Yeni Yıl

30 Haziran 2009 Salı

















Malzemeler:

1 yumurta
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
Yarım paket margarin (oda sıcaklığında)
1 paket kabartma tozu
biraz tuz
aldığı kadar un (5-6 su bardağı kadar)
5 adet patates
rende kaşar
karabiber
sucuk (istenilen miktarda)

Yapılışı:
Tüm malzemeler yoğurulup yumuşakça bir hamur elde edilir, hamur ikiye ayrılır.Her iki hamur da, birisi yuvarlak diğeri dikdörtgen olacak şekilde 1 cm. kalınlığında açılır.Yuvarlak açılan hamurdan su bardağı ile daireler kesilir, içine kaşar ve sucuk konur, yanları açık kalacak şekilde ağızları kapatılır.
Diğer dikdörtgen açılan hamurun bir kenarına haşlanmış patates, rende kaşar ve karabiber karışımı konur, sonra yumurta sarısı sürülüp bir kez döndürülerek rulo yapılır, aralıklı olarak tepsiye dizilir.Yarım saat bekletilip sıcak fırına ( 200 derece) verilir.
Afiyet olsun...

25 Haziran 2009 Perşembe

İnsanlara kendimi zorla sevdiremeyeceğimi öğrendim
Yapabileceğim tek şey sevilebilecek biri olmak, gerisi onlara kalmış....
İnsanları ne kadar düşünürsen düşün onların seni o kadar düşünmedilerini öğrendim
Güven elde edebilmek için yılların gerektiğini, ama yok etmek için saniyelerin bile yettiğini öğrendim.
Önemli olanın hayattaki eşyaların değil kişilerin olduğunu öğrendim
İnsanların ancak onbeş dakika çekici olabildiğini , sonra alışıldığını öğrendim
Kendimi karşılaştırmak için başkalarının en iyi yaptıklarını değil, kendimin en iyi yaptıklarını ölçü almam gerektiğini öğrendim.
İnsanlar için olayların değil, onların daha önemli olduğunu öğrendim
Ne kadar ince kesersen kes kestiğinin her zaman iki yüzü olabileceğini öğrendim
Sevdiğin kişilere sevgi dolu sözler söylemen gerektiğini , belki bu defa onları son görüşün olabileceğini öğrendim
Her ne kadar onu çok düşünsende yinede gidebileceğini öğrendim
Kahramanların yapılması gereken şeyleri ne pahasına olursa olsun yapanlar olduğunu öğrendim
İnsanların seni hep hesapsız sevdiğini ama bunu nasıl göstereceklerini bilemediklerini öğrendim
Sinirlendiğimde gerçekten buna değse bile asla acımasız olmamam gerektiğini öğrendim
Aramızda uzak mesafeler olsa bile gerçek dostluğun , aşkın büyüdüğünü öğrendim...,
Birisinin seni istediğin gibi sevmemesi ,onun seni tüm benliğiyle sevmediği anlamına gelmediğini öğrendim.
Bir arkadaşının ne kadar iyi olursa olsun seni üzebileceğini ve senin onu yinede affetmen gerektiğini öğrendim
Bazen başkaları tarafından affedilmenin yetmediğini öğrendim kendini de affetmeyi öğrenmelisin
Kalbin ne kadar kırılmış olursa olsun,dünyanın senin acıların yüzünden durmayacağını öğrendim
Geçmişimiz ve durumumuzun olduğumuz kişiliği etkilediğini öğrendim, ama olmamız gerekene karşı sorumlu olduğumuzu öğrendim
İki kişinin tartışmasının birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediğini öğrendim, ve tartışmadıkları zamanda sevdikleri anlamına gelmediğini
Bazen kişiliğini eylemlerin önüne koyman gerektiğini öğrendim
İki kişinin tamamen aynı olan birşeye baktıklarında bile farklı şeyler görebildiklerini öğrendim
Hayatlarında hep dürüst bir şekilde daha ileriye gimek isteyen kişilerin ,sonuçları önemsemediklerini öğrendim
Seni doğru dürüst tanımayan kişilerin , hayatını birkaç saat içinde değiştirebileceklerini öğrendim
Verebilecek birşeyin kalmadığında bile bir arkadaşın ağladığında ona yardım edecek gücü bulabileceğini öğrendim
Yazmanın konuşmak kadar duygusal çaba gerektirdiğini öğrendim
En fazla önemsediğim kişilerin benden hep uzaklaştırıldıklarını öğrendim
İnsanları üzmeden ve duyarlı olarak kendi fikirlerini söylemenin çok zor olduğunu öğrendim
Sevmeyi ve Sevilmeyi öğrendim...Öğrendim..

Omer B. Washıngton


25 Haziran Perşembe gününü Cuma gününe bağlayan gece mübarek ayların habercisi REGAİB Kandilidir.
Bugün yürekten yapılan tüm duaların kabul olacağına inanılır.

HEPİNİZİN KANDİLİ MUBAREK OLSUN

15 Haziran 2009 Pazartesi

















Blogumuzda zaman zaman farklı konulara da değinmek istiyoruz.Bunları yazmamdaki neden eğer siz de böyle uğraşlardan keyif alıyorsanız, tariflerimizin yanında bu tarz yeniliklerle belki benim diğer bloglardan edindiğim bilgileri ve uyguladığımda aldığım keyfi bende sizlere yaşatabilirim. Çok zevk alarak yaptığım işlerden hem bahsetmek hem onların resimlerini burda sizlere sunmak en büyük isteğim.
Eminim sizin de benim gibi yoğun iş temposunda ev gelip de severek yaptığınız işler vardır. Hadi o zaman paylaşmaya başlayalım...

Bunlar bazen bir bluz veya etek dikimi, bazen nakış yapılmış bir örtü , bazen bir yerde görüp de beğendiğim bir eşyadan esinlenerek yapılan boyama işi, eşimle birlikte yaptığımız duvar kağıdı uygulaması, daha çok Derya'nın yaptığı güzel takılar veya rengarenk kırkyama yatak örtüsü, nevresim olabiliyor...Canan'ın minicik biblolara uyguladığı oje boyaması vs. daha neler neler...

Keyif alarak yaptığımız işlerden birisi de evimizdeki kullanım alanlarını daha iyi hale getirmek için yaptığımız düzenlemeler, tadilatlar gibi işlerdir.Yapılınca da içimizi rahatlatır ve bize çok huzur verir.Biz de bir ucundan başlayarak yıllardır yapamadığımız düzenlemeleri nihayet yaptık, çok yorulduk ama bizim de içimize sindi.Triplex olan müstakil ve küçücük bahçeli evimizde bizim yıllardır üst katlara sığdıramadığımız eşyaların kahrını bodrum katı çekiyordu.Biz arada bir burayı düzenlemeye çalışsak da ne tam düzenlenmiş oluyordu ne de bir işe yarıyordu.
Bu bahar bu işi halletmeye karar verdik ve işe tüm bodrumdaki eşyaları boşaltmakla başladık. Dışarda durabilecekleri bahçeye, diğerlerini de merdiven boşluğu ve salona istif ettik. Aman Allahım ne çok da eşya saklamışız (bir ara bütün eşyalar sanki üzerime geliyor gibi hisettim)
İlk iş laminat parkecilerden zemin döşemesi için randevu aldık.Tüm duvarları beyaza boyadık, boya işi bitince parkeciler zemini hallettiler, biz bu arada hangi eşyayı en iyi şekilde nereye koyarız hesapları yaptık, dolapları ölçtük biçtik ve herşeyi gruplandırarak bir kısmını kutuladık, baba yadigarı ayakkabılık ve eski ama bir çoğundan çok sağlam iki gardrobumuzun menteşe, kapı ve anahtar gibi yıpranmış yerlerini tamir ettik. Daha çok kullanım alanı yaratmak için ilave raflar satın aldık.Rafları şirin çiçekli yapışkan folyolarla kapladık.Elimizde olan ordan oraya gezen birkaç sepeti de evdeki kumaşlarla kapladık ve bunları kışlık atkılar, bereler, eldivenler, şallar ve çoraplar için değerlendirdik. Çok miktarda alınan yapışkan folyo ile ayakkabılığın üstü de kaplandı ve bakliyat kavanozlarına ayrıldı.Alt raflarına ise kutuları içinde ayakkabılar yerleştirildi.
Gardroplar ise yorganlara, yine bir türlü elden çıkartamadığımız yer yatağına, yastıklara, yatak örtüleri, battaniyeler ve kışlık giysilere ayrıldı.Daha önce geniş bir duvarı işgal eden derin dondurucu ve çamaşır makinası daha dar bir duvar önüne taşındı Aydınlatıcı olarak, önceden klasik sarkan ampul, yerini tavana yapışık bir aydınlatıcıya bıraktı.Bu alanın dışında bir küçük bölmeye de bizim bahçe mobilyalarımızı, eşime ait alet ve boya kutularının bulunduğu çelik rafı ve benim dikiş nakış ve kumaş malzemelerimin bulunduğu büyük karton kutuları v.s. koyduk (daha bu malzemeler de kendi içlerinde gruplandırılacaklar).


Bütün bunları sadece hafta sonları yaparken hafta içi işten eve gelince çamaşırlar yıkandı, durmadan ütüleri yapıldı ve kışlık yazlık kullanımlarına göre istiflendi.Artan boyalarla mutfak da boyanarak evin genel temizliği de bitirilmiş oldu.Biz çok yorulduk ama kendi emeklerimizle de yaptıklarımız çok hoşumuza gitti. Huzur geldi.Bodrum penceresine tülünü takarken bir de nazar boncuğu iliştirmek istedim gülümseyerek...










Burada dekorasyonla ilgili fikirlerinden çok faydalandığım ve çok severek takip ettiğim birkaç bloğu size bahsetmeden geçemeyeceğim.Hepsine de çok teşekkür ediyorum...
http://hobilerle.blogspot.com/
http://ustagiremez.blogspot.com/
http://benkonusuyorum.blogspot.com/
http://decorology.blogspot.com/
http://thedecodetective.blogspot.com/
ve daha birçok blog...






































































Hafta sonu yeğenlerime ve onların dünya tatlısı çocuklarına pudingli ve çikolata glazürlü browni yaptım, hepsi çok beğendi.Sizlerin de denediğinizde çok beğeneceğinizi umarak tarifi yazıyorum.

Malzemeler:

Browni için:
4 yumurta
1 su bardağı şeker
2,5 su bardağı un
3 yemek kaşığı kakao
3 kahve fincanı eritilmiş tereyağ
ceviz parçaları

Puding için:
1 litre süt
1 yumurta sarısı
3/4 su bardağı şeker
2 yemek kaşığı mısır nişastası
1 yemek kaşığı un
1 tepeleme çay kaşığı vanilya
1/2 kutu hazır krema

Üzeri için:
Çikolata glazürü
160 gr. bitter çikolata
1/2 kutu hazır krema
Yapılışı:
Tereyağını eriyecek kadar ısıtın.Şeker ve yumurtaları kremamsı bir görüntü oluşana dek çırpın.Tereyağını ilave edip biraz daha çırpın.Un ve kakaoyu bir kapta karıştırın ve yumurtaları karışıma eleyerek katın.En son ceviz kırıklarını da ekleyin ve yağlanmış kare bir kalıba dökün.Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede pişirin.Piştiğinde browninin dış yüzeyi ince bir tabaka oluşturacak ve içi kek kadar kuru olmayacak, biraz ıslak kalacak.Hemen fırından çıkartmayıp biraz ılımasını bekleyin.
Bu arada krema hariç tüm puding malzemesini karıştırın ve pişirin.Ocaktan alınca kremayı da ilave edin ve pürüzsüz bir görüntü oluşana dek çırpın, ılıyan browninin üzerine dökün (browniyi ister dilimleyin ister dilimlemeyin fark etmez).Tekrar soğumasını bekleyin.Bu arada kalan yarım paket kremayı tavada sadece kaynama noktasına dek ısıtın.Çikolata parçalarını içine katın ve iyice karıştırın, pürüzsüz bir görünüm elde edin.Bu browninin glazürü olacak.Ilıyan pudingli browninin üzerine, her tarafına gelecek şekilde glazürü dökün ve soğuyunca dilimleyerek servis yapın.
Afiyet olsun...

Not:Bu çikolata glazürü diğer kek ve kurabiyelerinizin içinde de çok rahat kullanabilirsiniz.Fransız çikolata uzmanı Jacques Torres bu glazürü birçok tarifinde uyguluyor.

9 Haziran 2009 Salı

















Bu tarifi bir kaç kez tv programlarında izlemiştim. Gerçekten de çok güzel bir tarif olduğunu deneyince anladık. Güney Doğu ve Doğu Anadolu yemeklerini hep çok beğenirim. Sizin de denemenizi öneririm..

Malzemeler:
4 adet iri sakız kabağı
250gr. orta yağlı kıyma
3 adet iri domates
1 yemek kaşığı karışık salça
1 adet iri kuru soğan
kızartmak için sıvıyağ
tuz, karabiber, pul biber, zerdeçal
süzme yoğurt

Yapılışı:Kabakların kabuklarını kazıyın.İçlerini etli kalacak şekilde oyun ve karabiber tuz karışımı ile ovalayıp tezgaha ters çevirin.
















Kıymayı sıvıyağda kavurun ve ince çentilmiş kuru soğanı da ilave ederek birlikte kavurmaya devam edin.Baharatlarla tatlandırın, bir kenara alın.
















Tavaya sıvıyağ koyun, oyulmuş kabakların her tarafını kızartın, kağıt havlu üzerine çıkartın.
Ilıyınca kıymalı içle çok bastırmadan doldurun ve güvece dizin.
















Üzerine rende domates, yağ ve salça karışımı sos hazırlayıp bolca gezdirin.Sıcak fırında yumuşayana kadar pişirin.Servis yaparken dolmaların yanına süzme yoğurt ilave edin.
Afiyet olsun...




8 Haziran 2009 Pazartesi

















Malzemeler:

1 paket makarna
1 demet taze fesleğen
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı yer fıstığı
1 küçük kutu krema
2 diş sarımsak
sıcak su
tuz
kara biber

Üzeri İçin:
rendelenmiş kaşar peyniri
Yapılışı:
Önce bir tencere kaynar suya tuz atın ve makarnayı haşlamaya başlayın.Bu arada yıkayıp saplarını kopardığınız fesleğenleri rondoya koyun.Fıstıkları,kremayı, yağı, sarımsakları ve tuzla kara biberi de katıp hepsini iyice rondoda karıştırın.Fesleğenler minik parçalara bölünmeli.Sonra haşlanan makarnayı süzün ve tencereye biraz yağ döküp fesleğenli sosu koyun ve 1-2 dakika pişirin.Sonra üzerine makarnayı dökün ve 1-2 dakika daha karıştırın.Sonra ocağı kapatın ve makarnayı bir tabağa alıp üzerini kaşar peyniri rendesi ile süsleyin, servis yapın.
Afiyet olsun...

4 Haziran 2009 Perşembe

















Reçellerden en çok sevdiğim çilek reçelidir.Aynı şekilde eşimin de öyle.Geçen sene yapmıştım çilek reçeli, hem biz yemiştik, hem de annemlere ve kayınvalidemlere götürmüştük.Bu sene aslında yapmayı düşünmüyordum ama sevgili kocamın ısrarı üzerine yapayım dedim.Geçen hafta pazardan aldım çilekleri ve yaptım.İşte tarifi...

Malzemeler:
2 kg. çilek
1,5 veya 2 kg. toz şeker
yarım limonun suyu

Yapılışı:
Çilekleri, saplarını ayıklamadan güzelce yıkayın.Daha sonra saplarını ayıklayın.Genişçe bir tencerenin tabanına bir sıra çilek koyun, üzerine şeker serpin.Sonra yine bir sıra çilek ve şeker diye malzemeyi bitirene dek bu işlemi tekrarlayın.Bu şekilde hazırladığınız tencereyi 1 ya da 2 gün bekletin, çilekler iyice suyunu bıraksın.Sonra tencereye ocağa koyun, orta ateşte pişirmeye başlayın.Piştikçe reçelin üzeri köpürecektir, o köpükleri büyük bir kaşık yardımıyla alın.Reçelin piştiğini anlamak için bir kaşık reçel alın ve porselen bir tabağa koyun.Tabağı eğdiğinizde eğer reçel hemen akmıyorsa reçeliniz pişmiş demektir.Ocağı kapattıktan sonra yarım limonun suyunu da reçele ilave edin.Reçelinizi cam bir kavanoza koyup serin bir yerde muhafaza edin.
Afiyet olsun...
















Bu yemek biraz uyduruk!Nasıl derseniz, önce İzmir Köfte yapayım diye düşünüyordum, sonra yeşil biber ve kırmızı biber filan da ekledim, değişik birşey oldu ama eşimle kapış kapış yedik resmen:)

Malzemeler:
Yarım kg. kıyma
yarım demet maydonoz
2 adet ufak kuru soğan
3-4 adet papates
3-4 adet yeşil ve kırmızı biber
2 adet domates
2 yemek kaşığı salça
tuz, karabiber
sıvı yağ
galeta unu ya da bayat ekmek içi
sıcak su
Yapılışı:
Önce soğanlar rendelenir, maydonoz kıyılır.Kıymaya soğan, maydonoz, 1 yemek kaşığı sıvı yağ ve galeta unu konur ve köfte yoğurulur, şekil verilerek bir kenara ayırılır.Sonra patatesler uzun, kızartmalık şekilde doğranır.Biberler de aynı şekilde doğranır ve kızgın yağda önce köfteler, sonra patatesler, en son da biberler kızartılır.
Bu arada başka bir tavada küçük doğranmış domatesler az yağda kavrulur.Sonra salça ve sıcak su eklenerek sos pişirilir. Geniş ve yayvan bir tencerenin en altına patatesler, üstüne köfteler, onun da üstüne biberler koyulur.Hepsinin üzerine de domates sosu dökülür ve ocakta 5-10 dakika kadar pişirilir, servis yapılır.
Afiyet olsun...

1 Haziran 2009 Pazartesi

















Malzemeler:

2 su bardağı kırmızı mercimek
1,5 su bardağı köftelik ince bulgur
4 su bardağı su
3-4 yemek kaşığı salça
yarım demet maydonoz
7-8 sap taze soğan
2 yemek kaşığı sıvı yağ
tuz, kara biber, kimyon

Yapılışı:
Bir tencereye mercimekleri ve suyu koyup pişirin.Mercimekler suyun tamamını çekmeye yakın içine bulguru koyun ve tencerenin altını kapatın, dinlenmeye bırakın.
Bu arada taze soğan ve maydonozu ince ince kıyın ve bir kaba koyun.
Biraz ılıdıktan sonra mercimekli harcı iyice yoğurun.Sonra içine salçayı koyup, yedirene dek yoğurun.Ardından tu ve diğer baharatları damak zevkinize göre ekleyin ve yine iyice yoğurun.En son, yeşillikleri de katın ve biraz daha yoğurduktan sonra köfte şeklinde sıkın ve yeşillikler serilmiş bir tabağa alın.Üzerine limon dökerek servis yapın.
Afiyet olsun...

CAFEDERYA

CAFEDERYA
Tasarım pastalar,kurabiyeler, cupcakeler. Ayrıca Ev yapımı hamur işleri, tatlılar, mezeler, yöresel lezzetler...

Atam İzindeyiz

Atam İzindeyiz

Blogroll

free counters

Popüper Yazılar

Blog Arşivi

Google+ Followers

Yukarı