baştan çıkaran muhteşem tatlıları.. daha ne olsun..Ailece birlikte olmanın mutluluğunu bir kez daha yaşadık. Birlikte sabah kahveleri içtik, gazetemizi, kitaplarımızı tembel tembel okuma fırsatı bulduk. Canı doyasıya sevdik, onu sıcaktan, esen yelden hatta yerdeki karıncalardan bile sakındık..

    Yıllar önce kurumumuz tarafından dikilen, şimdilerde her biri görkemli birer çam olan ormanlık  piknik alanında köy kahvaltısı yaptık.





Sıklıkla düzenlenen canlı müzik eşliğinde şarkılar söyledik.

Tatil notlarına devam edeceğim..

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Güzel bir tatil dönüşü güzel bir aya girdik. Tatilde ne yazık ki internet erişimi olmadığı için sizlerden uzak kaldım Bir bakıma iyi oldu ama sizleri de çok özlediğimi belirtmeliyim. Tatil fotoğraflarını  düzenler düzenlemez yayınlayacağım tabiki.. Ramazan ayı hepimize hayırlı olsun. Önceki ramazan ayında hergün iftar soframızdan bir mönü vermeye çalışmıştım. Bu ramazan da yetişebildiğim kadar yine sizlerle iftar soframızdan hem tarifleri hem fotoğrafları paylaşacağız. Herşey gönlünüzce olsun efendim.


Bu arada aşırı sıcaklarda kedilerin, köpeklerin, kuşların, karıncaların, arıların kısaca tüm canlıların suya ne kadar ihtiyacı olduğunu hatırlatmak istedim. Her canlı gibi onlarda susuz kalmasınlar. Ben bahçemdeki minicik havuzumda daima  onlar için su bulunduruyorum sizlerde bir kenara lütfen bir kap su koyun olur mu?



CAFEDERYA

CAFEDERYA
Tasarım pastalar,kurabiyeler, cupcakeler. Ayrıca Ev yapımı hamur işleri, tatlılar, mezeler, yöresel lezzetler...

Atam İzindeyiz

Atam İzindeyiz

Blogroll

free counters

Popüper Yazılar

Blog Arşivi

Google+ Followers

Yukarı