Yeni Yıl

24 Ekim 2008 Cuma

Malzemeler:
2 adet iri kereviz
1 su bardağı süzme yoğurt
2 yemek kaşığı mayonez
tuz ,taze çekilmiş beyaz biber
ezilmiş ceviz
1 su bardağı sıcak su
bir limonun suyu

Yapılışı:
Sıcak suya limon sıkıp kenarda bekletelim.Yoğurtla mayonezi iyice karıştıralım, onu da kenarda hazır edelim.Kerevizlerin kabuğunu soyup hızlı hareketlerle her tarafını limonlayıp iri veya ince olarak rendeleyelim.Hemen limonlu sıcak suya koyalım.(Kereviz soyulduğunda hemen kararır.) Burada 10 dakika kadar yumuşamalarını bekleyelim ve ince süzgeçten süzüp biraz da elimizle fazla suyunu bastırarak çıkartalım.Kerevizleri yoğurtlu karışıma aktarıp tuzunu biberini ayarlayalım.Servis yapacağımız zaman ince çekilmiş ceviz ilavesiyle tekrar karıştırıp sofraya getirelim
Afiyet olsun...

23 Ekim 2008 Perşembe















Balık mevsimi geldi malum.Bu vesile ile her fırsatta balık almaya ve her türlüsünü pişirmeye gayret ediyorum.Mezgit balığı bu mevsimde hem taze hem çok lezzetli oluyor ve çok az yağlı olduğu için ben tavada kızartmasını uyguladım.

Malzeme:
1 kg. ayıklanmış mezgit ( orta irilikte)
I fincan mısır unu
tuz, karabiber
kızartmalık ayçiçek yağı

Yapılışı:
Balıklarımızı mısır ununa bulayıp unun fazlalığının silkeleyelim.Tavada yağımız iyice ısınınca birer birer balıklarımızı tavaya bırakalım.Tavadaki yağın soğumaması için bir kaç balığı arkalı önlü nar gibi ve çıtır çıtır oluncaya kadar kızartıp tavadan aldıktan sonra yağın tekrar aynı ısıya gelmesini bekleyip diğerlerini kızartalım.

DEREOTU SALATASI:
Yıkanmış süzülmüş dereotlarını incecik kıyıp, tabağımıza alalım.Diğer tarafta iki diş sarımsağı havanda dövüp zeytinyağı limon la çırpalım üzerine gezdirelim ve tuzla tatlandırıp karıştıralım balık yanında servis edelim.
Afiyet Olsun...
















Bu tiramisu tarifini annemden öğrendim.Çok hafif ama bir o kadar da lezzetli.

Malzemeler:
1 adet hazır kektaban
3 kahve fincanı un
3 kahve fincanı toz şeker
1 yumurta
4 su bardağı süt
1 paket labne peyniri

Keki ıslatmak için:
2-3 tatlı kaşığı nescafe
2 tatlı kaşığı toz şeker
2-3 su bardağı ılık su

Yapılışı:
Un, yumurta, şeker ve sütü ocakta bir tencerede devamlı karıştırarak pişirin.Kaynamaya başlayınca labne peynirinin tamamını katın ve altını söndürün.
Hazır kektabanların iki parçasını birbirinden ayırın.Nescafe, şeker ve suyu karıştırın bir kasede.Bu karışımın yarısıyla kekin alt parçasını ıslatın.Sonra ıslanmış parçanın üzerine pişirdiğiniz kremadan bolca sürün.Üzerine diğer kek parçasını kapatın.Bu parçayı da kalan nescafe ile ıslatın ve üzerine yine bolca krema sürün.Üzerini toz nescafe ile süsleyin.Buzdolabında birkaç saat beklettikten sonra servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun...
















Sevgili arkadaşım Deniz'in evine gittiğimizde yaptığı leziz poğaçalar...

Malzemeler:
1 su bardağı sızı yağ
2 su bardağı ılık su
1 küp yaş maya
2 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı şeker
Aldığı kadar un
Yarım demet ince doğranmış fesleğen
1 yumurtanın sarısı
Üzerine çörekotu

Yapılışı:
Öncelikle mayayı ılık su ve şekerle erit.Sonra su, tuz ve unu da karıştırıp kulak memesi kıvamında bir hamur yoğur.En son fesleğeni de katıp karıştır.Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarla.Önce yumurta sarısına, sonra da çörekotuna batırıp tepsiye diz.Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzerleri kızarana dek pişir.
Afiyet olsun...

22 Ekim 2008 Çarşamba

















Dün akşam biraz değişiklik olsun diye yemek yerine kahvaltılıkların yanında kızartma hamur yapalım istedik. Bu tarif yarım paket yaş maya, tuz ve aldığı kadar un ile suyla yapılan hamurun mayalanmasıyla elde ediliyor. Hamur oldukça ele yapışacak kıvamda yoğruluyor ve mayalanmaya bırakılıyor. Unlanmış tezgahta, hamurdan elma büyüklüğünde parçalar kopartılarak elle hızlı hareketlerle küçük tabak büyüklüğüne getiriliyor ve kızgın ayçiçek yağında arkalı önlü kızartılıyor. Arzu edenler içine ufalanmış beyaz peynir koyup hamuru ikiye katlayıp ay şeklinde de yapabilir.
Afiyet olsun...

7 Ekim 2008 Salı

Bugünlerde yemek le ilgili birşeyler yazamadığım için beni bağışlayın. Ama daha önce de zaman zaman önemsediklerimizden, sevdiklerimizden ve değer verdiklerimizden bahsedeceğimi yazmıştım. İşte en çok o değeri hakeden birisi olan ATATÜRK'TEN bilinmeyenleri aktarıyorum..

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Kurtuluş savaşının önderi Mustafa Kemal Atatürk hakkında pek bilinmeyen 30 özel madde...

1."ATA" LAFINI SEVMEZDİ"
Atatürk" lafını ilk kez donemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı.Kendisine "Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.
2.EN SEVDİĞİ YEMEK
Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayatı boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.
3.EN BÜYÜK HAYALİ DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp, Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.
4.BAŞUCU KİTABI "ÇALIKUŞU"YDU
Binlerce kitabi vardı. Ama bunların arasında bir tanesini hayatı boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin'in ünlü "Çalıkuşu" romanını hep yanında taşır, her gün rast gele bir yerinden acar, birkaç sayfa okurdu.
5.KABUL SALONUNDAKI AT YAVRUSU
Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. "Fox" adını verdiği köpeği, Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Cankaya Kosku kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti. 6.TAM BİR SALON ADAMI
En sevdiği dans valsti. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu.Klasik Bati müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.
7.GÖMLEKLERİNİN TÜMÜ BEYAZDI
Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasına öncülük edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.
8.DOLABINDA LACİIVERTE YER YOKTU
Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. Lacivert takım giymeyi sevmezdi.
9.ÖLÇÜLERİ
Boyu 1.57 idi. Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46' ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.
10.RUMELİ ŞİVESİ
Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.
11.HAZİN BİR HİKAYE
Hayatında bir donem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarının nerede olduğu bilinmiyor.
12.CUMHURBAŞKANLIĞINDAN SIKILIYORDU.
Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.
13.PAPA`NIN TEMSİLCİSİNE ELBİSE
Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa çıkmaları yasaklanınca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.
14.KENDİSİ TIRAŞ OLMAZDI
Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi.Yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanin üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini sigarasını içerdi. Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.
15.DÜZEN TAKINTISI VARDI
Evinde, çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.
16.HOŞGÖRÜLÜ LİDER
Köylünün birinin gazete kağıdına sardığı tutunu içmeye çalışırken eli yanmış, "Alin bunu kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmişti. Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra "Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.
17.SİGARA PAZARLIĞI
Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk "sekiz" demişti. Doktor bunu günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti: "Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım".
18."BU NASIL HALKÇILIK?
" Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. Kondüktörün milletvekillerinden bilet parası almamasına sasırmış nedenini sormuştu.Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey sinirlenmiş, "Ne de güzel halkçılık ama" demişti.
19."LAİKLİK ADAM OLMAKTIR!"
İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: "Adam olmak demektir hocam, adam olmak!"
20.KURBANLARI BAĞIŞLARDI
Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.
21.YABANCI DİLE MERAKI
Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca'yı sonraki yıllarda geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de eklerdi.
22.FASULYESİNE POKER
Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı. Oyun sonunda kazandıklarını iade ederdi.
23.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI
Cephelerde düşmanla göğüs göğüse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.
24.KULAKLARI DUYAN TEK KİŞİ
Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının duyuyor olmasına sasırmış anılarında bunu esprili bir dille anlatmıştı: "T.C`de bir tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar".
25.BİR RİCASI BAŞ TACIDIR
Bir gün halk arasında dolaşırken çarşaflı bir kadına rastlamış, "Hafız Hanim benim hatırım için başındaki örtüyü acar mısın?" diye sormuştu. Kadın bas örtüsünü açarak, Atatürk`ün önünde eğildi ve ellerini öptü.
26.BİLARDO VE YÜZME
Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner, yüzmeye gider ve bilardo oynardı.
27.EN BAŞARILI DERS
Eğitim hayatı boyunca en başarılı dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayatı boyunca sürdü.
28.YAGCILARA GECIT YOK
Yağcılara çok kızardı Bir aksam sofrasında kendisine gereksiz şekilde iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti.
29.SON YILBASI GECESI
1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ile bas basa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.
30.KOSKTEKI GUVERCINLIK
Kuşları çok severdi.Çankaya Köşkü`nde özel bir bakicinin ilgilendiği güvercinliği vardı.

3 Ekim 2008 Cuma

Sobelendim!!

Sevgili http://tazenane.blogspot.com/ beni sobelemiş. Ben de cevaplarımı yazıyorum.
1-Adınız?
Anne:Şükran
Kızı:Canan

2-Nerelisiniz?
Anne:Kayseri
Kızı:Ankara
3-Yaşadığınız il?
Anne:Ankara
Kızı:İstanbul

4-Meslek?
Anne:Bankacı
Kızı:Rehber
5-Hobileriniz?
Anne:Yemek yapmak, dikiş dikmek, örgü örmek.
Kızı:Kitap okumak, alışveriş yapmak, yemek yapmak, fotoğraf çekmek.
6-Evli misiniz?
Anne&Kızı:Evli
7-Kaç çocuğunuz var?
Anne:2
Kızı:Yok
8-Sevdiğiniz yemekler?
Anne:Kuru fasulye, pilav, mantı
Kızı:Mantı, köfte, makarna
9-Sevdiğiniz tatlı?
Anne:Profiterol
Kızı:Fıstıklı baklava
10-Sevdiğiniz müzik tarzı?
Anne:Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği
Kızı:Yabancı olarak pop, country ve klasik müzik.Türkçe ise Türk Sanat Müziği.
11-Nereleri gezmek istersiniz?
Anne:Doğal güzelliği bol olan her yeri
Kızı:İngiltere, Japonya ve Karadeniz yöresi


Bende http://benimkucukmutfagim.blogspot.com/ adlı sitedeki arkadaşımı sobeliyorum.
Sevgili blogseverler, sayfamızda yaşanan sorunun giderilmesinden sonra yeniden yazılarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Ramazanın üçüncü hafta sonu da akrabalar yemekte bizdelerdi. Tabi bende üç dört gün önceden hazırlıklara başladım. Mönüde hem güzel, hem sağlıklı yiyeceklere yer verdimse de yine de abarttığım söylendi..







İşte mönümüz:


İftarlıklar
Domates Çorbası
Tepsi mantısı
Fırında Brokolili patates
zeytinyağlı taze barbunya+ pirinç pilavı
Yeşil salata
Acılı ezme
İnce kek dilimi üzerinde Vişneli ve yaban mersinli sorbe
dondurma + baklava

Fırında brokolili patates



















Malzemeler:


Patates
Brokoli
Hindi füme et
1/2 su bard. süt ve süt kreması
tuz, karabiber sıvı yağ

Yapılışı:

Patatesleri soyup halka halka dilimleyelim ve hafif yumuşayana kadar haşlayalım. Brokoliyi çiçek çiçek ayırıp az haşlayalım ve buzlu suya çıkartalım.(rengini korusun diye) Füme hindi etini şeritler halinde doğrayalım. Servis yapacağımız (fırına dayanıklı) cam bir tepsiyi hafif yağlayalım . Patatesleri balık sırtı dizelim aralarına brokolileri ve füme et şeritlerini yerleştirelim. Tuzunu baharatını, toplam bir su bardağı süt ve süt kremasını çok az da sıvı yağı üzerlerine gezdirelim. Fırında üzerleri kızarana kadar pişirelim ve sıcak servis yapalım.


Vişneli, yaban mersinli sorbe


Yemek dergilerinin birinde bu tarif yaban mersinli olarak verilmişti. Ben bunu vişnelide yapabileceğimi düşünerek derin dondurucuda olan dondurulmuş vişne ve bir kase de yemek üzere aldığım kurutulmuş yaban mersinini ilave ederek yaptım. Ben sorbeyi tek başına değilde yanında birşeyle servis etmeyi düşünürken aklıma içine hindistan cevizi katılarak kaynatılmış sütle ıslatılan bir kek tarifi geldi ve klasik ince bir kek yapıp karalere dilimledim ve sütle ıslattım . Biraz bekleterek sütü çekmesini sağladım ve servis yaparken her kek dilimi üzerine dondurma kaşığı ile sorbeden ve misafirlerin getirdiği dondurma ilavesiyle ikram ettim. Sonuç çok güzeldi.

Malzemeler:

l yemek tabağı dondurulmuş vişne
l kase kuru yaban mersini
l su bard. pudra şekeri
2 yemek kaşığı mısır nişastası
l limomun rende kabuğu ve suyu

Kek:
3 iri yumurta
3 kahve fincanı şeker
3 kahve fincanı un
l paket kabartma tozu

Üzeri için:
l su bard. süt ve 3 yemek kaşığı hindistan cevizi rendesi

Sorbenin Yapılışı:

Bütün malzemeleri rondodan geçirip bir kase ye dolduruyoruz ve buzluğa koyuyoruz . Ara sıra çıkartıp karıştırıyoruz ve yeniden buzlukta bekletiyoruz. Servis yapmadan 10-15 dakika önce çıkartmanız yeterli oluyor. Ara sıra karıştırarak ne tam donmuş oluyor , ne de çok eriyik halde, ikisinin arası bir sertlikte oluyor.

CAFEDERYA

CAFEDERYA
Tasarım pastalar,kurabiyeler, cupcakeler. Ayrıca Ev yapımı hamur işleri, tatlılar, mezeler, yöresel lezzetler...

Atam İzindeyiz

Atam İzindeyiz

Blogroll

free counters

Popüper Yazılar

Blog Arşivi

Google+ Followers

Yukarı